content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

21 Ağu

İçten Selamlaşmayı ve Gülümseyişleri Özlüyorum…

Yaratılmışların içersinde akıl üstünlüğü ile en mükemmel canlı olarak yaratılmış olduğunun bilinciyle yaşamını idame ettiren saygıdeğer okurlar.
Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi Ünye ‘de yapılmış olmak için yapılan sözde festival ya da şenliklerden değil.

Bu yıl ikincisini düzenlediği özde şenlik açılışında geçmişe duyduğu özlemi daha evvel kaleme aldığı köşe yazısıyla dile getirirken aynı duygu ile hayatını idame ettiren sorumluluk sahibi insanların duygularına tercümanlık ettiğini düşündüğümüz Ünye merkez Burunucu-Çömlekçi Mahallesi sakini ve şenlik komitesi başkanı kaporta ustası gazeteci Arif Takıcı beyin konuşmasını Ünye ile birlikte ülke genelinde geçmişin saflığını, temizliğini sadeliğini hayal ederek yaşayan insanlar ve okurlarımızla paylaşmak istedik.

Düşünerek yaşayan sorumluluk sahibi 50 ve üzeri yaşta insanlar, yanlı ve yanlış idare nedeniyle göz göre göre özünden koparıldığını bizzat yaşayıp gördükçe, geçmişini, geçmişteki sıcaklığı, samimiyeti, dostluğu, ahbaplığı ah o eski şehrim, eski kasabam, eski beldem, eski köyüm, eski mahallem, eski bahçeli evlerimiz, eski esnaf ve sanatkârlar, eski ahbaplıklar, arkadaşlıklar, dostluklar ve komşulukları arıyoruz diyerek özlemlerini dost sohbetlerinde dile getirerek kendilerini avutmaktan öteye güçleri yetmezken,
İmdatlarına ülkenin her yerinde olduğu gibi Ünye de eli kalem tutan eskiye hasret gazetecilerden biri olan Arif Takıcı yaşadığı mahallesinde eskiyi ve sizleri mum yakarak arıyoruz dediği eskiye, eskinin dost canlı büyüklerinin küçüklere gösterdikleri sevgi ve şefkate vurgu yaptığı yazısında geçmişi yad ederek yaşamaya gayret sarf edenlerin duygularına tercümanlık edip, ebediyete intikal etmişleri rahmet ve şükranla yad ederek, eski insanlara ve eski Türkiye’ye olan özlemini “Çocukluğumu istiyorum ve özlüyorum” başlıklı eskiye hasret yazısında ne demiş, nasıl demiş, ne demek istemiş saygıdeğer meslektaşımız okuyalım ve görelim saygıdeğer okurlar.

Çocukluğumu istiyorum tüm berrak ve duruluğuyla!Hayır, hayır imkansız demeyin sakın!Hem imkansız deseniz bile hayallerime sınır koyamazsınız ya!..Biliyor musunuz, benim hayallerim bulutlar kadar özgür!..Sınırı galaksilerden ötededir!..
Ben asfaltta top oynadığım zamanı özlüyorum. TV sarmalından uzak.Kış gecelerindeki sohbetleri… komşuluk,akrabalık dayanışmasını.. Karşılıksız yürekten sevmeyi özlüyorum.

Ben domatesi ısırdığımda suyunun yanaklarıma sıçradığını,bostanın mis kokusunu özlüyorum.Özlüyorum işte var mı bir diyeceğiniz?.. Mahallemizdeki üstü kiremitli,önü bahçeli evleri özlüyorum.İçinde çeşit çeşit meyveleri olan bahçeleri özlüyorum. Belki de o komşu bahçelerinden birinden, şöyle çaktırmadan bir meyve yürütmeyi de özlüyorum.

Hanımcıkların, Bekir ustanın, Ellibeş’lerin,Hamdi ustanın, Adil ustanın, ilyasoğullarının, Muhtar İbrahim ağabeyin,Emin ustaların, Babuçoğullarının, Kocatoros’ların, hocaların,Mistepe’lerin ve daha aklıma gelmeyenlerle birlikte çömlek atölyelerini fırınlarını özlüyorum…
O fırınlara çömlek doldurmaya yardım edip, harçlık çıkartmayı özlüyorum.. birlikte çömlek atölyelerini,, fırınlarını özlüyorum… Makinede çamur şekmeyi,sonra topaç yapmayı özlüyorum..Fırın fayrap olunca mısır közlemeyi, o közde güveç pişirmeyi özlüyorum…
Ben içine lağım akmayan,koli basili olmayan otuz çeşit balık barındıran,pet şişeleri,naylonları sahile kusmayan denizimi özlüyorum.. Köprüden yalı kahvesi, Burunucu tarafına baktığımda o eski Ünye evlerini seyretmeyi özlüyorum…
Ben Rüya Sineması’na,Paşabahçe Sineması’na, Yeni sinema, Belediye ve Konak sinemasına gitmeyi özlüyorum..Amasya ve Karpuz elmasını, Hırtarış üzümünü özlüyorum.. Ben şimdi çocukların bilmediği çelik çomak oynamayı, pıtık oynamayı, guk oynamayı,birdirbir oynamayı,çamurdan araba yapmayı, pöyrekle oynamayı özlüyorum..

Top yanı ada arası istediğim her yerde kısa zamanda iki tavalık balık tuttuğum,”hatta o bollukta” Cemal ağabeyimin elle bile balık tuttuğu zamanı özlüyorum… Ben düğmesine bile oynarken kopçamı dikine sabitleyebileceğim toprak zemini özlüyorum…
Komşu teyzenin ”Gel oğlum,bize biraz dut silkele ”diye çağırmasını sonrada sergiye dut silkelediğim o zamanı özlüyorum.. Ben Patlangoç ağacından patlangoç yapıp mandalina kabuğu ile patlatarak oynadığım yılları özlüyorum..Ben annemin hurma balı ve mısır unundan yaptığı helvayı özlüyorum. Bileki ekmeğini üzüm suyu ile yapıp dilimlenerek yenilen o özel tatlıyı, cevizli kabaklı hurma balını özlüyorum..
Ben evimizde suyun, tereyağının,turşunun, salçanın çömlek kapta muhafaza edildiği, plastiğin olmadığı zamanları özlüyorum.. Ben anama , babama, yakınlarıma ve arkadaşlarıma kartpostal ve mektup yazdığım ve aldığım zamanları özlüyorum.. Ben selamlaşmalarda yüzlere yakışan yapmacılıktan ve riyakarlıktan uzak,o içten gülümseyişleri özlüyorum diyerek düşüncelerini okurlarıyla paylaşan meslektaşımızın yazısını kendisi gibi düşünerek yaşamlarını idame ettiren yazarçizerler ve bütün sorumluluk sahibi insanlarımız adına kanımızla imza atarak onaylarız diyor, saygılar sunuyorum.
Ahmet Yenin
İçten Selamlaşmayı ve Gülümseyişleri Özlüyorum…

Etiketler : , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank