content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

30 Oca

Uyu Köyüm Uyu

İnsanlar nasıl bu kadar saf olabiliyor akıl alır gibi değil, inanmak gerçekten zor. Her seferinde yazdım. Hatta o kadar çok yazdım ki üst üste,  bazı arkadaşlar hep aynı şeyi yazıyor olduğumdan şikayet etmeye başladılar ama boşuna uğraşıyorum anlaşılan çünkü hiçbirşey değişmediği gibi herşey daha da kötüye gidiyor.

Bu topraklarda 1970’lerden beri hemen hemen herşeyi abd – israil yapar, yapagelmiştir; hemen hemen herşeyi.

Ekonomiyi abd yönlendirir, derin devleti, siyasi mafyayı, bdpkkyı  israil ve beraberinde  - zaman zaman değişen – ortaları yönetir, yönlendirir.

Hikaye 2. Dünya Savaşı sonrasında başlar.

Abd dünya rezervlerinin – özellikle su ve petrol – yok olma olasılığına karşı büyük ortadoğu projesini geliştirir. Bu planın en önemli ayaklarından biri dünya yahudilerini arap topraklarına yerleştirmektir ve bu bir şekilde başarılıp günümüz ortadoğusu yaratılır. Bölgede o kadar çok kan akar ve İran’daki devrim – abdnin tüm uğraşlarına karşın o kadar etkili olur ki abdnin saddamı İran’ın üstüne saldırtması, her iki tarafa da silah satarak İrangate skandalını gerçketeştirmesi bile İran’I durduramaz. İran hala İslamiyet’in yüz karası, abdnin baş düşmanı, cahaletin yaşayan kanıtı olarak olduğu yerde durmaktadır. Bu arada soğuk savaş alabildiğine devam etmektedir. Abdnin bu planını  bilen sscb bu planın önemli bir ayağı olduğunu bildiğiAfagnistan’a girer ama bu büyük bir hatadır çünkü bu hareket abdnin işine yarar. Bölgede din örgütlenmesini için elinden gelen yardımı esirgemeyen abd, Taliban oluşumunu sscbye karşı destekler görünse de başına bela olmasını engelleyememiştir. Taliban’I yok etmek ve Afagnistan’ı işgal edebilmek için 11 Eylül saldırısını kendisi planlamış olmasına karşın, Afganistan’ı işgal ettikten sonra Taliban yok olmamış ama abd istediği kaynaklara ulaşmıştır ve şu anda da bu kaynakları dibine kadar kullanmaktadır.

Tüm bunlar olurken – plan gereği – abdnin o zamana kadar sonsuz destek verdiği saddamın koltuğu, 70’lerden itibaren abdye yerleşmiş olan kürt lobileri tarafından cani ilan edilmesiyle sallanmaya başlamış, planın çok önemli bir parçası olan Kuzey Irak’ın saddam kontrolünden alınması için kürt aşiretlerle işbirliği edilip sudan sebeplerle körfez savaşları yapılmış – ki bugüne değin abdnin yaptığı tüm savaşların giderleri diğer ülkeler tarafından dolaylı olarak sağlanmıştır – ve saddam devrilerek bugünkü kukla kürt devleti kurulmuştur.

Bu planın Türkiye ayağı ise 1950’lerde başlamış, İsmet İnönü gib büyük bir güce karşı durabilmesi için Celal Bayar ve özellikle Adnan Menderes açık bir biçimde desteklenmiş, dönemin aydın Cumhuriyet’çileri ne kadar karşı çıkarlarsa çıksınlar, destek her alanda ve her pahasına devam etmiş, aydın kadrolar sağ – sol manevrası ile yok edilmiş ve 1980’de tamamen abdnin emriyle faşist kenan evrene faşist darbe yaptırılmış ve ipler Özal aracılığı ile hemen hemen tamamen abdnin eline geçmiştir. Ama bundan once soğuk savaşın çok yoğun olduğu yıllarda – özellikle sovyet Rusya Afagnistan’a girdiketn sonra – abd ünlü yeşil kulak teorisini geliştirmiştir. Yeşil kuşak teorisine gore sovyet Rusya komünisttir. ( komünizm kendi başına bir rejim asla ve asla olamaz ama hem abd hemde onun Türkiye’deki uşakları, başta Özal olmak üzere, bunu dibine kadar kullanmışlardır) Komünizm cahil olan halka Allah’sızlık olarak anlatılmış, bu halkın karnının en yumuşak yeri olan din ve buna bağlı cinsellik komünistlerin Allah’sız ve ahlaksız oldukları doğrultusunda bir güzel devşirilerek itina ile bu cahil halkın damarlarına zerk edilmiştir. Ortada Özal gibi yetenekli, akıllı, becerikli bir adam olmasına karşın 70’lerde planın asıl ucu olan Necmettin Erbakan ve O’nu sonsuz destekleyen  (50’lerde hortlatılan ) tarikatlar, 80’lerde Özal’ın çatısı altında ( özellikle nur cemaati ) iyice güçlenmiş, Özal’ın ani ölümü ile abdnin işi çiller, Ecevit, Mesut Yılmaz gibi kuklalarla çok daha kolaylaşmıştır. Türk aydını 80’lerde faşist baskının ve işkencelerin de etkisiyle ya paraya yönelmiş, ya yurt dışına kaçmış ya da Türk – İslam sentezinde boğulmuştur. Hapishane köşesi ve işkenceden yılan aydın kafalar iyice yolunu şaşırıp, dağılıp gitmiştir.

90’ların sonuna gelindiğinde ise 40 yıllık emek ve çalışma sonucunu vermeye başlamış, yerel yönetimler başta olmak üzere, müthiş beyin feto efendinin ortaya attığı turban düzmecesi iyi tutmuş ve bu rüzgarı arkasına alan SAHTE İSLAMİ hareket var gücüyle iktidara koşmuştur. Koşarken çeşitli hatalar yapmış olan hareketin günah keçisi artık iyice yorulmuş ve yıpranmış olan Necmettin Erbakan olmuş, yeni neferler yeni bir yüzsüzlük ile abd –israilin oyununun son perdesini sahnelemeye başlamış, 40 yıldır kendi Allah’ları, kendi İslam’ları ile uyuttukları halkın desteğini de alarak Atatürk gibi bir aydını parça parça etmeye başlamışlardır.

Ermeni soy kırımı şaklabanlığı ve orhan pamuk kuklası, sezen aksu ve kürk, feto, pop müzik uyuşturucusu, kürt devrim hareketi adı altında en kanlı ihanet, basın sektörünün yüz karası, Ali Kemal’ler ordusu, hakaret bile etmeye tenezzül edilemeyecek kadar hayasız bir gazete ( ne yazık ki adı bu ) adı altında bir sürü ihanet,  iyice yere çökertilmiş, heryeri kanayan Cumhuriyet’ten çakallığını esirgemeyerek, kara yüreğini alabildiğine Türkiye Cumhuriyeti’nin kanına batırmış, beslenmektedir.

Özellikle bu gazete, fetullah gülen tarafından delik deşik edilmeye çalışılan Türkiye Cumhur,yet’i ordusunu barış adına – buraya dikkat edin – BARIŞ ! ! ! , yani başka bir şey değil, topa tutmaya başladılar.

Eski tüfek silahlı devrimi destekleyen solcular, kocası cia ajanı kadınlar, Türk düşmanı kürtler, ermeniler, ve BARIŞ ! ! !. Ama ne gariptir ki bu hain gurubun, hakkında ithamlarda bulunduğu, konuların muhatabı, üst düzey askerletrin her yüzleşme çağrısı geri çevrilmekte, girdikleri o kaygan, kara delikten başlarını çıkartmamakta, abd, israil ve ikitidar uşaklığı yapmaya devam etmektedir.

50’lerden beri devam etmekte olan sürek avı son bulmaya çok yakındır.

Türkiye şu anda kocaman, 72 milyonluk uyuyan bir köy gibi, uyusunda büyüsün ninni . . .

Belki bir gün uyanır , hiç sanmıyorum ya . . .

Bu arada ordu ile ilgili “ ya doğruysa” diye düşünenlere:

Eğer doğruysa, benim sözlüğümde bu koca yakın geçmişin ışığında, direniyor, son kale ve düşmemek için dibine kadar direniyor derim ama bunu söylerken bir darbeden bahsetmiyorum ( hemde kesinlikle ), uşaklığa, karanlığa, esarete direniyor derim; bile bile, gore gore, güneşe uçuyor derim !

Unutmayın ! Türkiye’de darbeleri abd –cia – israil yapar. Siz en iyisi bunu kocası cia ajanı olan gazeteci ! ! ! bayana sorun, bunu o çok hemde çok iyi biliyordur.

Mavi Günler

Etiketler : , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

2 Kere Cevaplanmış to “Uyu Köyüm Uyu”

  1. 1
    ugurozaltin Says:

    SOLCULUK, ALLAHSIZLIK VE AHLAKSIZLIKTIR diye tanıtıldı diyorsunuz

    Ülkemizde sol hiç oldu mu söyleyin Allah aşkına

    Kürtçülüğü ve alevi fanatikliğini çıkarın ortada sol mol kalmaz

    Yıllarca bunları halka sol diye sattılar, ama hiç sol veya sosyal demokratlık görmedi bunlarda

    Doğu Perinçek bile sol geçinir, Öcalan sol geçinir, Baykal sol geçinir ama kapitalistler kadar severler parayı koltuğu

  2. 2
    Davulcu Says:

    Herzamanki gibi yazınız çok güzel hocam elinize sağlık.

    @ugurozaltin

    Türkiyede her zaman sol vardı fakat solun ayrıldıgı fraksiyonlar yüzünden hiçbir zaman ortak paydada büyük bir etki yaratılamadı tabi Denizlerin zamanı hariç.

    Zaten kürtçülük ve alevili fanatikliği dediğin şovenliktir faşizan bir yaklaşımdır gerçek sol bunu kaldıramaz.

    Perinçekiydi öcalanıydı Baykalıydı dediğin adamların hepsi zaten sistemin içinde yer alır ve sistemin içinde yer alan herkes gibi kendi benliklerini unuturlar ve dürüstlk gömleği dahil bir çok ideallerini geldikleri yerde bırakırlar.

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank