content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

16 Oca

Hayatımızdan Ne Anladık?

Dostlarım;

Altmışlı yaşlara doğru yakınlaştıkça felsefe damarımız kabarıyor. Başlıyoruz; hayat ne, insan kim, sevgi, aşk, yalnızlık nerede, ülke ne zaman huzura kavuşacak, niçin her gün ölümler artıyor? Sordukça soruyoruz, koştukça da yoruluyoruz..

Yaşadıklarımdan ne öğrendik?

Ben, ilk 20 yaşı geçince, 20-40 arasını, kendini keşfetme, anlama ve yetkinleşme dönemi olarak alıyorum.

40-60 arasını üretkenlik dönemi diye adlandırıyorum,

Yazıp-çizdiklerimiz, söyleyip kitaplaştırdıklarımızın önemlice bir kısmı bu devrede ortaya çıkmıştır.

60 sonrasını da, yaşam, insan, sevgi, aşk, doğa, evren üzerine felsefe yapma, bilimin ve sanatın ortak bahçelerinde daha çok gezinip sonuçlar çıkarma dönemi diye görmekteyim.

Katılır mısınız?

Yoksa bana katıla katıla güler misiniz?

"Üretkenlik dönemimde" başlıca iki alanda çalıştım, yine de çalışmaya devam etmekteyim.

Birincisi, iktisat ve bu bağlamda kalkınma ekonomisi, yani "verimlilik ekonomisi" nin teori ve uygulama cephelerinde, çalıştık, araştırıp, yazdık, çizdik, konuştuk, anlattık..

Amacımız, ülkemizin sağlıklı biçimde kalkınması, adilce bölüşmesi ve toplumsal refahı arttırıp, hakca paylaşımlarla, gerçekten bağımsız, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olabilmesidir.

Bu alanda belki yeniden ama daha çok çalışıp ilerlemeliyiz.

İkinci çalışma alanım; edebiyattır.

İnsanın ve toplumun-ülkemizin dramını; denemelerle,yazılarla, öykülerle ve olanaklı olursa yazacağım romanlarla anlatmak..

Burada da amaç; insanı yüceltmektir, cesaretlendirmektir.

İçindeki iyiyi, doğruyu ve güzellikleri çoğaltmaktır.

Bu iki alanda, bilimin ve sanatın gelişen olanaklarını da izleyerek üretmeye, çalışmaya, toplumsal katkı vermeye devam edeceğiz.

Altmışlı yaşlar, elbette bu çalışmalara bir de felsefe boyutu ekleyecek, insan-toplum-doğa arasındaki karşılıklı ve etkileşimli(diyalektik) ilişkileri geliştirip güzelleştirmeye hizmet edecektir.

Siz de, yaşamınızın merdivenlerine bir bakın..

Dönemeçler nerede, nasıl olmuş.?

Yaşadıklarınızdan ve okuduklarınızdan neler öğrendiniz?

Mümkünsünse bunları kaleme de alın, yazın, kaydedin bir yerlere..

Her insanın bir öyküsü vardır, insan öyküsüyle daha anlamlıdır.

Yazın ki, bir gün sizin öykünüzden yepyeni hayatlar yeşersin, topluma karışalım..

Şairin dediği gibi;

"...Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana.."

Sevgiyle ve üretkenlikle kalın..

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

1 Kere Cevaplanmış to “Hayatımızdan Ne Anladık?”

  1. 1
    edozatar Says:

    Evet ülkemiz ne zaman huzura kavuşacak diye hep soruyoruz lakin her gün ölümler artıyor ve teröre her gün iki, üç ya da dört şehit veriyoruz çok yazık oluyor genç evlatlarınıza anaların yüreği yanıyor ve evlerine ateş düşüyor Ah be ülkem Şimdi her köşen ağlayan ANAYLA DOLDU.. yetim kalan masum yavruların suçu neydi? bilmiyorum(( her gün erken kalkıp haber izlerim her haberde de hep ölüm hep terör var bunlar olmadan gün başlamıyor bu duruma çok üzülüyorum içim yanıyor, yüreğim burkuluyor!! Ülkemiz ne zaman huzura kavuşacak bunu da bilemiyorum. Evet sevgili Halit SUİÇMEZ bey: ülkemizde haller böyle.

    Yaşadıklarımızdan çok şeyler öğrendik acısıyla tatlısıyla hızla geçen yılların değerini bilmek gerek aslıda. Bu konular da hayatımız da hep olmaktadır.

    Üretken üretkenlik bir işçi, fabrika, firma yada ekonomi tarafından üretilen ürünlerin seviyesi, değeri yada miktarı olarak nitelendirilmektendir.

    Verimlilik ise Hücrelerin zayıf ve tembel olduğu bir bünyenin güçlü ve dinamik olamayacağını biliyoruz ve yeni
    Dönem de; bizim, sizin, onların ve herkesin insanları eylemden alıkoyan, tembelleştiren ve pasifleştiren zehirli sözlerden uzak durması gerekiyor, yoksa verimlilik hücrelerimiz yok olup gidiyor.

    İnsanlık Hz. Mevlâna Celâddin-i Rûmini söylediği gibi Güzellik dilin altında gizlidir. Sükût, incelik, edep ve zerafet insanı her gittiği yerde sultan yapar..

    Sevgi ise Sevgi ne boğazda, ne mum ışığında ne yemek yemek, Ne de pahalı bir pırlanta demek. Sevgi; bir lokmada iki mutlu insan demek!

    Sevilmek mi? Sevilmek inanmaktır, Sevilmek yaşamaktır, Sevdiğini kendisi gibi, kendisinden de çok duyumsamaktır, Sevilmek sevdiği olmaktır Sevgide son yoktur.

    Yaşam mı yaşam, küçücük şeylerden var olan ve meydana gelen kocaman bir demettir.

    Aşk aşkında değerini bilmek gerek günün birinde hepimiz sonsuza dek susacağız onun için sevdiklerimize .. seni seviyorum .. demekten çekinmeyin!

    Evren de ise Evrendeki tüm varlıklar madde ve formdan oluşur.

    Felsefe ben sana bir elma versem, sen bana bir elma versen, bende bir elma, sende bir elma olur. Ben sana bir bilgi versem, sen bana bir bilgi versen, bende iki bilgi, sende iki bilgi olur bilgilerimizi ve sevinçlerimizi paylaşalım en doğrusuda budur.

    Bilim bilimde gözler sadece zihnin algılamaya hazır olduğu şeyleri görürmüş. Doğa da Pırıl pırıl bir gökkuşağını görmemiz için, önce yağmurun yağması gerektir.
    Değerli ve güzel yazılarınızı ve öykülerinizi bekliyoruz efendim kaleminize ve o güzel yüreğinize sağlık… Sevgi ve saygılarımla esen kalın…
    Evet ömür dediğimiz şey biz insanlara verilen bir armağansa eğer bu armağanın değerini bilmek gerek.

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank