content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

23 Ara

Türk Gençliğine Emanet: “CUMHURİYET !…”

En değerli varlık en güvenilene emanet edilir.. Bundan daha doğal bişey olabilir mi?!..Atatürk de öyle yaptı!..Bir kişinin kendisine; korunmak ve kollanmak üzere emanet edilmiş bir değere sahip çıkmaması büyük erdemsizliktir!.. ve emanetin zarar görmesine göz yummak da öyle!....

Emanetin, değeri, ne kadar büyükse, uğradığı tahribat küçük bile olsa emanete sahip çıkmamakla yapılan ihanet erdemsizliğini küçültmez... Din de toplumsal kurallar da ahlak kuralları da bunu böyle emreder..

Hele, emanet, toplumsal bir değere sahipse, toplumun bekasını ilgilendiriyorsa, ve bireysellikten uzaksa, görevin sorumluluğu hem daha ağırlaşmıştır, hem de bir kutsiyet de kazanmıştır...

İşte bu inanç ve ahlaki değerdir ki, insanlara vatanı için,görevi içn, ölümü göze aldırır!.. Kendisinden sonra geriye kalanlar o ülkede rahat ve huzur içinde yaşasınlar diye!...

Türkiye Cumhuriyeti de Türk gençliğinin koruma ve kollamasına emanet edilmiştir!.. Atatürk’ün bizzat kendisidir bu görevi tevdi eden!.. Çünkü,Türk Gençliğini en güvenilir kesim olarak görmüştür!.. Cumhuriyet Ata’nın en büyük eseri, gençlik en güvendiği kesim! Yakışmışlardır birbirine!.

Bilmeyenlere, duymayanlara, gençliği tebalarının bir parçası olarak görenlere!.. birkez daha hatırlatalım!..Atatürk’ün  kaleminden o ölümsüz nutkunu!.Devirteslim nutkudur bu anlayana!.

“Ey Türk Gençliği..

Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet (sosuza dek) muhafaza ve müdafaa (korumak ve savunmak) etmektir..”

Devamından da bazı hatırlatmalar aktaralım..  Aktaralım ki, yüklenen görevin önemi ve kutsallığı unutulmasın.. Aktaralım ki,Türk gençliği görevininin idrakında olsun!..

Ülkeyi yönetenler; gençliğin bunca takazayı göze alarak neye niçin sahip çıktıklarını anlasın!..

Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur!..Bu temel senin en kıymetli hazinendir. Gelecekte seni bu hazinenden mahrum etmek isteyecek, içte ve dışta düşmanların olacaktır!.. Birgün bağımsızlığını ve Cumhuriyetini savunmak zorunluluğuna düşersen, göreve atılmak için içinde bulunacağın imkan ve şartları düşünmeyeceksin..”

Ve devam ediyor Atatürk,

“Cumhuriyet düşmanları emsalsiz bir başarı da kazanmış olabilirler!..”

Zorla veya hileyle, vatanın kaleleri bir bir düşmanın eline de geçmiş de olabilie!..””

“Orduları dağıtılmış da olabilir!..”

“Daha kötüsü, ülke dahilinde iktidara sahip olanlar, aymazlık, sapkınlık hatta ihanet içinde de olabilirler!..”

“Daha da ileri giderek, iktidar sahipleri, kişisel çıkarlarını, işgalcilerin-düşmanların siyasi amaçlarıyla birleştirebilir..”

Ve saydığı en olumsuz koşulların var olması durumunda bile Türk gençliğine verdiği görevi tekrar hatırlatıyor Atatürk!..

“İşte bu en kötü koşullarda bile görevin, Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaltır!..”

Türk İstiklalini, Türk Cumhuriyetini korumak ve savunmakla görevli gençlik,

Büyük Nutkun yazıldığı günlerdeki 1927 gençliğiydi.

Dün de ‘68 ve ‘78 gençliği!.. Ve bugün de 2010 gençliğidir..

Her dönem kendi gençliğini yaratacaktır Türk İstiklal ve Türk Cumhuriyetini korumak ve savunmakla görevli..

“İdrak ademiyyetten kalkmadıkça”, bu görev sonsuza dek sürecektir!.. Zira tevdi edilen görev süreli değil sürekli bir görevdir!..

Nutuk 1927’ Temmuzunda Dolmabahçe’de kaleme alınmıştı.. Cumhuriyete ve bağımsızlığa gençlik sahip çıksın diye...

Ve 2010’ Aralık!.. Dolmabahçe’de gençler coplandı, dövüldü!.. Tekmelendi, sürüklendi, biber gazıyla haşere muamelesi gördü!.. Seslerini duyurmak, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmak için.. Rektörlerinin içerde türban’a selam durmasına gönülleri razı olmadığı için!.. Antidemokratik uygulamaları, hukuksuzlukları, medreseleşmeyi hazmedemedikleri için!..

Gençlik, sadece ülkemizde değil, tüm dünyada demokrasi mücadelesinde büyük bedeller ödemiştir. Tarihler yalancı şahitlik yapmaz!.. Hiçbir zulüm, hiçbir zorbalık, hiçbir, faşizan uygulama ve yalan, iftira genliği yıldırmaz!..Üstelik, Türk Gençliği diğer dünya gençlerinden bir farkla ayrılır!..Doğrudan Ata’sından aldığı direktifle doldurur meydanları!

Ve bir nutuk daha hatırlar Türk gençliği!.. Yine Ata’sından emanet!..Yine öğüt ve tavsiyelerle dolu... biraz da isyankar!..Bursa Nutku’dur bu!..

“Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, " Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır." demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.”

Ve ekler Atatürk nutkun sonuna : “İşte benim anladığım Türk genci!..”

Ve bir grup genç bir bakana yumurta atar.. Bay Bakan, ceketinin sol omzu kirlendiği için yumurta atan öğrenciden şikayetçi olur.. Savcı, yumurta atılan siyasetçinin onurunun kırıldığı gerekçesiyle dava açar!.. Hangisi Atatürk’ün beklentisine uygun sizce!?..

Not: Atatürk’ün Türk gençliğine verdiği görev ve talimatlardan ödü kopanlar bu günlerde, Bursa Nutku’nun Stalin’e ait olduğu safsatasını ortaya atarak, gençlik eylemlerinin halk nezdindeki saygınlığına gölge düşürme peşindeler!.. Hiç belli olmaz, yakında Atatürk’ün kendi sesinden, “Bursa Nutku benim değil, benden sonra uydurulmuştur” diye üretilmiş bir kaset çıkarsa zuladan şaşmayın!..

Korku, yalandan medet umar!.. korkuyu yenmek için yalanlar da yeni yalanlar üretir!..

 

 

Etiketler :

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank