content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

19 Oca

Ölümcül Kimlilkler

Kimlikler konusu çok yönlü olmasına rağmen, olabildiğince ana başlıklar halinde meramımı anlatmaya çalışacağım.

Kimliksiz insan olamaz. İnsan, kendini kimlikler yoluyla ifade eder. Bir insanın çok sayıda kimliği vardır.

Kimlikler,  nesnel kimlikler ve öznel kimlikler olmak üzere ikiye ayrılır.

Nesnel kimlik, kişinin seçimine bağlı değildir. Kadın, erkek, Türk, Kürt, Arap, Kızılderili, karaderili, mavi gözlü, kara gözlü, sarışın, esmer vb.

Öznel kimlikler, kişinin kendi iradesi ile seçtiği kimliklerdir. Dini inancın seçimi, pek kişinin özgür iradesine bağlı olmasa da (neredeyse aile ve çevre belirleyicidir) öznel kimliğe dâhildir. Siyasi parti seçimi, futbol takımı tutma, meslekler seçimi, ek diller öğrenme, hobiler, müzik, moda, vs.

Doğuştan gelen nesnel kimlikleri değiştirme imkânı yokken, sonradan edinilen öznel kimliklerin değiştirilme imkânı vardır.

Bir Kürt’e, sen Türk’sün demek, yalanın bir dayatmasıdır. Nesnel kimlik, hissedilen kimlik değildir, olamaz! Bir erkek kendini kadın gibi hissediyorsa, o başka bir kimlik durumunun ifadesidir.

İnsanlar kendilerini kimlikler yoluyla ifade ederler dedik. Bir Türk, kendini Türkçe dilini kullanarak ifade eder. Futbol takımını tutan biri, onunu formasını taşıyarak, maçına giderek ifade edebilir. Bir Müslüman, kendini birçok dini uygulamayla (namaz, hac, oruç vs) ifade eder. Bir Alevi kendini inanç biçimleri ve kültürleriyle gösterir. Örnekler çoğaltılabilir.

İnsan hep bir ait olma duygusunu yaşar, çünkü sosyal bir varlıktır. Aidiyet, bir ihtiyaçtır. Ancak insan yine de, kimlik aidiyetinin dışına çıkarak diğer bir kimliğe geçebilir. Sonuçta seçtiği yeni durum da, bir başka aidiyeti oluşturur. Örneğin kişi, tuttuğu bir siyasi görüşü değiştirerek bir başka siyasi görüşe geçebilir.  

İyi-kötü, çirkin-güzel, onurlu-onursuz, katil-mazlum, hırsız, içten pazarlıklı, ikiyüzlü, aşağılık, ahlaksız, vicdanlı-vicdansız, cesur-korkak; böylesi bütün kavramlar, insana aittir. 

Bu açıdan bakıldığında esas olan insandır. Ve her kimlikte, bu kavramlar bulunur. Türk’ün de, Kürt’ün de, Yunan’ın da, Müslüman’ın da, Hıristiyan’ın da, AKP’linin de, CHP’linin de, Fenerlinin de, Beşiktaşlının da onurlusu, onursuzu, vicdanlısı, vicdansızı, hırsızı, katili, dolandırıcısı, cesuru, korkağı vs. vardır.

İşte tam da bu nedenle, hiçbir kimlikten ne övünme, ne de yerinme çıkarılamaz! Yani örneğin, Türk olmak ne bir onur, ne de bir onursuzluktur. Onur, nesnel kimliğe değil, insana ait bir kavramdır. ‘İyi’ bir Türk olmayı ya da ‘iyi’ bir Alevi olmayı hedeflemek, ‘iyi’ bir insan olmaktan geçer. Herhangi bir kimlik, önsel olarak ‘iyi’ olacağı anlamına gelmez. Örneğin Türk, Müslüman veya Hıristiyan olmak, önsel olarak ‘iyi’ olduğu anlamına gelmez. Tabi buradaki ‘iyi’nin anlamı epeyi soyut.

Ulus devletler, 200 yıldır kimlikleri bastırdı, toplumu tektipleştirmeye çalıştı. Ve muhayyel bir milliyet kavramı oluşturuldu.  Şu son 40 yılda toplumsal gelişmelerin ulaştığı seviye, (ekonomik/sosyal ve teknolojik) artık o eski biçim devlet anlayışlarını kaldıramıyor. Bir başka deyişle, eski tip devlet yapıları, artık yeni gelişmeleri kucaklayamıyor ve yönetemiyor. Onun içindir ki, basınçlı kabın açılması gibi, kimlikler sorunu ortaya saçıldı. Bu sorun, eskisi gibi yok sayılarak, asimile edilerek değil, yaşanarak tüketilecek. Kimlikler meselesi tartışılacak, konuşulacak ve bu sorunların çözümlerine ilişkin hukuklar oluşturulacak. Bunun başka bir yolu yok. Demokratik devlet olmanın esas yolu, buradan geçiyor. Günümüzdeki siyaseti asıl bu açıdan okumak gerekiyor!

Bir başka husus ise, toplumların/devletlerin kimlikler yoluyla bölünmelere uğratılması çözüm olmadığıdır! Kimlik tabanlı bölünmelerin sonu yoktur. Örneğin Türk, Kürt, Arap, Laz vs. Etnik bölünmeler, dini bölünmeler, mezhep bölünmeleri… Bu durum, amip gibi çoğalmaya benzer. Bölüne bölüne ‘saf’ toplum ve ‘saf’ kimlik yapısına ulaşılamaz. Çünkü insanın ve toplumun yapısında böyle bir ‘saf’lık yoktur!

Mesele, farklı kimliklerin olmasında değil; mesele, farklı kimliklerle bir arada nasıl yaşayacağımızın hukukunu oluşturmakta!

Kimlikler değil, kimlikçilik tehlikelidir!

Yoksa kimlik çatışmalarının bataklığına yuvarlanırız!  Bu durum, kimliklerin ölümcül birer silah haline gelmesidir ki, yazımın başlığıyla da buna işaret etmek istedim

Etiketler :

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank