content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

17 May

Yarınlara Umutla Bakabilmek

Güneşin her sabah yeniden doğduğu gibi bende başlayan her yeni güne yaşama zevkimi kaybetmeden içimde beslediğim umutlarımla bakıyorum. Büyütüyorum onları içimde yükseğine ulaşılmayan dağlar kadar, sonra eteklerindeki vadilerde geziniyorum, her çiçekten ayrı bir ilham, ayrı bir ibret alıyorum. İmreniyorum sonra onlara ne güzel yaratmış yaratan. Sonra şükrediyorum binlerce bizi yaratana, yaşama zevkini verene. Hep arzuladım yaşamın her anından haz duymayı, zevk almayı. Bütün kötülüklerin, sahteliklerin yerini güzelliklerin alamsını diledim hep. Hayallerini kuruyorum güzel günlerin, güzel olan her şeyin. Gündüzlerin geceleri kovalayıp gittiği gibi ömürde akıp gidiyor böylece hayat kavgası içinde. Ama ben kavgamı önce kendimle yaptım hep, başkalarını haksız yere yargılamadım hiç, kimsenin mutluluğuna gölge olmadım asla. Karşı geldim hayatım boyunca bütün olumsuzluklara, çirkinliklere. Haklıdan yana olmayı, haksızın karşısında durmayı ilke edindim ve böyle yaşadım. Yarınlara hep yeni umutlarla baktım. Uygun görmediklerimi bir kenara atıp yerine yeni umutlar yetiştirmeyi denedim. Çorak topraklarda güllerin açmadığı gibi umutlarında bir hayal olduğunu gördüm sonradan. Anladım ki bir benim çabamla olmuyor, her şeyin bütünüyle güzel olacağını düşünüyorum. Acıları sevince çevirmeye çalışıyorum kendimce. Her şeyin yerini değiştirip yeniden bakıyorum ama bir türlü olmuyor yine istediğim gibi. Ben mi çok şey bekliyorum acaba? Yaşamın ve yaşamanın kurallarını mı bilmiyorum acaba diye soruyorum kendime ama var olan kurallara da uyduğumu sanıyorum. Şu sonuç çıkıyor karşıma o zaman demek ki bir çiçekle baharın gelmediği gibi bir kişinin çabasıyla da düzelmiyor bazı şeyler. İşte o zaman hayalini kurduğum umutların da bir işe yaramadığını anlıyorum. Günümüzde geçemeyen bir akçe gibi görülen dürüst olmanın, fedakâr olmanın bir getirisini görememek ne kadar acı, ne kadar düşündürücü insanlık adına. Namusun ve şerefin ayaklar altına alındığı, sevginin saygının yerini sahteciliğin aldığı, vefanın yerini vefasızlığın aldığı bir dönemde yaşadığımızı bildiğim için pekte şaşırmıyorum olanlara. Kişi kendiden sorumludur deyip geçmeyi de doğru bulmuyorum, gördüklerim sanki ağır bir yük gibi çöküyor yine omuzlarıma, böyle olmamalı diyorum. Eğer toplum içinde bu hayatı birlikte yaşıyorsak aynı şeyleri düşünmeliyiz diyorum. Çünkü çoğunluğun dürüst olmadığı toplumda bir benim insanca düşünmem işe yaramayacaktır. Ama olsun ben yine de kendi payıma düşeni yerine getirmekten yılmayacağım yaşadığım sürece. İmrenerek bakıyorum bazen de maziye gözlerim uzaklara dalıp gidiyor. Her sayfayı yeniden okumaya başlıyorum ve hiç başa dönmemeyi düşünüyorum. Çoğu zaman da başaramıyorum, her şey yeniden başlıyor sanki. Bir efkâr çöküyor üstüme yanık türküleri dinleyip teselli arıyorum, her dörtlükte yine sen karşıma çıkıyorsun. İstemesem de her an aklıma düşüyorsun. Uzak durmaya çalışıyorum seni görebileceğim yerlerden hatta yolumu değiştiriyorum seni görmemek için. Görmek istemediğim, bilmek istemediğim o sen, insanca olmayan ve güzel olmayan her şeysin, şersin, çirkinliksin, kötülüksün. Seni içinde yaşatanların olmadığı bir dünyada yaşamak herkesin hakkı değimlidir. Seni görmek istemeyen bir ben değilim, benim gibi düşünen nice insanlar da seni görmek istemiyor bundan eminim. Kötülüklerin, yalanların, iftiraların olmadığı, insan gibi yaşamanın itibar gördüğü bir dünyada yaşamak hepimizin ortak arzusudur. İnsanlık adına her şeyin güzel olduğu günlerde hep beraber yaşamak umuduyla.

Etiketler : , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank