content
09 Mar

Orda Bir Köy Var Uzakta

Karadeniz bölgemizin coğrafi güzelliğini duymayan yoktur. Kıyı şeridi boyunca uzanan ve yer yer Anadolu'nun içlerine doğru da vadiler boyunca başını uzatıp 'ben burdayım' dercesine kendini gösteren yemyeşil bir coğrafya. Yıllar önce Samsun'dan Sarp sınır kapısına kadar kıyı boyunu bir kere görmek nasip oldu. Dönüşe yakın, kendi kendime dedim ki; burayı bir kere görmek yetmez, yeniden gelmek, görmek lazım!.

Şimdi düşünüyorum, şayet nasip olursa ikinci kere görmek de yetmeyebilir. Belki hedefi parçalara ayırıp herbirine üç-beş gün ayıracak şekilde bir seyahatler dizisi gerçekleştirmek lazım. Sarp coğrafya, orman, ova, nehir, mutedil havza, kanyon, yayla bahsinde fakir sayılmayacak Maraş'ın bir çocuğu olmama rağmen Karadeniz coğrafyasının gerçekten görülmeye değer olduğunu söylemeliyim. Yukarıda söylediğim sebeplere, yeniden görme arzumu kışkırtan bir şey daha eklendi. Orada, uzakta, "gitmesek de gelmesek de bizim olan" bir köy..

Köyün hikayesi Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar gidiyor. Bir vadinin yamacında, yeşilin hakim olduğu şirin mi şirin bir köyceğiz. Sahile mesafesi kuş uçumu yirmibeş kilometre. Adı önceleri Paçan veya Nefs-i Paçan olarak anılıyor. Köyün tarihine ve demografik yapısına dair birbirine yakın çeşitli rivayetler ve bilgiler var. Ama kesin olan birşey var ki şu anki adı "Maraşlı Köyü".

Kahramanmaraş'ın Trabzon'la kardeşliğini biliyordum ve mezkur seyahatimde Trabzon'daki "Kahramanmaraş Caddesi"nde üç-beş adım atmak da nasip olmuştu ama Çaykara ilçesine bağlı bu köy(ümüz)den doğrusu haberim yoktu. Eh artık diyebilirim ki; "gitmesek de gelmesek de o köy bizim köyümüzdür".

Maraşlı Köyü ve Saçaklızâde Osman Efendi'nin Kabri

Zannederim, adı "Maraşlı Köyü" olan bu köyün hikayesini bilen Maraşlı sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Benim erişebildiğim kaynaklara göre (bunlar arasında Çaykara yerel basını/portalları da var), Saçaklızâde Osman Efendi beraberindeki birkaç kişiyle ilim, irfan, irşad maksadıyla bu bölgeye gider ve orada vefat eder. Daha sonra, kabrinin bulunduğu bu Paçan Köyü'nün adı Osman Efendi'nin hatırasına hürmeten "Maraşlı Köyü" olarak değiştirilir.

Bir ara o bölgeden birkaç akademisyen ve araştırmacı Maraş'a da gelip bu konuda bilgi/merak sahibi olan sınırlı sayıda kişiyle ortak çalışma da yapmışlar. Fakat Karadeniz'de böyle bir köyümüzün var olduğu bilgisi ne hikmetse geniş kitlelere maledilememiş. Şu kadarını söyleyeyim; Saçaklızâde Ailesi'nden yetişen alimleri merkezine alan ve ailenin adını taşıyan vakfın internet sayfasına baktığımda Osman Efendi'nin ilmî faaliyetlerine genel hatlarıyla değinilmesine rağmen Maraşlı Köyü'nden bahis yok.

Halbuki varolan hizmetlerine, Maraşlı Köyü ve Osman Efendi ekseninde Çaykaralılar ile Maraşlılar'ı daha yakından tanıştırıp kaynaştıracak etkinlikler eklenmesi ve hatta bunun gelenek haline getirilmesi en çok bu vakfımıza yakışmaz mıydı?! Anladığım kadarıyla karşı taraf da, yani Çaykaralılar ve bu hicretin tarihi süreci ile alakalı sahih kaynaklara erişmek derdinde olan araştırmacılar da bu yakınlığın tesis edilmesi ihtiyacı içindeler.

Burada değinmeden geçemiyorum. Hani birkaç hafta evvel, mücavir alan sınırlarını çıkınca Maraş'ın zannedildiği gibi pek de tanınmadığını yazmıştım. Maraşlı Köyü örneğinden de görülüyor ki, bu eksikliği giderme durumunda olan etki ve yetki sahibi kişi ve kurumlara çok iş düşüyor. Tanıtım gayretlerimizi o yazıda bahsettiğim sınırlara mahkum etmeden ya kimsenin bilmediği ya da pek az kişinin vâkıf olduğu değerlerimizi günyüzüne çıkarıp bilinir hale getirecek ciddi ve sürekli çabalara ihtiyaç var. Trabzon'a ilaveten epeyce kardeş şehrimiz var, bu kardeşliklerin hakkını da vermek lazım.

Hülâsa, diyebiliriz ki; bir taraftan kendimizi il sınırları dışında etkili şekilde tanıtmanın yollarını ararken, diğer taraftan benzer bir faaliyeti hemşehrilerimiz için de gündeme almak ve içeride-dışarıda gözlerden uzak kalmış saklı hazinelerimizden bizzat Maraşlılar'ın da yeterli ölçüde haberdar olmalarını sağlamak durumundayız.

Çaykara'nın hemen yakınındaki hem de "Maraşlı" adıyla maruf bu köyü öğrendiğimde, hiç hesapta yokken dedesinden bir köyün miras kaldığı haberini alan torunun halet-i ruhiyesine büründüm. Buna bilmeden vesile olan dostuma da bu yazı vesilesiyle teşekkürlerimi ifade etmek isterim.

 

Etiketler : , , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank