content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

23 Şub

Klavye Farkı

Bir kadın bir şey diyor, erkeğin anladığı bambaşka bir şey oluyor. Çoğunlukla kadın Q klavyede ‘a’ tuşuna basıyor ve erkekteki karşılığı ‘u’ oluyor, kendi halinde bakıyor. Kadın ‘b’ tuşuna basıyor; erkekte çıkan harf ‘ç’ oluyor. Kadın kızıyor, erkek neden kızıldığını bile anlayamadan… Kadın daha hızlı yazarsa değişeceğini umut ediyor. Daha hızlı, daha hızlı basıyor tuşlara ama sonuç hep aynı. Bastığı harfe ulaşamıyor bir türlü. Mesela konuşuyor, dinlenilmek sadece amacı…

Erkekteki karşılığı hazır bir cevap oluyor hemen. Çok yorulduğundan bahsetse, daha az çamaşır yıkamasını önerirken buluyor eşini… “Sorunun ne senin” diyor erkek, “Ne istiyorsun? Her istediğini yapıyorum ama sen hala şikâyet etmedesin. Yediğin önünde, yemediğin arkanda ama hiç memnun değilsin!” Oysa “Senin sorunun ne?” sorusunun asla bir cevabı yoktur. Bu bir soru da değildir. Çoğu zaman bir “itham”dır ve bu soruya hiç kimse kalkıp cevap olarak teşekkür ederim demez. Sadece kırılır, küser ve kendi içine doğru çekilir. Yine “klavye farkı” ortaya çıkmış, erkek ve kadın arasındaki anlaşmazlığın zeminine oturmuştur. İşte, hor görmede bu noktada başlar: ithamlar, “anlayışsız” damgası vurmalar ve tarafların birbirlerini kıyasıya eleştirmeleri…

Sorunun çözümü için kimse sorumluluk almaz. Sadece kendisinin haklı olduğunu düşünen ve karşı tarafı “zalim”; kendisini “kurban” olarak kodlayan insanlar, kendilerine acımaya ve diğerlerini de kendi acılarının büyüklüğüne inandırmaya çalışırlar. Hor görmeye başlamak, kendini kurbanlaştırmak, hep savunmada kalmak, karşı tarafı suçlayarak rahatlamaya çalışmak, bir ilişki için en yıkıcı davranış biçimleri olarak gösterilebilir. Eşler beraber kavga edebiliyor ama beraber gülemiyorlarsa, o ilişkinin uzun sürmeyeceğini kestirmek mümkündür.

Klavyelerindeki hiçbir tuş aynı anda aynı harfi basamıyorsa, zahmet edip aynı klavyeye bir süreliğine de olsa dönüşemiyorlarsa, o ilişkinin kısa süreli olacağını söylemek için ilişki terapisti olmaya gerek yok… Evliliğinize bir bakın! Karşınızdakini varlığını “olduğu gibi” ne kadar kabul edebiliyorsunuz? “Ondaki anlam dünyası öyle şekillenmiş.” Diyerek ne kadar saygı duyabiliyorsunuz? Eşinizin anlam dünyasını en az sizinki kadar değerli ve kabul edilebilir görüyor musunuz? Onun ‘a’ olarak yazdığını, her zaman ‘u’ olarak görmek zorunda değilsiniz. Ya da hep yanlış yazdığını yüzüne haykırmak…

Mesela siz daha az duygusalken, eşiniz daha duygusal olabilir. Bırakın, onun yapısı böyle… Zaten başlangıçta aşık olduğunuz yön de bu değil miydi?... Başka türlü olabilseydi, bunca ısrarınızla ve kafasını yıllarca didikleyişinizle zaten değişirdi! Değişemiyorsa zorlamayın, demek ki programında yok. Veya bu yapı onun için daha fıtri ve daha güzel olan… Bu demek değil ki ilişkilerde hiç değişme olmadan yaşayıp gideceğiz. Erkek kadına, kadın erkeğe ve mayınlı noktalara basmadan devam edecekler… Dünyadan geldikleri gibi gidecekler. Elbette, değişim kaçınılmaz. Ama buradaki sorun, kimin ne kadar ve ne yönde gelişip değişeceği sorunudur. Ve değişimin ne yönde ve ne sürede olacağı sorusudur. Sevdiğimiz insanın farklı bir algılama dünyası olduğunu kabul edebilme gerçeği...

İyi bir ilişki yolu bulabilenler, bu yolu inşa edebilenler ve bu yola gerekli bakımı yapabilenler ancak bu dünyada mutluluğu yakalayabiliyorlar. Diğerleri ise konuşuyorlar, konuşuyorlar, konuşuyorlar ama anlaşamıyorlar. Çünkü dilleri ve kelimelere yükledikleri anlamlar farklı. Zahmet edip de sevdikleri adamın/kadının nelerden hoşlandığını, nelerden hoşlanmadığını anlama gereği duymuyorlar. Eleştiriyorlar; ama kendilerini değil, karşılarındakini. Hor görmekten, hoş görmeye vakitleri kalmıyor. Ve sevgi sessizce uzaklaşırken, nefretin doldurduğu kalpler; adliye koridorlarında farklı klavyelerinden çıkan harflerle birbirlerine anlatamadıkları dertlerini, soğuk mahkemelerde yargıçlara anlatmaya çalışıyorlar, anlaşılmayı umarak…

Etiketler : , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank