content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

01 Ara

Sanal Hayatlar Öldürüyor

Teknolojinin en son yeniliklerinin yaşandığı dünyanın bir ucunda yaşanan olayları anında öğrenebildiğimiz şu çağda bir o kadarda sapıklıkların ve cehaletin arttığını görmek üzücü. Bilgi ve teknoloji çağının bu kadar cahilliğe ve caniliğe ev sahipliği yapması düşündürücüdür. Bu gelişimi yaratan insan beynidir. İnsanın beyni gelişmese bu teknolojik gelişmeler yaşanır mı?  Hiçbir alanda gelişme sağlanamaz. Evet.  İnsanlar beyninin sadece makine icat etme bölümünü gelişirken insanlık bölümünü geri bırakmakta. Bu gidişle İnsanlar insanlıktan uzaklaşarak ruhsuz robotlar yığını oluşturacaktır. Umutsuz ve mutsuz bireyler olmaktayız.

İnsan umutsuzluğa kapılınca hata yapma ihtimali daha da artar. Bu defa kendini, yaşamını önemsemeden hedefine ulaşmaya çalışırken kaybettiği umut peşinde sürüklenmeye başlar. Yaşayamadıklarının gölgesinde kalır, her zaman hayatını, kendini sorgular, yargılar.

Memnuniyetsizleşir. Sahip oldukları yetmez. Kendine farklı ilgi alanları bulmaya çalışır.  İnternet tutkunu olur. Bu konuda yazılan çizilen çok şeyler var. Kimi bunları dikkate alır, kendine çeki düzen verir. Kimi de bildiğinden şaşmaz.

Nasıl olsa beni kim nereden tanıyıp, bilecek. Birde takma isim kullanıyorsa. Genelde herkes bu ortamda takma isim kullanıyor. Kendini gizleyerek arkadaşlık, dostluk kurmak kendini kabul ettirmek istiyorlar. Daha ilk etapta yalan söyleyerek kaybediyorlar. İnandırıcı ve dürüst olmuyorlar. Ne yazık ki önce kendilerini aldatıyor kandırıyorlar. Sadece İçinde bulunduğu o günü, boşluğu doldurmak, zaman geçirmekten başka bir şey olmadığı gibi geçici avuntudur.

-Sanal ortamda yapılan birbirini görmeden, tanımadan ve sadece 'hissederek' yürütülen dostluk ilişkisi, insanların hayatında diğer ilişkilerden çok farklı gelişiyor.  Gerçek yaşamda ilk önce dış görünüşüyle fizikleriyle, giyim kuşamlarıyla, sonra da fikirleriyle düşünceleriyle ve yaşam görüşleriyle, zihinleriyle hayat tarzlarıyla tanırız insanları…

-Sanal ortamda önce fikirler ve görüşler ön plandadır, birbirimizi zihinlerimizle tanırız, severiz (ya da sevmeyiz) görselliğin dışında düşünceler, fikirler vardır. Bazen burada hayaller konuşulur. Korkular konuşulur. İçinde bulundukları boşluklar doldurulmaya çalışılır.  Bazen de tanımak isteriz, görüşür tanışırız...

-Bazen kendimizi bu büyüye kaptırır bozulmasın diye, dürüst olamadığımız için, bu tanışmayı istemeyiz. Karşımızdakinin dürüst olup olmadığını sorgularız, güvenmek isteriz yazılanlara. Çok insanda hayal kırıklığına uğruyor. Beklentilerini karşılamıyor.  Keşke herkes sanal ortamda kendini tanıttığı kişi olabilse o kadar dürüst sevecen insancıl.

Oysaki bir insanı tanımak, sevmek için klavyede yazılan kelimeler yeterli değildir. Çoğunluk kendilerine hayali bir dünya kurarak bu dünyasını, bu ortamda yaşamaya çalışıyor. Kendini olmadığı gibi tanıtarak sadece kendini kandırıyor. Geçici bir rahatlık sağlıyor. Ya sonra?

-Dürüstlük özgürlük demektir. Belki önceleri bazı sıkıntılar çekilir. Ama hep dürüstlük kazanır. Kazanmıştır. Çünkü hiç kimse yalanı sürekli sürdürecek kadar zeki değildir... Ve hiç kimse de bu yalanlara sonsuza kadar inanacak kadar saf değil.

Sürdürmeye çalışılan yalan, hatırlamak zorunda olduğu, uydurma kişilik en çok kendini rahatsız edecektir ve yoracaktır. Bir gün her şey ortaya çıkacaktır. İnsan karşısındakini bir süre kandırabilir, aldatabilir, Hatta uzun süre de bunu devam ettirebilir... Ama kendini kandıramaz, yalanlarıyla yaşayamaz, yalanları da sonuna kadar sürdüremez. Mutlaka bir yerde açık verir.

Zamanla bu tür insanlarda kişilik sorunları başlayacaktır, yarattığı kahramanı yaşatmaya çalışırken, kendisini yaralamış, hatta öldürmüş olabilir... Yalanlarla kurulan dostluklar, arkadaşlıklar, sevgiler nereye kadar sürecek elbette bir yerde bitecektir. Eğer  utanmayı biliyorsa yüzü kızarıp, utanacaktır... her zaman yalnız kalmaya, kaybetmeye mahkûm olacaktır.

-Yalanların esiri olarak yaşamak ve bir gün her şeyden kaçmaktansa, dürüst olmayı denesek sevdiklerimize ve kendimize. O zaman kazanan siz olursunuz. Yalanlarla kurulu dünya bir gün başımıza yıkılır. Ve size inanan insanların hayalleri, umutları ve dünyası da beraber.

-Dürüstlük temelinde oturan dostlukların daha değerli ve uzun ömürlüdür. Uzun vadede dürüstlük her zaman galip gelecektir...

-İnsan Kendini olduğu gibi görüp kabullenmeli. Başka kişiliklere bürünmemeli.

-Çünkü senden başka bir sen yok, teksin, çok değerlisin. Sonradan acısını çekeceğin hayalleri yaratma. Kendine bu eziyeti yapma. Çıkmaz sokaklarda kalan kaybeden sen olursun.

-Karşındakine güvenmek istiyorsan, dürüstlük arıyorsan, önce kendini güvenilir kılmalısın.

-Çünkü biz seni sen olarak kabul eder, severiz, bilgisayarın arkasındaki sahte dostu değil, sadeliğin le, dürüstlüğün le, insanlığın la adaletinle sevilirsin. Kendini böyle ispatla ve sevdir.

-Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol ki herkeste seni sen olduğun için kabul etsin, sevsin.

Etiketler : , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank