content
21 Ağu

Gurur Tablosu: Kübra ÖZTÜRK

20 Ağustos Çarşamba günü izlediğim bir haber beni çok gururlandırdı. Haber spikeri göğsü kabararak şöyle diyordu."Kübra Öztürk satranç şampiyonasında Dünya İkincisi oldu."

Kübra Dünya Gençler Şampiyonasında bu başarısıyla hepimizin göğsünü kabarttı aslında. Gümüş madalyanın sahibi oldu.

Kübra 16 yaşında. Ankara'nın bir gecekondu semtinde oturuyor. Dar gelirli bir ailenin çocuğu. Satrançla ilkokulda tanışmış. Bulundukları mahalleye açılan satranç okuluna giderek geliştirmiş yeteneğini. Mahalleliler önceleri satranç kursunu kumar oyunları zannederek büyük tepki göstermişler, hatta kurs binasını taşlamışlar ama Kübra olanlara aldırış etmeden çalışmalarına devam etmiş. Azmin elinden hiçbir şeyin kurtulamayacağını da böylece kanıtlamış.

Kübra Öztürk Satranca 1998'de başlamış. İlk turnuvası Dünya Şampiyonluğu dalındaymış. Henüz sekiz yaşındayken dünya 44.sü olmuş. Bu başarı onu daha ileriye taşımış ve 9 yaşında Türkiye 3.sü olmuş. 1999 yılından beri 3 defa Türkiye şampiyonu, 2 defa Avrupa şampiyonu olmuş.

Bu başarılarından sonra da dünya ikincisi olan Kübra Öztürk'ün Dünya Birinciliğini de alacağına inanıyoruz.

Amerika Birleşik Devletleri Teksas eyaletinden kendisine burs teklifi geldi. O bu teklife cevap vermek için düşünüyor. Henüz karar vermiş değil ama olumlu yanıt vereceğinde kaderinin de değişeceğine inanıyor.

Halen Mamak Lisesi üçüncü sınıfta okuyor. ÖSS'ye hazırlanan Kübra satranç çalışmalarının yanında derslerini de ihmal etmiyor. İsteği avukat olmakmış.

Biz de başarılarının ve azminin hiç tükenmemesi için dua ediyoruz.

Ekranlardan Annesinin ve babasının onunla nasıl gurur duyduğunu izlediğimde bir ailenin evladıyla gurur duymasının ne kadar mutluluk verici olduğunu bir kez daha anladım ve duygulandım.

Teşekkürler Kübra Öztürk.
Çocuklarımızın yeteneklerini keşfedelim ve onları yetenekleri doğrultusunda yönlendirelim. Eğer bu yönlendirmeyi yapmakta zorluk çekiyorsak isteklerini destekleyelim. Bu tür faaliyetler çocukların zihin gelişimi açısından çok önemli.

Okullar kapandıktan sonra çocukların kimi yaz okuluna gönderildi, kimileri yaz kamplarına kimileri de yüzme, basketbol, voleybol kurslarına... Böylece yaz tatillerinde hem eğlendiler, hem de çeşitli spor faaliyetlerinde bulundular. Bu tür faaliyetleri fiziksel ve ruhsal yönden gelişimleri için elbette ki çok önemliydi.

Bu kurslar sadece tatillerde değil yıl içinde de veriliyor, ama tatillerde çocuklarımız daha müsait oluyorlar.

Her dönemde onların gizli kalmış yeteneklerini keşfedelim ve bu yeteneklerinden dolayı onlarla gurur duyduğumuzu ifade edelim...

Unutmayalım ki çocuklarımız hem bizim hem de ülkemizin gurur kaynakları ve geleceğidir...

Nur Ersen 21 Ağustos 2008

Nur ERSEN
www.birharf.net Genel Yayın Yönetmeni
www.beypazarihaber.com

Etiketler : , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank