content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

09 Eyl

Önce Aklını, Sonra da Kalbini Feda Et

Kapat dedi gözlerini kör karanlığa.

Ve haydi şimdi kendi içine aç. Hâlâ sonu gelmeyen bir hikayenin baş karakteri misin sen? Yoksa içindeki yalnızlık senfonisinin orkestra şefi mi? Madde mi önemli yoksa mana mı? Hâlâ anlayamadın mı be kör cahil.

Hangi yılın mevsimindesin sen? Kendi içindeki fırtınadan kaçtıkça daha çok yakalanıyorsun, daha çok yara alıyorsun, anlayamadın mı hala? Ve sen geçip giden trenin ardından, aynı yerde gözyaşı mı döküyorsun?
Kendi içine dön ilk önce. Kaçtıkça battığın yere. Dön ki kaybettiğin her ne varsa bulasın.

Göm kendini içindeki karanlığa. Hiç bilmediğin bir lunaparkta döne döne kaybolmaktan bıkmadın mı? Kedinin fareyle oynadığı gibi oynadı tüm sevgilerin senle farkına varamadın mı?

Cümlelerde kaybolmaktan da vazgeç artık. Hem kelimeler midir cümleleri yaratan, yoksa cümleler midir kelimeleri var eden? Düşünmekten vazgeç.
Hiç bilmediğin bir evin en küçük odasında seni var edenleri aramaktan da vazgeç. Kendi içine döndükçe varoluş sebebini anlamayacak mısın? Sebeplere de takılma bu kadar. Sebebi sonuca bağlayan O değil mi hem.

Bir sabah uyandığında başucunda; telefonun, kitabın ve sigaran olmayacak. Kabullenmek için kendini kendi içine aç.

Olmayacak duaya amin dediğin günleri anımsarken; tebessümünü sindirdiğin tüm menekşelerden sana hak vermelerini bekleme artık. Sadece onlardan değil kimseden bekleme. Seni senden daha iyi anlayan olmayacak inan.

Dünyaya gözlerini açtığından beri kendine etmediğin eziyet kalmadı sende olan şeyleri dışarıda aramaktan. Belki bulurum umuduyla değil miydi yaptıkların? Deydi mi peki? Düşünmeye bile çekindiğin şeyleri içine anlat şimdi. Hem değil mi ki “insanın kendine ettiğini kimse kimseye etmezdi”
Özlemek zor iş değip durma ne olur. İçine bir sor, vereceği cevaba da şaşırma:

“Özlememek daha zor”
Hepi topu üç kelimelik bir ömür: “Hamdım, piştim,yandım.” Her bir aşamasında şikayet etmekten vazgeç. Feda et gitsin her şeyi.
İçindeki çocuğun büyümesine yardım eden kitaplardan vazgeçmeyi öğren artık. İçine döndüğünde onları zaten bulacaksın. Kendini de bu kadar önemseme. Bir “hiç”sin sen. İçindeki ruhu keşfet. Hem değil mi ki Hayy’dan gelen Hu’ya gider.

Bir gün gömüleceksin o kara toprağa ve sana çok uzun gelen hayat, doğum tarihinle ölüm tarihin arasına sıkışıp kalacak.

Şimdilik sen bir manyaksın!
Önce aklını, sonra da kalbini feda et.
Arkana bile bakma.

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank