content Eğitimci Yazar Şair
16 Oca

Toplumu Yöneten,Yönetilenler ve Atatürk (II)

Sevgili okurlarım,

Atatürk’ün yönetim anlayışı ve düşüncelerinin birinci yazımda yazdım. Bu ikici yazılmada sizleri kısmen de olsa, aydınlatmaya devam edeceğim. Atatürk’ün gösterdiği hedeflerden uzaklaştığımız zamanlarda, yapılan uygulamalar sonucunda çeşitli müdahalelerle, savsaklamalar da ortaya çıkmaktadır. Demokrasi rafa kaldırılarak, “Siz yapamadınız, biz yaparız.” Devleti dışa karşı koruması gerekenler, demokrasiyi askıya alarak, cumhuriyeti koruma ve kollama adına gençlere ve halka ağır bedeller ödettiler. Hâlbuki temel görevlerini yapması gerekenler, görevlerinin dışına çıkarak bin bir bahane ile Atatürkçülük adına, Atatürk’ün ilkelerini savuma görüntüsüyle, O’nun kurduğu Cumhuriyetin gelişmesini, demokrasisinin kökleşmesini engellemişlerdir. Nitekim bu gelişmeleri, zaman içinde yaşamış olduk.

Hâlbuki: Atatürk, şöyle diyor, “yaptığımız ve yapmakta olduğumuz devrimlerin amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tam anlamıyla çağdaş ve tam anlamlı olgun bir toplum haline getirmektir. Devrimlerimizin temel amacı budur. Bu gerçeği kabul etmeyen anlayışları dağıtıp yok etmek zorundayız.” Görüldüğü gibi, Atatürk sözleri ve eylemleriyle halk adamlığını siyasi hayatı boyunca uygulamış ve halkının birinci derecede geleceğine sahip çıkmasını istemiştir. Halkının, kendinden sonra bir hayal kırıklığı yaşamaması içine şöyle demiştir: “ Benim ölümlü can varlığım bir gün elbet toprak olacaktır. Ama Türkiye Cumhuriyeti sonsuzluğa değin yaşayıp gidecektir.” Bakın, gerçek bir halk önderinden başka ne söz beklenirdi ki.

Bütün bunları dikkate alarak, Türk gençliğine Cumhuriyeti koruması ve kollaması açısından yazmış olduğu nutkunda şöyle demektedir: “Ey Türk Gençliği! Birinci görevin Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini sonsuza dek korumak ve savunmaktır.” İşte bu ses Türkiye’nin sesi, Türk Gençliğinin sesi ve Atatürk’ün sesidir. Bu bakımdan bizlere düşen görev, bizden sonraki kuşaklara Atatürk devrimciliğinin dokularını bozmadan teslim etmektir.

Atatürk’ü anmanın en güzel etkinliği devrimlerine ve ilkelerine sahip çıkmaktır. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyetini korumak ve demokrasinin gelişmesini ve insanların evrensel değerlerini savunmakla olabileceğini bilmeliyiz. Göğsümüzü gererek, Yaktığın meşalen asla sönmeyecek ve söndürmeye de hiç kimsenin gücü yetmez, diyebilmeliyiz. Bu birlik ve beraberliğimizi muhafaza ettiğimiz sürece, emperyalizmin egemen kuşatmasından, kendimizi korumuş oluruz. Buradan Atatürkçüyüm diyenlere de sesleniyorum. Mademki hepimiz Atatürkçüyüz, neden Atatürk’ün ulusal değerlerini göz ardı ederek, bir takım olumsuzlukların içinde oluyoruz. O zaman bir sorun ortaya çıkmaktadır.

Ya biz Atatürk’ü bilmiyoruz veya Atatürkçülük numarası yaparak bu milleti oyalıyoruz. Bunu yapmaya hiçbir kimsenin yetkisi ve hakkı yoktur ve de hiçbir zamanda olmamalıdır.  Bizler Atatürk’ün bitmez tükenmez fikir ne düşünceleriyle bir bütün olmamız gerekir. Aksi halde, gelişen yenidünya düzeninde, birileri çıkıp kendine göre Türkiye’yi şekillendirme hakkını kendinde görmeye başlar. Ama böyle düşünenler bilmeli ki, Türkiye Cumhuriyeti Atatürk’ün kurduğu temeller üzerine oturmuştur. Hiç kimsenin gücü bu temeli yıkmaya yetmez. Sözlerime son vermeden, bu vatanı bizlere armağan eden, başta Ulu Önder Atatürk olmak üzere, Silah arkadaşlarına, bu uğurda gözünü kırpmadan canını veren şehitlerimize, kanını döken gazilerimize, Cephelere, cephane taşıyan analarımıza şükran borçluyuz. Onları bir kez daha anarak, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Saygılarımla.

Etiketler : , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

1 Kere Cevaplanmış to “Toplumu Yöneten,Yönetilenler ve Atatürk (II)”

  1. 1
    filiz D. Says:

    Sayın Mürsel Bey, Atatürkçülük birleştirici bir unsur olması gerekirken ne yazıktırki Bu söylemi siyasi arenalarda amaç olarak değilde araç olarak kullanlar nedeniyle ayrıştırmacılığa dönüştürülmüştür. Atütürk'le alakalı olmayan vasıflar onun düşüncesiymiş gibi halkın gerçek inançlarıyla çatıştırılma durumuna getirilmiştir.Durum böyle oluncada toplumun bir kısmında bilinçli olarak Atatürk'ün düşüncelerine dolayısıylada Atatürk'e karşı antipati duyan bir gurub insan oluşturulmuştur. Bunlar bilinçli olarak yapılan uygulamalardır. Sanırım Siz yazarlara düşen öncelikle gerçek Atatürk'çülük nedir onu tam anlamıyla insanlara anlatmanız ve buna öncelikle Atatürk devrimleri değilde İnkılapları düzeltmenizle başlamanızdır. Saygılarımla.

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank