content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

24 Şub

Tevhidin Zorunlu Kıldığı Hicret

O'nun bu kadar sevdiği, ünsiyet ettiği Mekke'den ayrılmaması yeniden oraya yerleşmesi beklenendi. Dini kurum olarakta bunun böyle olması gerekirdi. Ama Efendiler Efendisi zorla çıkarılmasaydı kesinlikle terketmeyeceğini söylediği Şehri, bir engel, bir zorba güç olmadığı halde yeniden terkedecekti.

Peygamber Efendimiz'in, hicrette Sevr mağarasından Hz. Ebu Bekir'le birlikte ayrılırken son defa Mekke'ye doğru dönüp şöyle seslendiği rivayet edilir: “Ey şehir, senden çıkarılmasaydım vallahi seni terk etmezdim!” İnsan doğası gereği doğup büyüdüğü mekana ünsiyet edip bağlanır. Zaman içinde mekanla arasında güçlü bir bağ oluşur. Bu mekan güzel olmasada, eksiklik, zorluk ve güçlükleri de olsa sonuç değişmez.  

Peygamber Efendimiz için de Mekke böyleydi. Bir peygamber olarak O'nun manevi yönünü hissetmiş olmalıydı. Esasen Onu Mekke'ye bağlayanda bu manevi atmosferdi. Bu atmosferi oluşturan yapı ise Kabe idi. O, Kabe'yi görmeden edemiyordu. Şehirden çıkıp Nur dağına çıksa bile kalbi Kabe'de olarak oradan O'nu seyrediyordu. O gün ilk vahyin geldiği Hıra mağarasından bugünkü gibi beton yığıntılara boğulmamış Mekke'deki Kabe'yi net olarak görüyordu.

Aslında Kabe'nin etkisi Mekke'de  yaşayan herkeste vardı. Zira geleneksel olsada yolculuk sonunda Mekke'ye dönüşte Mekkeliler, evlerinden önce doğru Kabe'ye gidiyorlardı. Kabe'yle hasbıhalden sonra evlerine dönüyorlardı. Gidip Kabe'nin cazibesine şahit olanlar bugün bile O'nun cazibesini net olarak algılamaktadırlar. Tekrar tekrar gitme isteği bu cazibedendir. Orada yaşasanız, o kutsal yapıyı görmeden siz şehre sığmazsınız.

Peygamber Efendimiz'de Mekke'de her zaman Kabe'nin yanında olmak, O'ndan ayrı ve uzak kalmak istememişti. Onun için Hz. Hatice'yle evlendiğinde Kabe'ye yakın yere taşınmıştı. Peygamberliğin ilk yılları, peygamberliğini ve İslamı anlatmakta mekan olarak Kabe'ye yakın ve oradan görülen Erkam'ın evini kullanmıştı. Burada Kabe'yi görerek namaz kılmış ve kıldırmıştı.

Böylesine bağlı olduğu Mekke'den dolayısıyla görmeden edemediği Kabe'den zorunlu olarak çıkarılmıştı Peygamber Efendimiz ve duygularını böyle ifade etmişti: “Ey şehir, senden çıkarılmasaydım vallahi seni terk etmezdim!”

Bir anlamda hem müşrik hemde müslümanların çok zor ihtimal olarak gördükleri fetih sonunda gerçekleşecekti.

Peygambr Efendimiz çok sevdiği bu şehirdeydi artık. Hemde herkesin üstünde muzaffer bir komutan olarak. Hudeybiye'yle görmesini engelledikleri Kabe'ye kavuşmuştu, Kainatın kare şeklindeki mücessem kalbini putlardan temizletmek fetihte ilk işi olmuştu.

O'nun bu kadar sevdiği, ünsiyet ettiği Mekke'den ayrılmaması yeniden oraya yerleşmesi beklenendi. Dini kurum olarakta bunun böyle olması gerekirdi. Ama Efendiler Efendisi zorla çıkarılmasaydı kesinlikle terketmeyeceğini söylediği Şehri, bir engel, bir zorba güç olmadığı halde yeniden terkedecekti. Fetihten sonra hepsi on beş gün kalmıştı Mekke'de.

Mekkeli müşrikler, yönetim mekanı olarak Kabe'nin yakınındaki Daru'n-Nedve adını verdikleri binayı kullanıyorlardı. Orada Kabe'ye yönelmenin uzağında yönetim işlerini görüşür; Kabe'yi ise tavaf ederlerdi. Onlar için Daru'n-Nedve ayrı Kabe ayrı idi.

Efendimiz'in Daru'n-Nedve'yi yada benzer bir mekanı kullanması Kabe'yi ikinci plana itecekti. Müşriklerin yaptıklarının aynısı yapılmış olacaktı. Kabe'nin ise mekan olarak kullanımı olmazdı. Tavafın yapılmadığı bir an yoktu. Kabe'nin dışında kullanılacak ikinci bir yapı tevhid esasına aykırılıktı. Erkam'ın evi o günkü şartlarda böyle bir aykırılık getirmiyordu.

İnsanlara tebliğ edip anlattığı, getirdiği dinin esasları O'nu çok sevdiği Mekke'den tekrar Medine'ye döndürecekti. Dini adına Mekke'den çıkmak zorunda kalan Peygamber, fetih sonrası bu defa yine dini adına ama başkalarının zorlaması olmadan yeniden Mekke'den çıkmak zorunda kalacaktı.

Aksi durumda “Ey şehir, senden çıkarılmasaydım vallahi seni terk etmezdim!” sözünü samimi olarak söylememiş olacaktı. O bir peygamber olarak içtensiz tek bir harf bile söylememiştir. Aksi durumda O'nu, bir siyasetçi konumuna yerleştirmiş oluruz. 

Etiketler : ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank