content

ikradan-mahyaya-aydinlanma

01 Ağu

Musa’nın Sandığı Yolda

Senaryo ilerledikçe Mısır darbesinin patenti tamamen netleşiyor:

İsrail:

Evet, darbenin patenti Mossad-İsrail imzasını taşıyor.

Gazze'ye açılan tünellerin kapatılması

Engellerin arttırılması

Hamas'la irtibatın kesilmesi,

Hele şu Muhammed Mursi'yi tutuklama kararındaki gerekçeye bakar mısınız? Ne kadar iğrenç:

Muhammed Mursi, seçilmiş cumhurbaşkanı, ama Hamas adına casusluk faaliyetinde bulunmuş!..”

Adamlar bariz bir şekilde “siz İsrail karşıtlarına dünyayı zindan edeceğiz” diyor.

"Mursi Hamas adına ajanlık faaliyeti yapmış!"

Bunun adına alçaklık dersek dünyadaki pek çok Batıl/ı kafaya haksızlık etmiş oluruz.

Mursi Hamas adına ajanlık yapmış!" bu kadar rahat, pervasız ve bizden asla hesap sorulamaz kibrin sonunu tahmin edebiliyorum;

Kaddafi...

Mısır halkı elbette yakın gelecekte bu Sisi’lere gereken dersi verecek.

Namaz vaktinde, Adeviyye İnkılâp Meydanı’ndaki silahsız halkın üzerine yaylım ateşi açarak 200 İhvan yanlısı insanı katlederseniz tabi ki sonunuz Kaddafi gibi hatta ondan daha beter olacak.

Anlaşılan Batı bundan 70 yıl önceki konseptine geri döndü.

Yahudi-Hıristiyan işbirliğiyle:

1 - İnsanlarını gerektiğinde katlederek iktidardan uzak tutacaksınız

2 - İsrail’e dokunmayacaksınız

3 - Malımı tüketeceksiniz, ben de buna karşılık size para ve halkınızı daha kolay bastırmanız için silah vereceğim. İşte, Batı 1940’lardan sonra Ortadoğu’da yönetime getirdiği kuklalarından istediği şartları bugün güncelleyerek uyguluyor.

Evet, bu Yahudi-Hıristiyan işbirliğidir. Bu ittifaka ABD kölesi olup ayrıca Yahudileşen kral ve emirlikleri de ekleyebiliriz. Biliyorduk, bilmek istemeyenlere sözümüz yok, ama bilmeyip de görmek isteyenlere bundan daha net bir fotoğraf, delil gösterilemez.

Esmer çocuklar bunu kabul etmeyecekler,

Batı değil kuklalarını, kendisi gelip Mısır’a konsa yine de Mısır artık eski Mısır olmayacak. Mısır yarım yamalak da olsa 1908’den sonraki ilk hürriyet şerbetini içti, Mısır halkı bu şerbeti kana kana içmek istiyor ve bunu engellemeye kukla generallerin gücü de yetmeyecek, Sisi’lerin ABD’si kendisi gelsin.

Bakın İhvan’a,

Şu asil duruşa bakar mısınız?

İhvan'ın hikmetli duruşunu takdir etmemek Müslüman Mısır halkına büyük haksızlık olur. İhvan kendisine yakışır bir vakarla sivil eylemlerine devam ederken katillerin oynamak istedikleri oyuna gelmedi. Katiller İhvan'ın şiddete başvurması için yoğun çaba gösterdi, lakin İhvan bunu doğru okuyup milyonlarca kardeşi şiddetten uzak tutmayı başardı.

Darbe yapanlarla darbe yaptıranların en önemli amaçlarından bir tanesiydi İhvan'ı ve İhvan’ın şahsında bütün İslami yapıları "radikal İslamcı teröristler' kategorisine koymak. Böyle olmadığı halde 200 insanı vahşice katlettikleri 5000 insanı yaraladıkları halde Yahudi-Hıristiyan ittifak ve bunların işbirlikçileri darbeye darbe demedikleri gibi bu katliama da katliam demediler. Dahası bu insanlık dışı olayı Batı medyası 'karşılıklı çatışma' olarak verdi.

Tabi, İhvan'a yanlışlar yaptırıp dünyaya 'işte, terörize olan İhvan’ı Müslümin' deyip bununla İslami yapılara-cemaatlere katliamcılık kılıflamaktı hedefleri. Ama kendi terörleri olunca 'karşılıklı çatışma' oluyor.

Şöyle bir tarihe bakalım;

Hasan El-Benna hangi terörist faaliyeti sonucu öldürüldü?

Seyyid Kutup yine hiçbir şiddet faaliyetinde bulamadığı halde idam edildi. Bu iki şanlı şehidin suçu ile İhvan'ın-Mursi’nin suçu aynı,

İslami uyanış…

Biz kalkmış hala Mısır darbesine Batı göz yumdu, Batı ses çıkarmadı diyoruz.

Batı gizli destek falan vermedi, Batı bu darbeyi ısrarlı bir şekilde emretti.

ABD, AB orduya ‘yapma’ dese Mısır’da bin yıl da geçse darbe mi olur?

Ama şanlı duruşunu sürdüren İhvan “öldürülüyoruz ama biz öldürmeyeceğiz' diyerek tüm dünyaya iman, adalet, haysiyet ve demokrasi dersi veriyor.

Görüyoruz işte, darbe hayırlı gelişmelere vesile olmaya devam ediyor. Suudi Prenslerinden Halid "Allah'ın rızasını gözeterek" kendisinin ve ailesinin halen ülkeye hâkim olan Suud ailesinden ayrıldıklarını; "Suudi Arabistan'ı yöneten Suud ailesinden ayrıldığımızı onur duyarak açıklıyoruz" şeklinde dünyaya ilan etti.

Suudi Prensi Halid bin Ferhan bin Abdulaziz, “kendisinin ve ailesinin Suudi rejiminden dolayı yaşadığı acıları muhalif İslami Islah Hareketi'nin televizyonunda açıklayacağını” sözlerine ekledi.

Bizde de saflar netleşti, faşistliğe soyunan ve faşistliğiyle çırılçıplak olan Taraf Gazetesinin Yahudileşen silahşoru Semih İdiz “Mursi’nin ülkeyi bölen hatalarının bu noktalara gelinmesindeki etkilerini göz ardı etmek ise hikâyenin yarısını görmemek anlamına geliyor” diyor.

Ne olmuş?

‘Mursi ülkeyi bölen hatalar yapmış’

Yazar namusunu kaleme yansıtmaya çalışmış olmalı ki kaleme ulaşacak kadar bir şey kalmamış ve 11 aylık Mursi hatalarıyla ülkeyi bölmüş! diyebiliyor.

Rabiatu’l Adeviyye bugünden sonra ne yaparsa yapsın insanlık tarihine unutulmaz bir destan kazandırmıştır;

Şerefin, haysiyetin, imanın destanı…

Artık Ortadoğu’nun kukla askerleri ABD emretti diye çok rahat darbe yapamayacak. Aklından geçiren bir darbeyi bir de Rabiatu’l Adeviyye’yi düşünecek.

Kulaklara küpe olsun. Olmazsa mı?

Burunlara damga olacak...

Twitter: @ahmetay_

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank