content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

04 Ağu

Mazlumun Dini!

Mazlumlar zulüm altında inlerken hatta çocuk, kadın ve yaşlı demeden, suçlu suçsuz ayırımı yapmaksızın katledilirken, cinsiyete, dine veya ırka göre taraf veya tavır belirlemek bir Müslümana yakışır mı? Elbette ki yakışmaz!
Mazlumun dini olur mu? Bu soru net olarak anlaşılsın diye şu şekilde açılabilir: Birisi zulme uğruyorken senin dinin nedir sorusu yapılması gereken öncelikler arsında yer alır mı?
İlk önce yapılması gereken zalime dur demek ve hakkın haklıya iade edilmesi olmalıdır.
Hz. Peygamber (s.a.s), Mekke’den Mekkelilerin şerrinden ve zulmünden ötürü hicret ediyorken dahi, onların hakkına tecavüz etmiyor ve onda bulunan emanetlerini onlara iade edebilmesi için Hz. Ali’yi geride bırakıyor.
Lütfen hiç kimse Müslümanların yaptıklarıyla İslam’ı yargılamaya kalkışmasın zira sosyalist ile sosyalizm, demokrat ile demokrasi aynı olmadığı gibi İslam ile Müslüman da aynı değildir. Bir Müslümanın da insan olduğunu ve onun da her insan gibi hata ve günah işleyebileceğini unutmayalım. Günahkârların en hayırlısının da günahından dönerek tövbe eden olduğu bilinciyle hareket edelim... Her insanın Ömervarî bir geçmişi olabilir, fakat önemli olan Ömervarî bir geleceği yaşayabilmektir.
Günümüzde ümmetin çıkmazlarının başında, Müslümanların peygamberimizin (s.a.s); “Kendine istediğini kardeşine de istemedikçe iman etmiş sayılamazsın” düsturundan uzaklaşmış olmaları gelmektedir. Geriye dönüp baktığımızda sorunlarımızın bu temelin yokluğundan kaynaklandığı görülecektir. Bırakın kendine istediğini kardeşine istemeyi, günümüz Müslümanlarının bir kısmı kardeşinin elindekine de gözünü dikmiş halde bulunmaktadır. Oysa ilk dönem Müslümanları, bırakın kendilerine istediklerini kardeşlerine istemesini, onları kendilerine tercih ediyorlardı. Müslümanım diyen her bireyin inancını Kur’an’a hevale etmesi ve Kur’ani prensiplerle örtüşüp örtüşmediğine dikkat etmesi ve bu bağlamda kendini yeniden dizayn etmesi gerekmektedir.
Mü'min objektiftir. İnanan biri, kendi aleyhinde olsa bile objektif olmalıdır. Adaletin inşası için kınayıcının kınamasından korkmaması gerekenler, mahalle baskısından da korkmamalılar. Katıldığım bir Tv programında da bunu söylemiştim aslında tüm ihtilaflarımızın neşet ettiği tek bir sorunumuz var: İMAN!
İmanın ne olduğunu, bize ne gibi sorumluluklar yüklediğini bilip gereğince hareket ettiğimiz takdirde çözülmeyecek hiçbir problemimiz kalmaz, aksi davrandığımızda ise günümüzde yaşanılanlar söze gerek bırakmayacak kadar meseleyi net olarak yansıtmaktadır. Suçluyu değil suçu ortadan kaldıracak tedbir, yöntem ve yasalar oluşturmalıyız.
Mesulüz!
“Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir. 5/32” diyor İslam dinin temel kaynağı olan Kur’an. Allah, bunu Kabil Habili öldür diye İsrailoğullarına yazdığını ve bu hükmün Müslümanları da bağladığı söylemektedir. Günümüz egemenlerine de baktığımızda bu dinlere mensup olanları görmekteyiz. Peki, neden hala insanlar öldürülmekteler. İşte bu, bu dinlere mensup olanların; dinlerini bilmediklerini veya dinlerini bildikleri halde çıkarları doğrultusunda yorumladıklarını akıllara getirmektedir.
İnsanlar, biz Müslmanların yaptıklarından dolayı (birçoğu bilmeyerek ve bu inceliğin farkında olmadan) islamı yargılamakta ve islamdan uzaklaşmaktadır. Artık Müslümanların kendilerini biraz da islamla temizlemelerinin zamanı gelmiştir.
Ramazanda kendimizi, sadece yemek yemekten değil, insan yemekten de alıkoymalıyız! Zaman oruç, zaman oruçlu ama ya Müslümanlar!
Müslümanlar eleştirilmektedir, eleştirilebilir bu gayet doğaldır zira başta da ifade ettiğimiz gibi onlar da insandır. Fakat onların üzerinden İslam eleştirilirken dikkatli olunmalıdır.
Dünya 'muktedirleri', daha ittifakla kime katil veya zalim denileceğine dair net bir karar vermiş değiller! Zira her birinin kendi zalimi ve katili var! Zalimi, Allah’ın tanımının dışında farklı bir şekilde yorumlamak,  birçok sorunu da beraberinde getirdi.  Hal böyle olunca, kimin zalimi ve kime göre zalim sorularının cevabı her coğrafyada farklı algılanmaya başlandı. Ama Müslümanların böylesi bir lüksü yoktur. Zira Allah, zalimin kim olduğunu belirlemiştir. Müslümanlar sadece bir şekilde zalime yardım edebilir o da Hz. Peygamberin (s.a.s), sahabelerine; zalime yardım etmek, onu zulmünden vazgeçirmektir” şeklinde tavsiyede bulunduğu üzere olmalıdır. Biz Müslümanların da artık tarafını seçme zamanının geldiği kanısındayım! Tarihe bakıldığında islamın mazlumların dini olduğu görülecektir.
Hasbıhal ve olanı aktarmak başka, şikâyet ve gıybet etmek başkadır. Burada beni en çok yaralayan, Müslümanların oynanan oyunların farkına varmadan kendi dinlerinin yargılanmasına katkı sunmalarıdır.

Etiketler : , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank