content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

27 Mar

Tek amaç; Her Şeyi İstismar Etmek…

“Ya Rabbi. Ülkemize, Türk ve İslam Alemine, tüm Dünya’ya huzur/sükun ve barış lütfet. Daha fazla masum kanı dökülmesin. Bu zulüm/ sömürü/ katliam ve ahlaksızlık düzeni; bu Haçlı saldırıları sona ersin.Sen; Siyonistlere/ Evangelistlere/ başta İsrail-ABD-Vatikan ve AB olmak üzere, tüm insanlık/ Türk ve İslam düşmanlarına ve bunlara maşalık yapan çıkarcı/ hain/ mürted/ bölücü ve ahlaksızlara, fırsat verme.

Türk ve İslam Aleminin başına, feraset/ basiret ve fazilet sahibi, dürüst ve bağımsız yönetimler nasip eyle.

Birlik ve beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendir. Münafıklara fırsat verme. Hainlerin/ zalimlerin tuzaklarına kendilerini düşür; hepsini perişan et.

Sen, bize yetersin. Senden başka ilah yoktur. Sadece, sana güvenir ve dayanırız. Sen, herşeyin/ herkesin ve tüm alemlerin Rabbi’sin.

Sayın okurlar. Hergün, Ülkem'deki ve Dünya'daki olayları takip ederken, yüreğim kanıyor. Çok üzülüyorum, kahroluyorum. Bu ihanetlere, zulümlere, sömürü düzenine isyan ediyorum.  Bol bol dua ediyorum.

En büyük sığınağımız, Yüce Rabbimiz. (CC) Tek dayanağımız O’dur. Bu açıdan devamlı dua etmemiz, Cenab-ı Hak’dan yardım dilememiz gerekmektedir.

Şüphesiz dua etmenin yanı sıra, hepimizin elinden gelen gayreti sarfetmesi,mücadele etmesi de şarttır. Hep beraber, Ülkemiz'deki ve Dünya'daki istismarcılara/ hainlere/ bölücülere/ zalimlere karşı çıkmamız gerekmektedir. İstismarcıları tesbit ve teşhir etmeliyiz. Pasifliği, vurdumduymazlığı, pısırıklığı, ödlekliği terk etmeliyiz. Ülkemiz için ve tüm mazlumlar için, azami gayret göstermeliyiz. Gerçekleri savunmalı ve yaymalıyız. Mesela:

1- Türkiye’nin önünü kesmek, bölmek, kardeş kavgasına sürüklemek isteyen her türlü terörü ve tuzağı programlayan, dış mihrakların ve içerideki maşalarının yalanlarına/ iftiralarına/ senaryolarına karşı çıkmalıyız.           

-  Türkiye’de azınlık problemi olmadığını, Kürt-Alevi vb. ayrımların yapılmadığını, aksine bu kesimin içinden çıkan Cumhurbaşkanı/ Başbakan/ Bakan/ Milletvekili/ Komutan/ Yüksek Yargı mensubu/ üst düzey bürokrat vb. sayısının, (nüfus oranlarının) kat kat üzerinde oldugunu ,kimsenin önünün kesilmediğini tekrar tekrar hatırlatmalıyız.

-  Aynı durum özel sektör için de geçerlidir. Türkiye’nin zenginlerinin kökenine bakınca, ne kadar çok zenginlerinin olduğunu görülecektir.

Bu duruma itirazımız yoktur. Ancak,olayın saptırılmasına itiraz etmekteyiz. Kürt ve Alevi olduğu için, önü kesilenin bulunmadığını hatırlatmaktayız.

2-  Bir 12 Eylül zulmü edebiyatı sürdürülmektedir. Peki sadece Kürt kardeşlerimiz mi zulüm görmüştür? Türk ve Sünniler, daha fazlasını yaşamamışlar mıdır? Hele, 28 Şubat zulümlerinde, tek hedef, Sünni kesim değil miydi? Kimlerin eğitim hakkı elinden alınmıştı? Kimler “yeşil sermaye” diye damgalanmıştı? Kimler tüm haklarından mahrum tazda, Ordu’dan atılmıştı? 27 Mayıs’ta kimler zulüm görmüştü? Menemen iftirası hala istismar edilmemekte midir?

3-  Sivas olayları, devamlı istismar edilmektedir. Peki olayı kim tertip etmiştir? Vali ve diğer yetkililer niçin seyirci kalmıştır? Otel perdelerini hangi hain eller tutuşturmuştur? Halkı kimler tahrik etmiştir?

Kaldı ki, gerçek anlamda, zaman aşımından da bahsedilemez. Zira, 33 kişi idama (müebbet hapse çevrilmiştir), 50 den fazla kişi de agır hapis cezalarına çarptırılmıştır. Tümü hapistedir. Olay, 5 kaçak ile ilgilidir.

Konuyu devamlı işleyen mihraklar, niçin Başbağlar katliamı konusunda suskundurlar? Niçin ,TİKKO/ DHKPC vb. davalarının da zaman aşımına ugratıldığından hiç söz etmemektedirler?

4-  Nedir bu nevruz, 1 mayıs vb. günlerin istismarı? BDP'nin bu kanun tanımaz/bölücü/ tahrikçi/ tahripçi/ şantajcı tavırlarına, daha ne kadar tahammül edilecektir? Yargı, niçin suskundur? Nerede, o Merhum Erbakan’ın partilerinin ve AKP’nin kapatılmasında gösterilen heyecan/ telaş ve hız? Sadece, (kendin üret kendin kullan tarzında) gazete haberlerine dayanan davalar?

Nedir, bu iktidarın ürkek/ tavizkar/ hatta teşvikçi tavrı?

5-  Kaçakçılık ne zaman suç olmaktan çıkmıştır? Niçin, şehitlerimizden çok daha fazlası ölen kaçakçılara ödenmektedir?

Bu tavizkar tutumlar, elbette bölücüleri şımartmakta, her tetörist cenazesi, ayrı bir istismar ve kalkışma senaryosu yapılmaktadır.

6-  Aynı istismar,”Ermeni soykırımı” yalanlarında da görülmektedir.

Rahmetli, Şehit kardeşim Muhsin Yazıcıoğlu; "maalesef, Türkiye haini bol bir ülkedir” derdi.  Çok haklı; ne kadar da Türkiye karşıtı, ermeni dostu kişi ve kurum mevcuttur. Hadi, TESEV’i anladık. Soros denen tipin finans desteği ile onun borusunu çalmaktadır. Peki bazı holding patronlarının üniversiteleri, niçin bu kadar Ülke aleyhtarı çalışmalar yapmaktadır? Hele, İshak Alaton gibi, Türkiye’nin devamlı kaynağını yiyen tipler niye birden coşmuş herkese akıl dağıtmaya başlamıştır.

7-  Neymiş? Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü, bir öğrenciyi üniversiteden atmış? Rektör Mehmet Pakdemirli’yi çocukluğundan beri tanırım. Gözümüzün önünde büyüdü. Çok değerli, dürüst, hakşinas bir vatan evladıdır.

Peki o atılan öğrenci kaç yaşındadır? Kaç yıldır üniversitede okumaktadır? Bu kadar yıl içinde kaç dersten geçmiştir?

CHP ve medyanın-ülke çıkarlarını umursamayan-kesimi; niçin her konuyu istismar ederler? Bir avuç militanın okumak isteyen evlatlarımıza engel olmasına destek verirler? Bu güruhun kimin maşası oldugunu, kimlerce finanse edildigini, egitimle ilgilerinin olup olmadıgını araştırmazlar? Tüm dünyada kominizm bittigi halde sadece Türkiye’de "çağ dışı tiplerin" kaldığını dikkate almazlar. Bu tür tahrik ve tahripleri yapanların hangi bölücü amaçlara hizmet verdigini incelemezler? Bir avuç çapulcuya da destek verirler?

8-  Ana dilde eğitim. Kadına şiddet. Son Eğitim Reformu tasarısı. Parasız egitim. Gülen cemaati. Hapisteki gazeteciler. Vs. vs. sayısız istismar konusu.

Türkiye’nin elbette çok eksikleri, hataları, yanlış uygulamaları, demokrasi dışı tabloları, haksızlıkları mevcuttur. Bunların ıslahı için gayret gösterilmesi tepki konması da şarttır. Ancak amaç daha müreffeh, kalkınmış, huzurlu, demokrat bir Türkiye olmalıdır. Dış mihraklara hizmet, bölücülüğe alet olmak değil.

Partileri, medyası, STK'ları, Meslek Odaları, Sendikaları velhasıl tüm kişi ve kurumları ile kendimize çekidüzen vermeliyiz. Ülkemize ihanet etmemeliyiz. Bölücülere alet olmamalıyız.

Etiketler : , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank