content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

28 Ağu

Özürlü Özürlerimiz

Uzun yorucu bir aradan sonra okuyucularımıza tekrardan "merhabalar" diyorum. Bunun özrü olur mu bilmem ama telafisi olur diye düşünüyorum. Hepimizin özür dileyecek durumları olur. Kimse hatasız değildir. Önemli olan hatayı hatayla kapatmaya çalışmamaktır. Bazen nasıl yaparım da hatamı düzeltirim diye düşünürken özür yerine hatalı sözlerimize hata katarız. Başka bir deyişle; "Kaş yaparken göz çıkartırız." Yada "Özrümüz kabahatimizden büyük olur." Ben hiç özür dilemem diyen ya en çok hata yapandır yada hatasını kabul etmeyendir.

Yaşadığımız müddetçe yorgunluk, dalgınlık, dikkatsizlik, eksik bilgi, cahillik, dil sürçmesi, acelecilik, kıskançlık, hasetlik, öfke, kızgınlık vs.gibi durumlar daha fazla özür dilemek zorunda bırakır bizleri. Aşırı yoğunluktan önemli, özel bir günü unutan biri "özür dilerim, bir dahakine unutmamaya çalışırım ama ne gereği var canım aman boş ver gitsin.

Çok istiyorsan bir çiçek yaptırırım yarın eve yollarım olur biter" diyen birinin özrü kabahatini döver. Önemli bir şeylere imza atan birine "hayırlı olsun canım, güzel olmuş ama ben senden daha iyi yapardım diyen biri" biri afedersin, aslında öyle demek istemedim, sende iyi yapmışsın ama seviye meselesi şekerim diyerek özrüne özür ekler. Yada "kız sizin bir deliniz vardı yaşıyor mu o hâlâ? Yaaa ağız alışkanlığı akıl hastası diyecektim yanlışlıkla ağzımdan kaçtı özür dilerim. Bir başka örnek: "Lütfen konuştuğun, görüştüğün başka bayan varsa benden uzak dur" diyen birine "var ama ben seni seviyorum, daha dikkatli olur, senin yanında konuşmam" der. Örnekleri çoğaltabiliriz. Bu tür dengesizlikleri çoğumuz görmüş, duymuş yada yaşamışızdır maalesef.

Uzun zaman görmediğiniz bir arkadaşınız "ooo merhabalar dostum, nasılsın bakalım? Senin bir birader vardı yine üçkağıtçılığa devam mı ediyor kerata? Birader sizlere ömür kardeş. Yaaa bak sen hiç duymadım çok afedersin. Millet kurtuldu desene. Ama ne adammış be ölürken de dört ayak üstüne düşmüş, mübarek aylarda göçüp gitmiş. Yada "ooo babalık yanındaki fıstık pek genç, pek güzelmiş, hani de ağzının tadını biliyormuşsun." "Kızım olur kendisi" "pardon bilsem ben asılırdım." Parkta çocuk gezdiren hiç tanımadığı bir bayana yaklaşıp "maşallah torununuz pek şekermiş." "Torunum değil çocuğum o benim." "Ayyy çok çok afedersiniz, bazen insan erken çöküyor işte naparsın."
Bizler çoğu zaman tam anlamıyla özür dilemekten aciz özürlü özürlüleriz. Hemde en engellisinden. Özür dilemek için dediğimiz laftan, yaptığımız hareketten pişmanlık duymamız gerekir. Eğer özürlerimiz karşımızdakini kırıyor ve üzüyorsa bu özür dilemekten çok özürlü özürlerimiz olur. En masum özürleri özürsüzce çocuklar diler. Kazayla çarpışıp yere düşerlerken her ikiside yerdeyken biri diğerinin yerden kalkmasına yardımcı olmak için elini uzattığında " bir yerin acıdı mı kardeş? Suç bende ağlama, hızlı koşmasaydım düşmezdik ikimiz de diyerek bir eliyle yaralanan dizini okşarken diğer eliyle de gözyaşlarını siler. Sonrada saçlarını okşayıp yanağından öper tüm saflığıyla, tüm içtenliğiyle...
Özür dilemek insanı üstün kılar. Kibirden uzak tutar. Ama her anımızı özür dilemekle geçireceğimize özür dilemek zorunda kalmamaya özen göstersek daha doğru olmaz mı? Özür dileyin, özür diletin ama bir daha aynı durumun tekrarı olursa tekrar özrün özrü olmaz.

Kırmadan, dökmeden özür dileyin. İnsan herzaman karşısındakinden değil kendinden de özür diler. En büyük özür borcumuz belkide kendimizedir kimbilir. Her borç gibi biriktikçe ödenmesi zorlaşır özürlerin... Hayatta öyle bir yaşayalım ki ne başkalarından nede kendimizden özür dilemek zorunda kalmayalım. Özür borcumuz olmasın.

Özrümüz özürlerimizden küçük olsun ki özür dilerken özümüzü özrümüze ezdirmeyelim.
Kırmayalım, kırdırmayalım. Üzmeyelim, üzdürmeyelim. Özürsüz hayat olmaz ama az özürlü bir hayatla çok övül fakat böbürlenme.  Özürlerimiz hem kendimize hem başkalarına olsun. Önce kendimden sonrada tüm özür dilemem gerekenlerden özür diliyorum. Özürlerimizin kabul edileni makbuldür. Rabbim özürlerimizi kabul edilenlerinden buyursun.
Ayşe YILMAZ
DOĞA(L)CA
ay@yerelyonetim.net

Etiketler : , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank