content

ikradan-mahyaya-aydinlanma

14 Eki

Hazret! Kılıçdaroğlu

Ülkemizin son 37 yılın siyasetini yakından takip ediyorum. Çok istisnai durumlar dışında iktidar ve muhalefet en hayati konularda bile bir araya gelmemenin gerekçelerini öne çıkarırlar.Biri diğerinin en haklı olduğu konularda dahi bunu nasıl sabote edeceğini planlıyor.

CHP hala öyle…

Hatırlayın,

Ülkenin başına musallat olan ETÖ davasında ana muhalefetin bir önceki genel başkanı “avukat” olmaya can atmıştı. AB görüşmelerinde ülkenin kamburları düzeltilirken “vatan hainliği” suçlamasına varacak ithamlarda bulunuyordu muhalefetimiz. Parti kapatma davalarında dahi savcılar karşı partinin argümanlarını kullanıyordu. Genel başkanlar da “Ankara’daki hâkimleri” alkışlıyordu.

Kürt sorununda da durum değişmedi. 60 bin insanımız öldü ama muhalefet hep “iktidar bir yanlış yapsa da vatan haini desem” pususundaydı. Öyle ki, çözüm adına hangi adım atıldıysa muhalefet tarafından “bölücülük, teröre prim, vatan hainliği, şehitlerimizin kanı” gibi hamaset dolu retorik kullanılarak engellendi.

Sonuç;

Son 30 yılda 60 bin insanımızın can kaybı, 500 milyar doların heba edilmesi, demoralizasyonla gelen (sin)enerji kaybı, ülkenin yatırım, kalkınma alanında istediği seviyeyi bulamaması ve en önemlisi kardeş halkların her gün birbirini biraz daha ‘öteki’ görmesi gibi telafisi imkânsız bir noktaya geliş…

Eğer iktidar, muhalefet ve diğer kesimler akan kanın durması için bir araya gelmeyecekse kimse bunu bana ‘vatan, millet, bayrak, ulus, Atatürk’ gibi hamasetlerle açıklayamaz. Dünyanın orta düzeyde de olsa gelişen bir ülkesi bu ayıpla yaşayamazdı, ama biz hala bu ayıbın ayıp olduğunu kabul etmiyoruz ve “ülkenin itibarı, asil millet, şehit kanı” gibi karşılığı kan ve gözyaşı olan nutuklarla övünüyoruz. (CHP’nin bu halka tek kazancı! kuru, boş, hiçbir karşılığı olmayan övünmedir, böbürlenmedir, kibirdir. Yoksa “bir Türk dünyaya bedel” sözü onca yıldır dillerde amentüye dönüşebilir miydi?)

Gelişmiş demokrasilerde bu tür sorunların çözümü için ana muhalefet çok önemli ve yapıcı roller üstlenir. Ya bizde öyle mi? Bizde bir ‘çözelim’ diyor CHP, bir gün sonra diğer sözcüsü oluşan olumlu atmosfere zehir enjekte etmek için elinden geleni yapıyor.

CHP önce Ak Parti, sonra MHP-BDP ile bu sorunu konuşup, çözüm için beraber hareket edeceğini duyurmuştu. Ak Parti Genel merkezinde gerçekleşen liderler zirvesinde konu ile ilgili görüş teatisi ülkede çok olumlu bir hava estirmişti. MHP de görüşmeleri âdeti veçhile ihanete vardırıcı ifadelerle olumsuzlayarak “kan” dedi. MHP’yi anlıyorum, “kardeşkanına bağlı hortumu” kesilince ne ile siyaset yapacak? Komünizm tehlikesi de yok.

Daha önce de yazmıştım, bir ülke -Türküyle Kürdüyle haşa milletimizden- deliler kampına dönse yaklaşık 30 yılda, on bin doksan beş (10095) günde binlerce kez uygulanan yöntemle bir sonuç alın(a)mıyorsa yöntem değişikliğine gidilir, velev ki bu yeni yöntem yanlış çıksa da. Ama CHP her defasında değişikliklere MHP ile beraber İHANET! diye karşı çıktı. Örnek mi?

Sayın başbakan 2005 Ağustos’unda Diyarbakır’da “…bu sorunu demokrasiyle, insan haklarıyla, özgürlükle çözeceğiz” dedikten hemen sonra MHP başbakana bir kamyon çakmak fırlatmıştı. PKK Genç’te tren bombalayınca avuçlarını ovuşturan Baykal dönüp başbakana “hadi bakalım, demokrasi ve insan haklarıyla çözeriz diyordun, buyur, demokrasiyle çöz de görelim” diye çıkışmıştı.

Ama Kılıçdaroğlu bu ilkbaharda “sorunu çözelim” diyerek kamuoyunda ‘acaba’lı bir ümide sebebiyet vermişti. Ne yazık ki çok geçmeden CHP’liler silahların ebediyen susması için başlatılan ‘Oslo görüşme notlarını’ toplumda yeşeren olumlu havayı bozmak için kullandı. Oslo görüşme notlarını ‘PKK ile yapılan mutabakat metni/belgesidir’ diyerek kamuoyunu galeyana getirmeye çalışması aslında alışageldiğimiz CHP’nin ta kendisiydi.

CHP bugüne kadar hiç bir konuda inandırıcı olmadı. Ben Ak Parti yetkilisi olsam bundan böyle CHP halkın önünde söz vermediği sürece, isteğini kamuoyuna net, berrak bir şekilde açıklamadığı sürece onunla hiçbir konuda görüşmezdim. Sen hem “bu sorunu çözmek için varım” de, 8-9 Eylül’de bu konuda kurullarının da çalıştığını duyur ve sonra ‘sadece ve sadece başbakan zorda kalsın’ diye “Oslo görüşmelerinin belgesi” diye görüşme notlarını ihanet olarak ilan et. Bu olsa olsa siyasi kaypaklıktır, başka bir şey değil.

Böyle ana muhalefet mi olur?

Böyle çapsız, donanımsız –geçtim liderlikten- parti genel başkanı mı olur? Hesap uzmanı ama siyasi hiçbir hesabı tutmayan biri partinin başında kalır mı? Uluslar arası ilişkileri bilmez, ekonomiden anlamaz, siyaset öğrenmemiş, devletin kuruluşunu ve kurucu aklını bilmez… yok böyle şey…

Ama Allah var, bu CHP’nin başına değil Kemal Kılıçdaroğlu, hazreti Kılıçdaroğlu da geç(iril)se ‘monşer/yerli olmayan’ mantaliteyle bu parti iktidar olamaz, yapılsa da halka bir yararı olmaz. Çünkü kuruluş amacı itibariyle CHP için halkın menfaatleri beş paralık bir değere sahiptir. Daha doğrusu CHP’nin gözettiği halkı yoktur, devleti vardır; halkı köle gören devleti. Bunu halk da çok iyi biliyor ki siyaseten CHP’nin iki yakasının bir araya gelmesine desek vermiyor.

Ama maalesef parlamenter demokrasilerde ana muhalefet diye bir paye var ve bu ülkenin de ana muhalefeti CHP, bu ülke nasıl düzlüğe çıksın? İşi sadece hükümetlerin milletin yararına teşebbüslerine TAKOZ olmak olan bir ana muhalefetten ne hayır gelir?

Aynı CHP’nin genel başkanı Suriye konusunda akıl tutulması yaşıyor. Esad’ın yanında yer almayı ana muhalefetin olmazsa olmazı gören Kılıçdaroğlu, Beş saat/metre sonrasını görmeyecek bir basiretsizliği muhalefet sanıyor.

CHP’nin halkı düşündüğü yok.

Desen ki CHP’ye;

Gel medeni olalım,

-Hayır, modaya uyalım diyecek.

Batının insan hakları normlarını alalım deseniz,

- Hayır, kıyafetlerini alalım,

Bize yakışan medeniyet kurmak derseniz,

- Hayır, bize medeniyet değil laikliği korumak yakışır,

Biz halk için çalışmalıyız dediniz mi?

- Hayır, halkı devlet için çalıştırmalıyız diyecekler.

Bu örnekleri eğlence olsun diye değil, hükümetin talepleri ile CHP’nin karşı taleplerinin korkunç farkını izah etmek için veriyorum. Ama kahretsin, CHP olmadan da hayati meselelerin çözümü bu kadar zor işte.

Twitter: @ahmetay_

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank