content
16 Eki

Transfer Fiatları

Tűrkiyede mevcut, bűyűk nitelikteki yabancı şirketlerin son 4 - 5 yıl içerisinde 5 milyar dolardan fazla kâr transfer ettiği ,daha őnceki yıllara gőre bunun çok fazla olduğu, hatta  bunun bir bir soygun olduğu, bir süre őnce bazı gazetelerde yer aldı. Bu sıfatlandırmaları biraz inceleme gereği var. Tűrkiyeye gelmiş yabancı şirketler, Tűrkiyedeki yasalara gőre iş yapmaktadırlar. Her ticari işletme gibi kâr amacı gűtmektedirler, kârlarından vergi ődedikten sonra, istedikleri oranda kâr dağıtımı yapabilirler ve bu kârlarını yurt dışına transfer edebilirler .Bűyűk ihtimalle dağıtılan kâr toplam kârın yűzde yirmi beşi dolaylarındadır. O halde bu tanıma giren şirketlerin toplam kârı 4 - 5 yıllık sűrede 20 milyar dolar civarındadır. Bu kârın azlığı çokluğu konan sermayeye, toplam varlıklara, toplam satışlara ve yarattığı  katma değere gőre yapılabilir. Yoksa kabataslak sıfatlandırma gerçekleri anlatmaz. Hele soygun ifadesini kullanmak hiç de yakışık almaz.

Bu şirketlerin bilancoları, kâr ve zarar hesapları yasalara gőre hazırlanır ve denetlenir. Őnemli olan bu belgelerin ne kadar şeffaf olduğudur. Hatta bu belgeler arzu edilen şeffaflıği gősteriyor olsa bile, rakamların arasında nelerin gizlendiğidir. Çok uluslu şirketlerin kendi merkezleri ve yavru şirketleri arasındaki ve yavru şirketlerin kendi aralarındaki işlemler, çoğu kez bilanço kârının çok dışında ve hatta ondan çok daha fazla kârın masraf olarak transfer edildiğinı, bu miktarların vergi matrahından kaçırıldığını gőstermektedir. Bu tűrlű işlemlere en gűzel őrnekler; iki taraf arasındaki alış verişte kullanılan transfer fiatları, merkeze ődenen merkez yőnetimine katkı payı, marka ve know how kullanma hakkı karşılığı olan ődemeler, gelen ziyaretçilerin bűtűn masraflarının yavru şirketce karşilanmasıdır. Bir anlamda bunların hepsi vergi ődenmeden yapılan kâr transferleridir.

Bunların içindeki transfer fiatları en bűyűk kalemdir ve bűtűn űlkelerde maliyecilerin űstűnde durmak istediği ve pek de başarılı olamadığı bir alandır. Bu alanda bir vergi tahkikatı yapmak, çok iyi yetişmiş, uzmanlaşmış kişilere ihtiyaç gőstermektedir. Őrneğin yavru sirketin merkez şirketden satın aldığı, adı kodlanmıs bir hammaddenin hangi fiatdan faturalandığı ve bu fiatın piyasa fiatı olup olmadıği derin bir incelemeyi gerektirmektedir. Bu alandaki vergi incelemelerine yőneltilen dikkat çok yenidir. 2001 yılında İngiltere’de bu yolla 35 milyar dolarlık bir vergi kaçağı olduğu saptandı, 2002 de bunun ancak  2.5 milyar doları tahsil edilebilmiştir. (Winnett; The Sunday Times 29.12.2002). Bőylesi bűyűk bir kaçağin ortaya çiktığını gőren İngiliz Vergi Dairesi,  Bűyűk Şirketler Őfisi – LBO Large Business Office adı altında yeni bir daire kurdu. Transfer fiatları uygulamsında OECDE nin koyduğu kuralların  uygulanması gerekiyor amma çoğu kez bunları bűyűk şirketler gőz ardı ediyor.

Bu konularda vergi dairelerinin çok daha dikkatli davranması gerekmektedir. Yasalara gőre kurulmuş, yasalara gőre çalışan şirketleri değil, belirtilen yollarla yolsuzluk yapan şirketleri soygunculukla sifatlandırmak çok daha doğrudur.

En őnemlisi, űlkemizin çikarlarına uygun, ulusal yapımızı zedelemiyecek bir yabanci sermaye stratejisinin ve  etkin denetleme yöntemlerinin, bir an önce  yürürlüğe konulabilmesi ve yöntemleri uygulayabilecek yetişkin elemanların  bir an őnce istihdam edilebilmesidir.

Etiketler :

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank