content
13 Eyl

Yaşamın Sunduklarından Az ve Öz (III)

Valizinizin İçindeki "Siz"le Yolculuğunuz!

Yaşadığınız şehrin, karmaşasından bir pencere açıp uzaklara gitmek istersiniz; sanki gittiğiniz yere kendinizi götürmüyecekmisiniz, gibi. Ne kadar uzaklara gitseniz  de hep sizinledir anılarınız...Çantanızı , bavulunuzu hazırlar, içinde kaybolduğunuz dünyadan uzaklaşmak, ardınıza bile bakmamak... Gibi kararlar almaya çalışırsınız bunaldığınızda...

Kimi zaman sıkıntınızı, kimi zaman mutluluklarınızı anlatıp paylaşırsınız aslında içinizdeki biriktirdiklerinizin hikayesidir. Anlatılanlar ya da yaşananlar arabada giderken baktığınız yolların değil sizin hikayenizdir...

Kimi zamanlar da dilediğiniz şehirlere, köylere, ülkelere özgürce gidebilmektir...

Her yolculuğun birer hikayesi vardır. Yol hikayeleridir bunlar... Bazen bu yol  çok uzun bir yol olur bazen de yaşadığınız kentin sokaklarına atarsınız kendinizi. Her zamankinden farklı bir yer olsun istersiniz. Hep tabiata koşarsınız, doğa çare gibi gelir size. Kafanızı dinlemek istersiniz. Çiçekten, böcekten, ağaçtan, soluduğunuz havadan medet umarsınız yani saf olan ne varsa onlar çare gibi geliyor size... Kimi zamanlarda da tanımadığınız çocukları seversiniz... Çocuklar hep mutludur çünkü.

Tanımadığınız hayatların içinde bazen yaşlı bir teyzenin, yaşlı bir amcanın konuşmalarında buluruz kendimizi... Onlar bişeyler anlatır siz birşeyler sorarsınız... Hep yaşanmışlıklar bunlar...

Bazen şarkılarda ararsınız teselliyi... Ruhunuza dokunan ezgilerde, sözlerde kaybolursunuz. Camda size bakan yüzünüz şekilden şekile girer sanki bir tiyatro sanatçısı gibi... Mutlu, mutsuz...

Yoldaysanız yol boyunca yapılan hayat analizleriniz yaşamınızın üzerinden bir film şeridi gibi geçer; sanki hayatınızın özetini çıkartırsınız... Düşünürsünüz geçen yollar boyunca bazende mutlanır uyursunuz.

Uzun yol dediniz, uzun bir yola çıktınız... Uzun yollar... Keyifliyseniz giderken yol hiç bitmesin istersiniz. Eğer keyifli değilseniz, gitmek istemiyorsanız o yol tam bir çiledir...

En çokta şu cümleleri duyuyorum: '' gidip dönmemek, gelipte görmemek.'' Anlam veremiyorum neden? Gittiğiniz yere düşüncelerinizi götürmüyecek misiniz? Uzun yollar, kimimiz sevdiğimize kavuşmanın özlemi, kimimiz ailemize, kardeşimize, dostumuza, arkadaşımıza özlemle doludur içimiz...

Bazen de başka bir şehirde hayat kurmak ya da hayatı devam ettirmek...

Yaşamak hayatı her rengiyle, acısıyla, tatlısıyla...

Gurbet tecrübesi olanlar çoktur. Aslında yeni insanlar, yeni hayatlar, yeni kültürler, tanımak, yeni yerler, yeni tatlar keşfetmek, yenilik ne güzel, kendini yenilemek, tazelemek, arınmak...

Yaşanılan her duygu ve düşünceyi çok daha ağırlaştıran acıyı ve sevinci  karmakarışık yaşatan duygu yoğunlaştırma ortamı değilmidir?

Gurbetlik zordur, hem de çok zor!... Kültür denen şeyin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan daha kolay olmuştur belkide ne olmadığını anlamak. Uzak diyarlar için içimizde yaşattıklarımız, biriktirdiklerimiz, umutlarımız, hala taptaze, ama bir dost sesinin sıcaklığına hasret kulaklarımız... Ve bu satırları yazarken çok eski bir şarkının şu dizeleri gibi

*Gurbete kaçacağım, o lacivert ülkeye,

O hüzün denizine, uzayan iskeleye...

Kopup yanlızlığımdan, kopup sonsuzluğumdan,

Gurbete kaçacağım, o kimsesiz ülkeye...*

Estrella De Mar

Burda yazıma virgül bırakarak bir sonraki yazımda yazıma kaldığım yerden devam edeceğim devam edecek olan yazım yine gurbet temalı olacak...

Saygı ve sevgilerimle...

Etiketler : , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank