content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

17 Ara

Osmanlıca Meselesi

Son  zamanlarda sıkça tartışılmaya başlayan Osmanlıca, ortaöğretim ve liselerde zorunlu bir ders olmalı mı, yoksa isteğe bağlı mı olmalı? Bu konuya değinmeden önce Osmanlıca mı, yoksa Osmanlı Türkçesi mi denmeli konusundaki fikrimi beyan edeyim: Osmanlı Türkçesi demek yerine Osmanlıca demeyi yeğlemişimdir her zaman. Neden? Şöyle ki:  Osmanlıca yüzde sekseni Arapça ve Farsça geriye kalan yüzde yirmilik kısmı ise Türkçe olan bir dildir. Tabi ki diğer dillerden kelime alıp ‘kendi’ gramer yapımıza uyarlayıp, ‘kelime’ hazinemizi zenginleştirmeliyiz.

Amma velakin Osmanlıcaya alınan kelimeler Arapça ve Farsça gramer yapılarına uyarlanıp dile alınıyordu, böyle bir ‘yapıya’ Türkçe demek ne kadar doğru? Misal bugün Türk Dil Kurumu’nun belirlediği bir çerçeve var ve diğer dillerden alınan kelimeler o çerçeveye oturtulup Türkçeye alınıyor. Bu TDK’nin belirlediği Türkçeye özgü kurallar olduğu için alınan kelimeler artık ‘Türkçe’ oluyor.

Gel gelelim ortaöğretim ve liselerde zorunlu ders olmalı mı yoksa olmamalı mı, eğer zorunlu bir ders olursa öğrenciye ne gibi bir faydası olacak konusuna. Şöyle bir faydası olabilir:

Öğrencilerin beyinlerinin gelişmesine, diğer dilleri daha hızlı öğrenmesinde yardımcı bir etken olmasına, “hocam biz divan edebiyatını anlamıyoruz.” Nidalarını, hiç olmazsa işin biraz daha kökenine inerek en aza indirgemeye pek de yararlı olur. “Okuyabilseler bile kelimeleri yine anlamayacaklar” diyorlar.

En azından çevirisini yapıp,( bugün herkesin elinin altında android telefon var, Osmanlıca-Türkçe sözlük indirip) anlamlarına bakarak bir metinde geçen olayı ya da bir beyiti günümüz Türkçesine çevirebilirler. Eğer bir öğrenci (hele ki istekli olsun ve bu işi sevsin) liseyi bitirince iyi bir kelime hazinesine sahip olur. Bir de lisans eğitiminde seçeceği alan Osmanlıcayla alakalı olursa bu konuda çok iyi bir seviyeye ulaşır.

“Bu ders zor, anlamıyor çocuklar. Hem eskide kaldı, ne gereği var okutulmasına” diyeceğimiz yere, “nasıl daha iyi öğretebiliriz, ne gibi materyaller geliştirip, öğrenciye faydalı olabiliriz?” yoluna gitmemiz gerekiyor. Yeni nesil anlamıyor diye divan edebiyatını da müfredattan çıkartalım o zaman ya da matematik dersinde gördüğümüz; sinüs, kosinüs, tanjant ve kotenjantı.

Madem milliyetçi bir nesiliz ecdadımızın dilini de bilmeliyiz kanaatindeyim.

Etiketler : ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank