content Kendisi için şu cümleleri kullanmış: 01,01,1965 Yozgat ili Akdağmadeni ilçesinde doğdum. 1987 yılında ,A.Ü ,D.T.C.F Fransız Dili ve Edebiyatı'nı bitirdim.Şu anda ticaretle uğraşıyorum. Kitap okumayı severim. Başta edebiyat olmak üzere ,bilimsel yazıları okumaktan büyük haz alırım. Bütün güzel sanat dallarını sever ayırt etmem;zira kendimi Yaratıcının evinin bahçesinde oyuncaklarıyla oynayan bir çocuk gibi hissediyorum.Özellikle şiir dilinin çocukça olduğunu düşünüyorum."Yaratıcı evreni yedi yaşındaki bir çocuğun gözüyle yaratmış" der bir yazar.Evrenin büyüsü beni çekip götürüyor iç alemine.Bunun için yaratılışın sırrına yaklaşmayı istiyorum.Hem hayata güzel bi "katma değer" katmak amacım... Şiir için şöyle demiş: "Şiir Çocuğun dilidir"diyorum... "Suyla topraktan mana zuhur etsin diye cana ait adlar, harf ve nefes peçesiyle yüzlerini örttüler. Söz, gerçi bir bakımdan manayı açar ama on bakımdan da örtüp gizler." diyor Mevlana... Şiir manayı açmak için yazılır;şiir ortaya çıkınca bir de görürüsünüz ki,manayı gizlemiş. Çacuk konuşmaz ancak dilini anlarsınız.
05 Eyl

Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Hep Var!

Bu sıralar takmış durumdayım bir konuya!

Eskiden  olsaydı  takmazdım.

Şimdi  gözüm açıldı zahir.

Konu ”Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.” tekerlemesi.

 

Bu  tekerleme  sürekli  dillerde  yuvarlandığı  için   fark edemiyordum  aklımla mesafeleri. 

Bu  Hükümet  zamanında  biraz durdu  teker  de; ne olduğunu gördüm. 

Bu  tekerlemeyi  ağzımıza  sakız edenler, şimdiler  da ya hapishanelerde  ya da  emekli  oldular da soluk aldık biraz. 

Madem,  Türk’ün  Türk’ten  başka dostu  yok  diyorsunuz, bakalım  gerçekte  öyle mi? 

Batı cephesinde  durum nedir? 

 

 

Alman ekonominsin  %30 dan fazlasını  bizim Türk girişimci  vatandaşlarımız  ele  geçirmiş durumda.

Alamanların  bizimkilere  “seve sevekız alıp - verdiklerini  de  unutmayalım tabi.

Hemen itiraz etmeyin  ”bir  Almanla yaz mı gelir “diye? 

Hollandayı da siz araştırın!

 Ben, bütün Avrupa  ekonomisinin  % de 35 ‘ini Türkler kontrol ediyor  dersem  şaşırmayın!

 Beş  milyondan  fazla   yabancıyla, en  fazla  Türkleri seviyor  ve  onları  ülkelerinde misafir ediyor, sokaklarında  onlarla  selamlaşıyorlar  . Sürekli  çarşı-pazarda  gülümsedikleri  ilk kişiler Türkler oluyor. ( Bu arada, kaç  yüz Cami olduğuna değinmeyeceğim )

Türklerin  lokantalarına gidiyor ve “bir buçuk döner” istiyorlar .

Teker(leme)ler  sürekli  döndüğü  ve  benim  gözlerimin  göremediği   fetret   zamanlarda, Suriye sınırına uzun, upuzun  mesefelere  kadar mayınlar döşendiği  yıllarda, Suriye ile ticaret hacmimiz 300 milyon  dolar iken, bu  Hükümetin   tekere çomak soktuğu şimdi ki zamanda, Suriyeliler  10 milyar dolarlık  alış verişi  bizden yapıyorlar.

Sormayacağım da; zira dayanamıyorum, yazının sonunu bekleyemeyecğim.

Peki, bu  Türklere  düşman  olan  Avrupalıysa  yada   Suriyeliyse, neden bu kadar bize yaklaşmışlar?

Nasıl, İran    ticaret hacmimizi   15  milyar dolara çıkartmışsa, Uranyum  gibi  degerli,  askeri  ve siyasi  cihetten  önemli  bir  madeni, sadece  ve  sadece  güvenebileceği  Türkiye de  saklamayı  ve  işletmeyi  hangi  kritere göre   kabul  etmişse  bu düşman İran?

Sorunun  cevabını  hemen  istemiyorum tabi.

Hala Türk’ün  Türk’ten  başka dostu  yok  diye ısrar edeniniz  varsa beklesin!

O  bizim düşman  bellediğimiz ( belletildi )  dünya milletleri, Türklerden   iyi dost olur  diye, Nato’ya aldılar bizi.

-Türkler, barış sever, büyük  devlet  olma gibi  hasletleri  var, adam gibi millet medeniyet kurmuş  insanlar, diye  Birleşmiş  Milletler Örgütüne aldılar.

-Türkler  yapıları  gereği egitime  ve  kültüre başkasına  karşılıksız yardıma el uzatır, ahlaki meziyetlere  sahip  bir  ırk  diye  UNESCO’ya   aldılar.

Şimdi soruyorum; Dostluk-düşmanlık  tarifi  neye göre  yapılır? Onun ölçüsü var mıdır? Dost-düşman olduğumuza  kim karar verir?

Dostlukla  düşmanlık arasındaki  en  kalın  yada  en ince çizgi hangisidir?

Tekrar  soruyorum”dostluk  nedir” sizce?

“ Bir arkadaşın evine misafirliğe gittiğiniz de, buzdolabını  açıp çekinmeden içinden bir şeyler yiyebileceğimiz  ölçüyse "  ki  doğru bir  tariftir bence de, komşularımız neden  vizeyi  kaldırıyorlar  bir bir?

Mesela  ben,  75  ülkede  vize kaldırıldı  diye biliyorum.

Yani, buzdolaplarını açmışlar, veya  kapağını açmışız demek ki  biz de.

Artık, Türk evlatları, eski kadim  medeniyetlerini  kurdukları  23 milyon  kilometre  coğrafyada  ellerini kollarını sallaya sallaya  dolaşacaklar.

Madem  düşmanız, dost değiliz, o halde, İslamın  ve  Türkçemizin  öğretilmesi, okutulabilmesi  için  Türk  Okullarına   nasıl  izin veriyorlar?

Yetmezmiş  gibi o ülkenin  en  ileri gelenleri,  zeki  çocuklarını  bu  okullarda  okututmayı  tercih ediyorlar.

Bu okullardan  yetişenler, gelecekte  kritik  ve  hayati  görevlerde olacaklarına  göre ,Türk dostu olurlar mı  diye sorsam?

Yok hala, ben anlamam  kardeşim,bize böyle   ögretildi   diyorasanız!

 Aşağıdaki, dünyayla  entegre olmuş  bir Türkiye tablosunu  bir  güzel  inceleyin derim; belki tercihiniz değişir.

Değişmiyorsa  fikriniz canınız sağolsun.

                  Ekonomik ve Siyasi

1-Asya-Avrupa Kıtası Kuruluşu ( ASEF ) katılımcı

2-Asya   Karşılıklı  Tedbir   ve   Güvenlik  Önlemleri, üye

3-Avrupa  Birliği aday

4-Avrupa  Güvenlik  ve  İşbirliği  Teşkilatı üye

5-Avrupa  İnsan  Hakları  Mahkemesi üye.

6-Avrupa  Konseyi üye

7-Birleşmiş  Milletler üye

8-CROWKAS

9-Güneydoğu Asya Ülkeleri  Birliği gözlemci

10-Güneydoğu  Avrupa işbirliği  İnsiyatifi üye

11-Uluslararası Kafkasya Etnik İlişkiler, İnsan Hakları  ve  Jeopolitiği   Kurumu, katılımcı

12-İnterpol, üye

13-İslam  Konferansı  Örgütü, üye

14-Dünya  Ticaret Örgütü, üye

15-Dünya  Ekonomik  Forumu, katılımcı

16-D-8, üye

17-Ekonomik  İşbirliği Teşkilatı kurucu üye.

18-Ekonomik Kalkınma  ve İşbirliği Örgütü ( OECD ) üye

19-Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mai çalışma Grubu üye

20-Karadeniz  Ükeleri  Ekonomik İşbirliği Teşkilatı üye

21-Uluslararası   Para Fonu üye

               Askeri

22-Karadeniz  Deniz  İşbirliği Görev Grubu ( askeri  birlik ) kurucu üye

23-Kuzey Antlaşması  Antlantik Antlaşması ( Nato )üye

               Teknik

24-Avrupa Patent Ofisi üye

25-Avrupa Sivil Havacılık Konferansı kurucu üye

26-Avrupa Telekomuni kasyon Standartları Enstitüsü üye

27-Avrupa  Yayın Birliği kurucu üye

28-Dünya Posta Birliği kurucu üye

29-Uluslar arası Telekomünikayson Birliği kurucu üye

         Spor

30-Avrupa Futbol  Federaysonu Birliği üye

31-Uluslar arası Futbol Federasyonları üye

32-Uluslar arası Olimpiyat Komitesi üye

Şimdi, can alıcı, asıl soruları  soruyorum:

“Ey Türk Milleti, sen  birilerinin  boş  lafıyla, pohpohlamayla  mı düşüneceksin hala, kuru kupkuru milliyetçilik hırkasını çıkarıp, Yeryüzünde  Kadim Medeniyetini   yeniden mi  kuracaksın?

Kendi  kendini  ne zaman gerçek tarif edeceksin  Sen?

Ey  gençlik,delilsiz söylenenlere  inanma  artık.

Dünyaya kendini kapatarak  hiç bir yere  varabilir  misin?

Avrupa Birliği'ne girerek kendini güçlendirmeyi, Avrupa Parlementosu'nda söz sahibi olarak Türk Dünyasına  "lokomotif"  olmayı  istemez misin hala?

"Güçsüzler" lokomatif  olamazlar bilmez misn?

Düşünce kabuğunu kır,

Boş lakırdı değil; delil  iste  delil!...

Etiketler : , , , , , , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

13 Kere Cevaplanmış to “Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Hep Var!”

  1. 1
    Hava KÖSEOĞLU Says:

    La havle vela kuvvete (Ya sabır) diyorum, başka da birşey demiyorum . Anlayan anlamıştır nasılsa!!

  2. 2
    admin Says:

    Turan Bey,
    Yazında en az 150 adet noktalama hatası düzeltimi yaptık. Bu uyarıyı açıktan yazmamızın nedeni, diğer yazarlarımız da aynı hataları yapmamaları içindir.
    Bu konuda daha yeni bir başka yazarımızı uyarmıştık.

    Lütfen yayınlanmasını istediğiniz yazınızı her açdan son haline getirip öyle editöre gönderin.

    Yorumumuz yazınızın içeriğinden maadâ dır.

  3. 3
    Turan Yoldaş Says:

    "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" özdeyişi,Öteki milletlerden (ecnebi ki,ben o yönden ele aldım meseleyi)kaynaklı dostluk veya düşmanlık dışında tarif ediliyorsa anlatılmak istenen ,o halde geriye tek bir açıklaması kalıyor:Türk'ün Türk'ten başka dostu yalnız ve yalnız kendi milletidir.

    Buna da itirazım olacak elbet.

    Çok geriye gitmeye gerek;1980 öncesi bu millet biribirini öldürüyordu.Komunist Türkle,Ülküçü-milliyeçi Türk birbirini boğazladı.

    Biri ötekini Rusya'ya veya İran'a sürmeye adaydı.

    Şimdiler de moda olansa,Akpartileri Türk olmamakla yaftalıyor ve ellerinden gelse yolda öldürecekler;vatan haini diye suçluyorlar.

    Oysa,aynı mahallenin çocukları bunlar,oyunlarını birlikte oynadılar yıllarca.

    Başka milletlerde durum hiç de farklı değil aslında.

    Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'nda 50 milyon Avrupalı öldü.

    Bunlar aynı kültürü,aynı dili,aynı dini paylaşan Fransız,Alman,İtalyan,Avusturyalı idi.

    Benim peşinde olduğum aslında aşırı milliyeçi söylemler.

    Herkes kendi milletini sever bu gayet normaldir.

    Bu aşırılığın vardığı sonuç, kendini dış dünyadan soyutlamak,tecrit etmek dolayısıyla çağın gelişmelerine ayak uyduramamak.

    Askeri zihniyet bu gibi durumlarda kendine yaşama alanı bulur,milletinin başına "çöreklenir" ve yapısı gereği "güvenlik" grekçesiyle sınırda veya dış dünyada düşmanlıklar husule getirir.

    Bu dostluk ve düşmanlık tarifini yendein yapmadıktan sonra bu hep böyle olacaktır.

    Ben milleitimi ve vatanımı zaten seven biri olarak diyorumki:
    Hekes işine baksın.
    Ögrenci okuluna,
    işçi fabriksına,
    zengin işini kurmaya ve işletmeye,
    Meclis yürütmesine,
    yasama hukukuna,
    köylü tarlasının başına,
    halk vergisini artırmaya,
    vatandaş devletinden haklarını istemeye,
    daha iyi bir gelecek için el ele
    çalışmaya,
    kardeşliği yeniden tesis etmeye,
    ordu kışlasına,
    Cumhuriyet'i ve Demokrasi'yi koruma ve kollama görevini öğretmenlere devretmeye,
    artık ,Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur gibi ,"bu "boş işlerle bizi uğraştırmayın ,bizm işimiz gücümüz var ,biz iyi yaşamak,iyi yemek iyi giyninmek,iyi eğitim almak istiyoruz birader "diyecek YENİ BİR NESİL YETİŞTİRMEYE,

    Ve ilk adım olan bu Anayasaya "evet demek gerektiğinine inanıyorum.

    YOKSA ,BİRİNİZ BURAYA BİR DOSTLUK VE DÜŞMANLIK
    TARİFİ YAPSIN.

    Siz tarifi yapana kadar "la havle "çekip bekleyeceğim 🙂

  4. 4
    Turan Yoldaş Says:

    Sayın admin,
    Ben de farkındayım,ancak aceleye geldi 🙂

  5. 5
    Dr. Ahmet FiDAN Says:

    "Türk'ün Türk'ten Başka Dostu Yoktur" Bu tekerlemeye, bütün hücrelerimle evet diyorum.

    Bu tekerlemenin, ulusların dünya çoğrafyasında temsil ve icraada bulunurken, "her ülke (önce) kendi çıkarını düşünür anlamına geldiğini başta vurgulamak gerek.

    Ne var ki, tek nokta ile bir doğru çizemeyiz. Bir doğrunun ortaya konulabilmesi için en az iki nokta koyup o noktaları linear olarak birleştirmek gerek.

    (yakın/uzak) tarihin her hangi bir dilimine nokta koyup onu bu güne doğru çizip adına kronoji dersek, bu süreçte, görürürz ki, Türk'ün Türk ten başka dostu olmamıştır. (Başta Pakistan ve birkaç küçük ülke haricinde

    Bu söze katılmak demek, olay ve olguları etkin pencereden görmek te değildir. Burada bahsettiğimiz, ulusların çıkar öncelikleridir.

    BUNUN YANINDA:
    Bu tekerlemeyi TEK VEYA BİRİNCİL varsayım veya temel alarak ise, ülkemizin kalkınmasına yönelik girişimlerimiz yetersiz kalır. Zira şu bilimsel gerçeği vurgulamam gerek.

    Dostluk kişiler arasında sözkonusu.
    Ülkeler arasında dostluk, karşılıklı menfaat ilişkisi olarak yürütülür. O nedenle, bu güzel tekerlememiz, uluslararası ekonomik ilişkilerde birincil veri olarak kullanılamaz. Kullanılırsa eğer, ekonominin veya iktisat biliminin A politik, A historik ve A Moral ilkeleri geçersiz kalmış olur.

    Genel tartışma içeriğindeki ve/veya Argümandaki savlarım, referandum değerlendirmelerinden maadâ dır.

    Sevgilerimle.

  6. 6
    Turan Yoldaş Says:

    "Her ülke kendi çıkarını düşünür "çıkarımıyla "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur " içe kapanık cümlesi açıklanamaz.

    Elbette her ülke kendi menfaatlerini ön planda tutar;zira aksi düşünülemez.

    Bir hükümeti veya bir topluluğu suçlarken ,işte bu menfaat tarifinden yola çıkarak yukardaki karşı olduğum tekerlemelere meyil ediliyuor.

    Şunu her düşünen bilir ki,ekonominin de ,siyasetin de kendine özgü kuralları vardır.

    Devlet yada hükümet,siyasi veya ekonomik kararlar alacakken bir çok veriden hareketle yola çıkar.

    Halk her bir şeyi ayrıntılı bilmeyebilir.Bilgi kirliliğinden gerçekleri göremiyor olabilir.Yahut uzun vadede ülkeye faydası olabilecek bir karar ilk anda yanlış yorumlanabilir.

    Yada bu alınan kararlar yoruma muhtaç olabilir.

    Madem vatan sevgisi,menfaat,dostluk,düşmanlık kavramları görecelidir,yoruma dayanır,bahsettiğiniz o iki noktanın arasını ben başka şeylerle doldurmayı isterim.

    İşte tam da bu boşluğu doldurma aşamasında,birileri vatan hainliğinden giriyor,dostluk düşmanlıktan çıkıyor.

    Siz dostluğu pekiştirdikçe,askeri vesayetten kendinizi temziledikçe, çıkar ilişkileri yle başlayn ilişkiler bir bakmışsınız sürekli dostluğa pencere açmıştır.

    işte ben,dostumuz yoktur tekerleisden ziyade dost olmamamız için bir sebebimiz yoktur sonucuna vardırmak istiyorum işi.

    Bunun yolununda askeri vesayetten kurtulmaktan geçtiğini savunuyorum.

    "Dostluk kişiler arasında sözkonusu.
    Ülkeler arasında dostluk, karşılıklı menfaat ilişkisi olarak yürütülür. O nedenle, bu güzel tekerlememiz, uluslararası ekonomik ilişkilerde birincil veri olarak kullanılamaz. Kullanılırsa eğer, ekonominin veya iktisat biliminin A politik, A historik ve A Moral ilkeleri geçersiz kalmış olur."
    göürşünüze sonuna kadar katılıyorum.

    Bu türden yanılgıların "ispatlanabilmesi" için de bu anayasa oylamasının bir fırsat olduğu kanaatim güçlü biçimde devam edyor.

    Ben bu "evet"in, "Türk'ün Türk'ten başka dostu yok tekerlemesinin tarifine yeni bir pencere açacağına kaaniyim.

    Referandumun kazanımlarından kaçmaktan müberrayım.

    Saygılarımla

  7. 7
    Hava KÖSEOĞLU Says:

    Burda bir sıkıntı var...

    "Türkün Türkten başka dostu yoktur" Söyleminden yola çıkarak elbette ki dış dünyadan soyutlanalım demiyoruz hiç birimiz. Ha bana sorarsanız keşke o kadar güçlü olabilsek de kendi başımıza yetsek herşeye. Bu imkansız sadece bizim için değil tüm dünya için imkansızdır bunu biliyorum. Türkiye hızla büyüyor diyorsunuz değil mi? Bedeli nedir bu büyümenin , neyi bahşettik de SAM amcalar büyümemize izin verdi? Türk okulları açıldı, evet açıldı, ben de diyorum ki bedeli ne, durup dururken bayram değilken bizi neden öptüler.! ?

    Burdaki sıkıntı şu; siz bir devri kapatıp yeni bir devir açalım diyorsunuz ve şu anda oylamaya sunulacak olan büyük bir değişime pembe gözlük takarak bakıyorsunuz. Ben de diyorum ki gelin bu millettin vebaline girmeyin, her güzel değişim için sizi arasına alacaklar, en önemli değerlerinizi de alacaklar. Bu mevzuu öyle uzun öyle derin ki ne burda yazmaya güç yeter ne de anlatmaya .Bunu siz de anlatamazsınız Turan bey.! Milliyetçi değil Vatanseverim.Hem laik hem Müslümanım ve şu an yapılanı da Vatana karşı duruş olarak algılıyorum. Vee can-ı gönülden yanılmayı da temenni ediyorum .Yoksa kol kırılıp yen içinde kalmayacak. Aslına bakarsanız yine düğmeye bastıkların da başarmak istediklerini başardılar. Bir evetçi- hayırcıdır gidiyor alın size yurtiçi hizipleşmesi. Kürt- Türk davası yetmedi şimdi İslamcılar- Atatürkçüler karşıkarşıya hadi bakalım hodri meydan. Biz Türkler birilerinin bizi öldürmesine aldırmayız, alışkınız atalarımız öle öle geldik biz bu günlere.!

    Arkadaşlar, Osmanlının son dönemini yaşıyoruz gerçekten de bunu görmüyor musunuz ya ?

  8. 8
    Ulviye Ay Says:

    ..."artık ,Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur gibi ,”bu “boş işlerle bizi uğraştırmayın ,bizm işimiz gücümüz var ,biz iyi yaşamak,iyi yemek iyi giyninmek,iyi eğitim almak istiyoruz birader “diyecek YENİ BİR NESİL YETİŞTİRMEYE,

    Ve ilk adım olan bu Anayasaya “evet demek gerektiğinine inanıyorum.

    YOKSA ,BİRİNİZ BURAYA BİR DOSTLUK VE DÜŞMANLIK
    TARİFİ YAPSIN".........
    Sayın Turan bey her zaman derim her HAYIR da vardır bir HAYIR...Paylaşımıza karşılık bende şu sözü tekrar etmek istiyorum müsadenizle "TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE" Ayrıca AB'ne girme konusunda hem fkir değilim sizle..bu konu açık tartışmaya açıktır. zira belirttğiniz gibi sınıra mayin döşenmeden öncesi ve sonrasına değinmişsiniz. Ya şimdi, ya şimdi,; SINIRIMIZDAKİ MAYİNLERİ TEMİZLEMEK İÇİN BAŞKA ÜLKENİN ASKERİNE İHTİYACIMIZ YOK....söz konusu dahi olamaz, olmamalı, olmamalıdr da...Sayın Turan bey kusura bakmayın sizinle çoğu konuda hem fikir değilim...saygıla...

  9. 9
    Turan Yoldaş Says:

    "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur " tekerlemsi ilke edinilemez ve devlet politikası asla yapılamaz.

    Bir ülke vatandaşları düşünün ki,devletinden hak almaya çalışırken bile "ci -çu" ekleri alarak gidiyor sandık başına.

    Ve böyle bir oylamayı bile sabote edyorlar.

    Ben ne Hava hanımın,ne Ahmet beyin,ne Ulviye hanımın dışında düşünüyorum.

    Bu korkularımızdan kurtulduğumuz anda,biz de dünya pastasından payımızı alacağız.Yoksa "cıs " ediyorsunuz yaklamayıyoruz:)

    Şu anda % 10 enflasyonla,%10 faizle,kişi başına milli gerlideki 10 bin dolarlık dağıttığı payıyla,dünya ekonomileri arasındaki ilk onbeş sıralamasını almasıyla konuşulan bir ülke,nasıl olur da Osmanlının son zamanları gibi olur?

    Bu "derin kuyunun" suyu bir çekilsin hele,orasını durgun sularla doldurup o sularda ne yansıyan saraylar seyredeceğiz.

    Ben o günlere yetişirsem,sudaki suretinize bakıp,kedninizi "nergis"sandığınızı göreceğim.

  10. 10
    Hava KÖSEOĞLU Says:

    Kısır bir döngüde sürüp gidecek bir tartışmanın içindeyiz ama , konuşabilmek güzeldir elbet.

    Teşekkürler Turan bey. Görmek istedğiniz hedefe itirazım yok, lakin serap görüyorsunuz.Bir ülkenin bütün aydınlarını içeri atıp, şartlı tahliye ile 500 kişiyi dışarı salan(evet oylaması için ) zihniyet benim yönetimim olamaz. Sonra da bir iki atılımı ön plana çıkarıp, biz yaptık demek benim gibilerin beynini yıkamaya yetmez. Daha derin değinilebilecek bir konu bu ama en zaman yeterli ne de ortamı germenin bir anlamı var. Bu benim şahsi görüşümdür. Kimse katılmak zorunda değil.

    Narkisos olmak istemem (Nergis) zira o kendine hayranlığından suyan azgın sularına kapılıp gitti...(Şimdi ki yönetim gibi) Ben daha gerçekçiyim mesela, burnum tipik karadenizli burnudur ama ben kendimi yine çok severim:)

    Kalın sağlıcakla.

  11. 11
    Turan Yoldaş Says:

    Bakın ben ölür siz kalırsınız,

    Sokakta yürüyen her üç kişiden ikinin ikincisi olarak benim beynimi yıkamışlar ki ,Ferhat(Narkisos) abimi haydi haydi kandırırlar:)

    Karadeniz burnu demişken...onlar zaten güzel insanlar.

    Nuh'a bile peygamber demediler sizin grup,anayasa gemisine binen kurtulur.

    Suda boğulmasınlar diye yapıyoruz 🙂

    Not: hayda yeni bir tartışma konusu daha 🙂

  12. 12
    ahmet fidan Says:

    Burada,
    Mecazlar,
    Mürseller,
    Mecaz-ı Mürseller fokurdamaya başlamış.
    Konu siyasetten çıkıp taşlamaya dönmüş.
    Bir de yetmedğii gibi,
    Siyasetin kirini, edebiyatla paklamaya dönmüş.
    Hadi bakalım hayırlısı da diyemeyeceğim. Kırk yıllık hayırlı kelimesini (siyaset) ile şerlediniz ya ne diyeyim)))

  13. 13
    Turan Yoldaş Says:

    Hocam haklsın 🙂

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank