content
19 Haz

Kalabalık Düşler

Biraz yürüyorum kalabalığın içine doğru, yalnız gölgemle bir başıma. Peşimde düşler bana yoldaş. Beni alıp sürükleyen ardında ve koparan bütün insanların yüzlerinden…Başım önde bir hayalet gibi atölyemin yolunu tutuyorum. Deliren bir güneşle kabarıyor ayaklarımın altında kabaran asfalt. Sıcak mı sıcak bir rüzgâr yalıyor tenimi. Daraç bir gövdeye sıkışıyorum. Kimdim ben diye defalarca sorduğum yüzler geliyor hatırıma.

Yürüdükçe acı dikiyorum adımlarıma. Temas etmekten korkan gözlerimle kaçıyorum kendi derinime. Oysa yok benden bir haber ne de gözlerime değecek bir bakış. Öyle olmasa da öyle olmalının ıstırabını seviyorum belki. Acıyla kanat takıp düşlerin efendisine, pekiştiriyorum katlanılmaz olanı bende. Daha doygunlukla sahipleniyorum içimde beliren fırtınanın gücünü. O olsun diyorum bugün de beni var eden, her zaman olduğu gibi onca yokluğun içinden…

Hızlı adımlarla kalabalığın içinden süzülürken yol üzerinde birkaç kitapçı dükkânına uğruyorum. Kitapların arasında kaybolmanın hazzını seviyorum. Düşler bekleyedursun bir müddet. İçerde birkaç kitabı elime alıp karıştırıyorum. Uzaklıklar ve eski denizlere uzanıyorum. Daha sonrasında Eskişehir’den de hocam olan Ahmet Cemal çevirisiyle, Rilke’nin Gece mi Tek Gerçeğimiz adlı şiir kitabı gözüme ilişiyor. Tabi çeviri Ahmet Cemal olunca hemen satın alıyorum.

Çünkü bilirim ki çeviri yeniden yaratmak demektir. Daha sonra tekrar insanların arasında yok oluyorum. Çalkalanan bir dünya dışarısı, boğucu, kasvetli… Böylesine buhranın ortasında insan ister istemez bir boran aramıyor değil. Sağanak yağmurla yıkamak altın düşleri, fırtınaya sermek inceden rengârenk şemsiyelerin arasında billur gözlerden geçerek.

Yolun uzunluğuyla paralel bir özdeşlik kuruyor düşlerim. Düşlere asılı kalıp unutup gidiyorum kendimi dahi. Kalabalık düşleri oluşturuyorum kafamda dönüp duran kelimelerle. Yol azaldıkça incileşiyorlar. Ben yakınlaştıkça, onlar uzaklarda bir nehirde akıp gidiyorlar engin denizlere doğru. Düşlerin uslanmaz çocuğu gibi, gülümsüyor kimi zaman dudaklarım farkında olmadan.

Dalgın, batık bir liman gibi bırakıyorum gemilerimi ufuklara.

Aşkla, sevdayla, acıyla canlanıyor damarlarında dolanan kanın iksiri. Sihirli düşlerden bir mabet kuruyorum ak kâğıtların berrak yüreğine.

Onlar da olmasa ne yapardım diyorum kendi kendime atölyenin kapısından içeri kendimi attığımda. Yol boyunca dondurduğum dünya yeniden hareketleniyordur eminim.

Dışarının cazibesindense daha çok, evimin yalnızlığında masa başına geçiyorum. Düşlerimin taze yüzlerinden sıcak bakışları, buhar olup yok etmeden kendini yakalıyorum. Kalabalık düşlerin çerçevesini oluşturuyorum ve süratle içine doğru akıyorum. Asla hayatımda vazgeçemediğim düşlerim gerçekte bana sahip, ben onlara değil.

Düşler daima açık kalpli olmuştur bana ve her zaman ahenkli bir ahbaplık vardır aramızda. Aşırı bir çaba harcamam onlara varmak için. Onlar bana kapılarını ardına kadar açarak ödüllendirir beni.

Fikret Kızılok’un bir şarkı sözü geldi hatırıma, şöyle diyor;’’Düşler vardır satılmaz/Derin de anlatılmaz/Yüreklerden silinmez/Bazen de vazgeçilmez.’’

Ben de düşlerin vazgeçilmez olduğunun tarafındayım.

Yüreklerden silinmemesiyse, ne kadar yazıya düştüğüne bağlı gerçekte…

Düş olun…Düşlerle kalın…!

Etiketler : , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

1 Kere Cevaplanmış to “Kalabalık Düşler”

  1. 1
    rüzgar Says:

    ...
    Bilmiyor musun daha? Kollarından boşluğu
    fırlat soluk aldığımız uzaya;belki kuşlar
    daha derin bir uçuşla duyar genişleyen havayı.
    Evet, sensiz olmuyordu baharlar.Kimi yıldız beklemişti senden,onu farkedesin.
    Bir dalga yükselmişti geçmişte sana doğru;
    ya da açık pencereden bir kemen sesiydi
    kendini sunmuş.Ödevdi hepsi.
    Üstesinden gelebildin mi ama? Bekleyişle
    dalgın değil miydin hep,herşey bir gelecek sevgiliden haber verirmiş gibi?(Onu nereye koyup saklayacaksın,sana gelip giderken büyük,yabancı düşünceler,çoğu zaman gecelerken yanında.)
    ...



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank