content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

26 Mar

Sorumluluk Duygusu…

Kâbus dolu günler, aylar, yıllar sürüp gidiyor. Ülkemiz tam anlamıyla bir yangın yerine döndü. Şehit evlatlarımızın sayısını takip edemez hale geldik. Her gün ciğerparelerimiz, hainlerin kurşunları ile gencecik yaşta ve arkalarında ciğeri yanan ana-babalarını / eşlerini / yavrularını bırakarak hayata veda ediyor. Bu arada iller-ilçeler harabeye dönüyor.

1- Bu feci tablonun tek sorumlusu AKP iktidarıdır. Zira 17-25 Aralık rezaletlerinden sonra oy avcılığı ve başkanlık hırsı adına teröre her türlü tavizi vermişlerdir. Dudak uçuklatan boyutlarda silah ve patlayıcının ülkemize sokulmasında; şehirlerin kurtarılmış bölgeler haline getirilmesine; hendeklerin-tünellerin-yığınakların-patlayıcı tuzaklarının hazırlanmasına; dağ kadrolarının çok sayıda il ve ilçede hâkimiyet kurmasına vb. devamlı olarak göz yummuşlardır. Askeri, polisi, tüm emniyet güçlerini pasifize etmişlerdir. Valileri, kaymakamları görev yapmaktan alıkoymuşlardır. Operasyonların tümüne engel olmuşlardır. (Mesela 2014 yılında 290 operasyon talebinin sadece sekizine izin verilmiştir.) Devlet otoritesinin tamamen yok olmasına geçit vermişlerdir. Halkı, terör örgütlerinin kucağına itmişlerdir.

2- İlaveten, teröre muazzam mali kaynaklar sağlayan; kaçakçılara (özellikle uyuşturucu-silah-akaryakıt-sigara vb.), ihale yolsuzluklarına göz yummuşlardır. HDP’li belediyelerin ihanetlerine ses çıkarmamışlardır.

3- Bütün bunlar yetmiyormuş gibi; İmralı’daki caninin talimatları ile terör konusunda uzmanlaşmış, vatanı için hayatını hiçe saymış polis ve askerlerimizi acımasızca tasfiye etmişlerdir. Çeşitli itiraflarla, (özellikle paralelci safsataları ile) her türlü zulmü reva görmüşlerdir. İnanılmaz yalanlara, iftiralara, hakaretlere başvurmuşlardır. Vicdana ve hukuka sığmayacak şekilde tutuklamışlar, işten atmışlardır.

4- Eğer Türkiye’de demokrasi, hukuk düzeni, (şu anda tamamen sıfırlanmış, baskı altına alınmış) fikir-ifade-inanç ve yayın hürriyetleri ve zerre kadar sorumluluk duygusu olsaydı, tüm sorumluların (Cumhurbaşkanı-Başbakan-MİT Müsteşarı-başta İçişleri ve Adalet Bakanları olmak üzere tüm kabinenin) istifa etmesi gerekirdi. Ama hiç umursayan yok. İçişleri Bakanı hala ekranlara çıkıp halkı aptal yerine koyabiliyor. Masallar anlatabiliyor.

Cumhurbaşkanı, “Valilere üzerlerine gitmeyin dedik. Ciddi silah girişi oldu” diyebiliyor. Ve suçlamalar, tehditler, haksız tutuklamalar, paralel gerekçesi ile zulümler devam ediyor.

5- Bu can ve mal güvenliğinin tamamen kaybolduğu; ekonominin (başta turizm ve ihracat olmak üzere) çöktüğü tablo, iktidarı ve (çok mutlu) yandaşlarını rahatsız etmiyor. Nasıl olsa onların evlatçıkları askerlik yapmıyor ve 65 bin polis ve binlerce araç, kendilerini koruyor. Sade vatandaşlar, patlamalarda hayatını kaybeden yüzlerce mağdur kimin umurunda? Nasıl olsa gündem devamlı yönlendirilebiliyor ve gerçeklerin halka ulaşması engellenebiliyor. El konmayan muhalif yayın organı kalmadı. Baskılar ve tehditler de son hızla sürüyor. Hele bir de “Dikta Anayasası” ve “Başkanlık” hedeflerine ulaşırlarsa vay milletin haline.

6- Gerçek bir bilim insanı, Prof. Suat Yıldırım 75 yaşından sonra terörist ilan edilmesine, hele hele korkudan hiçbir dostunun kendisini aramamasına üzüldüğünü ifade ediyor.

Sayın Hocam; siz dindar ve muhafazakâr gençlerin ne kadar ödlek ve vefasız olduğunu, çıkarcılığını, iyi gün ve koltuk dostu olduklarını çok geç öğrendiniz. (Lütfen İskender Pala’nın “İki Darbe Arasında” kitabını okuyunuz. Ama inanılmaz bir şey, bu kardeşimiz, şimdi vefasızlıkla suçladıklarına danışmanlık yapmaktadır.)

Bu ülkenin ne tür insanları barındırdığını, Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektör Yardımcısı’nın konuşmalarından anlayabilirsiniz. Eğitimli insan düşmanı bir akademisyen?

7- Bu arada Reza Zarrab denen süper suçlu, bilerek ABD’ye gitti. Zira Türkiye’de kum gibi kaynayan İran ajanları, kendisini paketleyip götüreceklerdi. ABD sayesinde kellesini kurtaracak. Çok ciddi ifşaatlarda bulunacak.

Peki, bunları ABD açıklar mı? Türkiye’deki suçluları açığa çıkarır mı? Kesinlikle hayır. İktidara şantaj vasıtası yapar, bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da tüm isteklerini yaptırır.

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank