content

ikradan-mahyaya-aydinlanma

01 Ağu

Dindar Logolu Erkekler

(En Büyük Oyun Kurucu Tanrı’dır)

Değerli okurlarım, “sizin yanlış-doğru yaşam felsefeniz ve din anlayışınızla oynamayı aklımın ucundan bile geçirmiyorum.” Zamanında bu ve benzeri düşüncelerle gereğinden fazla uğraştım.

Didindim, çırpındım, uykularımı kaçırdım.

Bir zamanlar, üniversite kapılarından “Aşağılanarak geri döndürülen başörtülü kızlara” çok üzülürdüm. Hatta onlardan yığın yığın tanıdıklarım, arkadaşlarım vardı. Bende onları o zamanlar yakından tanımıştım. “Zamanla da kolay kolay çoğu dindar erkeğin kabul edemeyeceği” gerçeklerin farkına varmıştım.

Kamusal alanda başlarındaki örtüyle aşağılanan o kapalı kızları aslında en çok bizler aşağılıyorduk.

Evlerinden dışarıya çıkmayan, “hiçbir iletişimde rol hakkı olmayan, perdeler arkasında bir kukla gibi oynattığımız” bu kadınlar; “dindar logolu bazı erkekler” için sadece “yemek”, “içmek” ve “evcilik oynamak” malzemeleriydi…

Yaşamın çoğu alanlarında “edilgen bir partner” gibi kullanılan bu hanımefendiciklerin büyük bir oranının istediği gibi bir cinsel hayatı yaşayamadan, 3-5 çocuk sahibi olduklarına hepiniz şahit olmuşsunuzdur.

Çok az dindar kız kendi istediği bir hayatı yaşayabiliyor, özgür iradesiyle ideallerini gerçekleştirebiliyordu… “Erkekle kadın arsına konan bu derin uçurumdan uzun süre bende nasibimi almıştım. Kafalarımızın içinde tüm özgürlükler yer ile bir edildikten sonra” hangi konuda sağlam düşünebilirdik ki zaten…

Bence o başı kapalı diye üniversite kapılarından, askeriye alanlarından, devlet kapılarından aşağılanarak püskürtülen kızlarımız için bu durum hayatlarında karşılaşabilecekleri en güzel kovulmaydı. “Çünkü bu sayede ebeveynleri bu kızları yurtdışına gönderme imkanı buldular. Binlerce kapalı kızlarımız yurtdışındaki kültürü tanıdı, özgürlüğü gördü, özgüvenini tamir etti. Böylece kapalı kızlar için planlanan zulüm bir rahmete dönüştü.” Bu işkenceyi yapan çoğu beyinsizler acaba bunu hiç düşündüler mi?..

Şimdi adını hatırlamadığım bir Hollywood filmindeki Amerikan futbol koçunun sözü tamda buraya şak diye oturuyor: “En Büyük Oyun Kurucu Tanrıdır.” Tıpkı Atatürk gibi… Atatürk’ü de dindar camianın belli bir kısmı her zaman “deccal” ve “İslam düşmanı” olarak tanımlamıştır.

Dudaklarında sahte bir Atatürk sevgisi olsa da, samimi olarak yürekten seven bir dindar grup ben daha görmedim…

Ama sonra anladım ki Atatürk’ün İslam’a yaptığı hizmeti hiçbir babayiğit yapmamıştır. “Osmanlıyı rezil eden, İslam ahlakını yerlerde süründüren, medeniyetin önünde bir kara set gibi duran bağnaz anlayışı gerektiğinde asarak keserek silen Atatürk, yeni bir İslam anlayışı olan yeni bir neslin önünü açmıştır.” Medrese, tekke ve zaviyelerde oburluk yapmakla meşgul, dini kullanan (samimi müminleri paranteze alıyorum) bu sahtekar tayfayı memleketten silen “Atatürk ile İslam ilişkisini en güzel anlatan, Çukurovalı Yazar Ekmel Ali Okur’un “Atatürk’ten Özür Diliyorum” adındaki kitabını bu vesileyle herkese tavsiye ediyorum. D&R - Kitap | Adem Özbay | Aşka Gittim Dönmeyeceğim sayfa 31

Eğer bu dini devrimler olmasaydı o ham softa medrese kafası ile İslam bu topraklarda sürdürülseydi gerçekten vah halimizeydi.

Sonuç olarak “cemaat”, “tarikat”, “şeyh”, “mürit”, “mürşit”, “İrancılık”, “Dar-ül harp”, “Hanefi”, “Şafi”, “Maliki, “Hanbeli”, “Alevi”, “Sunni” burgaçlarında zihinleri ve kalpleri defalarca iğdiş edilen, iki, üç neslin ortasında kalan bizler için din işleri hep sığınmak istediğimiz bir kaleydi.

“Gerçek ve samimi dindarlara selam olsun.”

Rahmet ve “Kur’an Ayı “Ramazan” Dünya İnsanlık Ailesine “huzur” ve “barış” getirsin..

ATATÜRK KÖŞESİ

Samimiyetin lisanı yoktur o gözlerden ve sözlerden anlaşılır…

DÜŞÜN-TAŞIN

Eşekleri semeriyle değerlendirme, aksesuar her zaman yanıltıcıdır...

GÖNDERMELER

-Adana Valisi İlhan ATIŞ’ın kent merkezi dışında en ücra köylerde bile hizmet farkını fark ettirdiğini biliyor musunuz?

-Geleneksel Ramazan Davulu Çalanların davuluna ele konularak 154 lira para cezası ödeyeceğinden haberiniz var mı?

-Allah Rasülünün veda haccında 100 bin, cenazesinde ise 16 kişi olmasının hikmet ve sebebini biliyor musunuz?

- En büyük ramazan şenliğinin Adana’da gerçekleştirildiğinden haberiniz var mı?

-Kentimizin ünlü bürokratlarından Remzi Oğuz Yılmaz’ın tekrar Özel idaredeki görevine iade edildiğini duydunuz mu?

-Fakirlerin, yoksulların ve garibanların derdine derman olmayan zenginlerin tuttuğu oruç’un afyondan daha beter bir uyuşturucu olduğunu bilmeyen var mı?

-Seyhan Barajında balıkçıların ağlarına takılan uzun namlulu silahlara ait mermilerin şaşkınlık ve kuşkulara neden olduğunu biliyor musunuz?

-Bundan böyle yazılarımın interaktif köşe yazarları gazetesinde www.bilgiagi.net geniş bir okuyucu kitlesine ulaştığından haberiniz var mı?

-Karadeniz Kitap ve Kültür yolculuğumuzu sonlandırıp Adana’ya döndüğümü duydunuz mu?

-Milletvekilimiz Özgümüş’ün, huzur hakları konusundaki çıkışıyla siyasetin etik temele dayalı yapılanmasına bir “çıngı” ve “ümit” olduğunu biliyor musunuz?

-Gerçek İsim ve soyad belirterek gelen tüm yorumlara mertçe cevap verdiğimi bazı rumuz ve artniyetli eleştiri sahiplerini(özgürlük öldürmenlerini) muhatap alıp adam yerine koymadığımı biliyor musunuz?

Etiketler :

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank