content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

05 Eyl

Avrupa Politika Faizi Azatlımı Beklentisi Ne Durumda?

Avrupa politika faizi azatlımı beklentisi ne durumda? Ortadoğu da krizler devam edecek mi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere para girişi devam  edecek mi?

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere para girişi devam  edecek mi?Cuma IMKB ve genel olarak para piyasalarında tamamen olumlu bir hava vardı. Bunu sadece bir faktöre bağlamamak gerek. Özellikle bayram tatili boyunca ABD, Avrupa ve gelişmekte olan piyasalar ciddi yükselişler sergiledi. Bu esnada kapalı olan Türkiye piyasaları hem Türk lirasının değer kazanması hem de hisse senetlerinin değer kazanması sonucunu bu birikim sayesinde doğurdu. Birikmiş primler Cuma günü piyasalara yansıdı. Tabi güne CITIBANK’ın Türkiye ağırlığını arttır önerisi de önemli bir etken oldu. Bu bankaları da anlamak çok zor. En olmadık zamanda ağırlığı azalt risk var derler sonrada en olmadık zamanda al risk yok derler. Artık kimsenin bunlara inanası kalmadı..

Avrupa da politika faiz azatlımı yorumları;

Cuma akşam üstü çeşitli uzmanlardan gelen yorumlarla birlikte özellikle Gölge Konsey diye adlandırılan bazı ekonomistlerin oluşturduğu platform Avrupa da resesyonun atlatılabilmesi için Avrupa merkez bankasının faiz indirmesi gerektiği yönünde yapılan açıklamalar EURO’nun değer kaybetmesine sebep oldu. Bunun etkisi ile Dolar /Euro paritesi hızla gevşedi 1,42 seviyesine çekildi. Tabi pariteler ile endeksler arasında ciddi bir korelasyon var. Bu gelişme ışığında ilgili borsalarda ciddi haftalık yükselişlerini kar realizasyonu için fırsata
çevirdiler.

Gölge Konsey,  EURO bölgesinde deki ekonomik gelişmeler, ve para politikalarını izleyen ve her ay bunları açıklayan 15 itibarlı ekonomist ve fon ve portföy yöneticisinden oluşuyor. Bu konseyi oluşturan uzmanlar Avrupa da yaşanan ekonomik yavaşlama ve sıkıntıların ancak faiz artırımı sürecini tersine çevirince aşılabileceği söylüyorlar. Zaten bakınca buradan da Avrupa’nın faiz artırımında yada faiz seviyesinde değişiklik yapmama yönündeki politikasında yetersizlik görülüyor. Durgunluk hatta ekonomik gerileme önüne geçebilmek, ekonomiye taze kan akıtabilmek ve en önemlisi rakip ekonomilerinde düşük faiz politikası ile mücadelede AMB’nin de düşük faiz politikasına dönmesinde fayda var. Bu yıl yapılan iki faiz artırımı tersine çevrilmesinde gereklilik tabiî ki sadece bu politikalarla sınırlı olmamakla beraber mali teşviklere baş vurmayı uman siyasilerinde ellerinin bağlanmış olduğu da bir diğer sebeplerdir. Sene onuna kadar bir miktar politika faizlerinde gevşeme beklentisi Euro’nun da değerlenmesi önüne geçebilir. Bu durumda Avrupa bölgesi düşük faiz politikası ile üstünlük sağlamaya çalışan ve kur savaşı güden diğer gelişmiş ekonomilere karşıda bir hamle yapmış olabilir. Mantıklı bakınca bu sürecin gerçekleşme olasılığı daha yüksek gibi duruyor. Özellikle kötü performansı iyice ortaya çıkan ABD ekonomisi düşük faiz politikasını 2013 e kadar devam edeceğini deklare etmesi Avrupa Merkez bankasının da bu yönde baskı altında tutuyor. Faizlerde düşüş beklentisinin ortaya çıkması ile Euro para biriminin diğer para birimleri karşısına bir miktar değer kaybetmeye başlaması da normal olacaktır. Bu yüzdem 8 Eylül de gerçekleşecek AMB faiz kararı çıkabilecek toplantısı önemli olacaktır.

Sonbahar Avrupa için kritik bir dönem. Özellikle para politikaları ve bankalar açısında sonbahar önemli bir dönem. Avrupa kökenli yeni bir olumsuz dalga gelebilir. Türkiye artık bu sarmalın dışında kendini tutabilir ama Türkiye’nin de kendince bazı hassas konuları var ama 1 ay önceki fırtına gibi bir dalgalanmada mağdur olunmasından ziyade daha çok kısa dalgalı sıkıntılar kendini gündeme getirecektir.

Kurlardaki artışın etkisi ihracat da rekor sonuçlara sebep oldu. Eylül ve kalan aylarda ihracat mevcut temposunu korursa daha önce 132 Milyar USD lik ihracat rekoru geçilecek gibi görünüyor. Tabi kurların rekabetçi ortamda ihracata destek vermesi yanında kura dayalı borçları olan kurum ve şahısların kendini koruması da önemlidir. TL/ USD kuru

İsrail ‘e beş yaptırım kararı ve Doğu Akdeniz de Seyrüsefer güvenliği.

İsrail zulmünü hafife alan BM raporuna tepki olarak Devlet adına dış illeri bakanının açıkladığı Çeşitli önlemler içinde en dikkat çekici olanı “Doğu
Akdeniz’de en uzun kıyısı bulunana sahildar devlet olarak Türkiye Doğu
Akdeniz’de seyrüsefer serbestisi için gerekli gördüğü her türlü önlemi
alacaktır.” Bir çok uzman bu maddenin sıcak çatışmaya kadar varabilecek bir
gerginliğin ön habercisi olarak yorumluyor. Zaten 12 mil kıta sahanlığın
dışında çok daha geniş bir alanı güvenlik alanı olarak tutan İsrail bu
sınılarını 50 deniz mili çevresine kadar çıkarıp her türlü denizcilik
faaliyetini kontorl altında tutuyor. Doğu akndeizde en fazla kıyısı olan
Türkiye bu durumda daha fazla seyirci kalamazdı. Bu unsurlarda önümüzdeki dönem bölge üzerinde yatırım kararlarına etkili olacaktır.

Arap baharı Yahudi fırtınası olur mu?

Dün gece İsrail de 300 Bin kişi ekonomik gelişmeleri ve hükümet politikalarını eleştiren gösterilere katıldılar. Yaz başı orta sınıfın desteklediği protestolar hız kesmiyor. Belli ki hayat pahalılığı, ekonomik sorunlar,  toplumsal
gerginlikler bölgeyi geriyor.  Netanyahu’yu bekleyen sadece Türkiye stresi yok. İç politikada da tıkanan Hükümeti dış politikada şahin olmaya zorlar mı bilinmez ama bir Yahudi baharı da kapıda gibi duruyor.

IMKB de beklentiler;

IMKB para girişi devam etse de hafta başı uluslararası piyasaları anlayarak bir bekleme sürecine girebilir. IMKB 100 endeksi Kısa haftayı 55375 seviyesinde kapadı. Yeni hafta durgun başlamasını beklediğim IMKB’nin teknik olarak 58500-59200 seviyesine doğru hareketlenebileceğini görebilmekteyiz. Bunun yanında gelişmekte olan ülkeler apara girişinin devam edip etmeyeceğini de görmek gerekir. IMKB100 endeksinde destekler 54100-53800 şimdilik çalışır gibi duruyor.

TL,

TL ve Döviz kurları da gelişmekte olan ülkelere olan akışın durumuna bağlı. Hisse senedi fiyatlarında olduğu gibi kurlarda da seviyeler Türkiye ve benzer Hindistan, G.Kore, Meksika, Brezilya gibi ülkelerin piyasalarına girişler etkili
olacaktır. Bu ülkelerin para birimleri de para girişleri ile değerleme sürecinde olduğu için aynı şekilde TL’nin de değer kazanma sürecine girip girmediğini bu gelişmeler ışığında anlayabiliriz. TL ABD doları karşısında 1,70 TL seviyesinde işlem görüp görmemesi ile genel seyrini belirleyecek gibi duruyor. Şu an ki 1,74 -75 seviyesi her ne kadar EURO/USD paritesinden kaynaklansa da genel seviye ve kur sepeti 2,11 seviyelerde yüksek seyretmeye devam ediyor. Ortadoğu isyan ve gerginlikleri tansiyonu yüksek tuttuğu sürece TL diğer para birimleri karşısında değersiz durumunu koruyacaktır.

ALTIN,

Altın uzun vadede koruma ve değer kazanma aracı olarak önemini koruyacaktır. Özellikle faiz azatlımın etkin olacağı bir dönemde enflasyondan y-korunma aracı olarak altın ve benzeri değerli metaller öne çıkacaktır. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi altın trendlerini takip edip sat al yağabilirsiniz, kısa vadeli düşüşleri görebilirsiniz ama uzun vadede istikrarlı bir getiri elde etmek mümkün. Özellikle 2 yıl boyunca tasarrufların bir kısmını bu enstrümanda
tutmak doğru olur diye düşünüyorum

NOT: Bayramlı yaz günleri ve yoğun memleket ziyaretleri 15 yıl boyunca devam edecek. Trafik gibi yoğun yolcu akışı gibi konuları 15 yıl süresince daha etkin planlamak ile ilgili kurumların vizyonu olmak zorunda. Bugünden uyarımızı yapalım. Bu durumda 15 yıl boyunca iç pazarda havacılık, ulaştırma, bayrama bağlı diğer perakende ve satış organizasyonları canlı olacaktır.

Faruk BAKAÇ

farukbkc@gmail.com

Etiketler : , , , , , , , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank