content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

15 Oca

Kazandığınızı Zannettiğiniz Anda Kaybedeceksiniz…

Bizi mahkemeye verince tırsacağımızı zannediyorlar... Bizim hakkımızda hakaretten dava açınca korkarak, besledikleri gazeteciler gibi yapacağımızı düşünüyorlar.
Bizim hakkımızda her türlü yalanı dolanı birilerinin eliyle yayınca kendi kabuğumuza çekileceğimizi zannediyorlar.
Bizim hakkımızda, olmayan şeyleri konuşunca sindirebileceklerini düşünüyorlar.
****
Bu ülkenin topraklarında üç kağıtçıların, hırsızların, ihalelere fesat karıştıranların, ihalelerde adres gösterenlerin, ihaleleri filancaya vermek için, ihale şartnamesine maddeler koyanların bize “höt” deyince tırsarak, geri çekilip “aman efendim” deyip yalakalık yapacağımızı zannedenlere bir kez daha duyuralım.
****
Bu gazeteciliği istediğimiz gazetecilik gibi yapamazsam, gazeteciliğe nokta koyacağım.
Bu gazeteciliği bir belediye bülteni gibi çıkarır gibi yaparsam, bir daha gazetecilik yapmamak üzere dükkanı kapatacağım.
Bu gazeteciliği, belediye basın  bürolarından gelen haberleri olduğu gibi basarak yaparsam, bir daha asla gazete çıkarmayacağım.
Bu gazeteciliği; yalaka, yalancı ve birilerinin istedikleri gibi manşetleri atarak yaparsam, kendimi inkar etmiş olacağımdan dolayı bir daha yerelde gazetecilik yapmayacağım.
Bu gazeteciliği, birilerinin sözcüsü, bir cemaatin, bir inancın, bir ideolojinin, bir politikanın yayın organı gibi yaparsam, bir daha yerelde asla gazetecilik yapmayacağım.
Bu gazeteciliği, kimilerinin yaptığı gibi, bilgisiz, cahil oldukları halde, ayrıca haber bile yazmasını bilmedikleri halde gazeteciyim diyerek gezenler gibi yaparsam, asla bu bölgede bir daha gazeteci diye gezmeyip köyüme döneceğim.
Kendini satmaya hazır, üç kuruş için köşesinde başkalarına küfür etmeye, hakaret etmeye, görevi olmadığı halde birilerinin danışmanı gibi, yalakası gibi sözde gazetecilik yapanlar gibi olursam, evimde oturup, gazeteciliği bırakacağım.
****
Birilerine bir kez daha çağrı yapıyorum.
Her tarafınız açık.
Zannediyorsunuz ki, kimse görmüyor.
Maaş verdikleriniz, besledikleriniz, sırtınızı sıvazladıklarınız size yalakalık yaptıkları için, doğru yaptığınızı düşünüyorsunuz.
Ve zannediyorsunuz ki, yaptığınız tüm usülsüzlükler görülmeyecek, fark edilmeyecek, zenginleşmenizi kimse fark etmeyecek, herkese dağıtarak kervanınızın yürüyeceğine inanıyorsunuz.
Bakın etrafınıza kervanının yürüyeceğini zannedenlerin ne halde olduğuna bir bakın...
Gidin mezarlarına bakın...
Sonra ailelerine bakın...
Sonra çocuklarına bakın...
Ne halde olduklarını gördükten sonra, kendi sonunuzu da şimdiden görebilirsiniz.
****
Zannediyorsunuz ki, yönettiğiniz kamuya ait yerler babanıza ait şirketler.
Zannediyorsunuz ki, yönettiğiniz para sizin...
Alınterinizle kazandığınız ve sittin sene göremeyeceğiniz kaynakları istediğiniz gibi dağıtıyorsunuz...
İstediğiniz gibi harcıyorsunuz...
İstediğiniz gibi alıyorsunuz...
Kamuda görev yapmadan, seçilmeden önceki halinizi kimsenin hatırlamadığını zannediyorsunuz...
Koltuğun gücünün her zaman devam edeceğini, ayrıcalığınızın ölünceye kadar süreceğini düşünüyorsunuz...
Aynen sizden öncekiler gibi...
****
Dününüzü de biliyoruz, bugününüzü de...
İnanın geleceğinizi de görebiliyoruz.
Bindiniz bir alemete gidiyorsunuz kıyamete doğru.
İnanıyorsanız, yeriniz cehennemlik...
Kamu malını zarara uğrattığınız için...
Kamu malının çalınmasına seyirci kaldığınız için...
Kamu malından beslendiğiniz için...
İnanmıyorsanız, vicdanınızı da satmışsanız yeriniz belli...
Kendi cehenneminizde yanacaksınız...
Görevi bıraktıktan sonra, geceleri uyuyamayacaksınız...
Çocuklarınız gün yüzü görmeyecekler...
Sonları aynen sizin sonunuz gibi olacaklar...
****
Korkutacağınızı zannediyorsunuz bizi...
Yanılacağınızı hatırlatmak isterim...
Hangi partiden olursanız olun...
Fark etmiyor birbirinize benziyorsunuz...
İktidar ve güç zehirlenmesine tutuldunuz.
Sonunuz hiç hayırlı değil...
O güç sizi yakacak...
Birilerini teslim alsanız, birileri teslim olmayacak...
Herkesi satın aldığınızı düşündüğünüzde, bir ayrık otu ortaya çıkacak ve çıplaklığınızı haykıracak.
Aynen öncekilere yapıldığı gibi...
****
Hangi davayı açarsanız açın...
Hangi baskıyı yaparsanız yapın...
Hangi adamları araya koyarsanız koyun...
Koyun olmadığımızı aklımız, yüreğimiz ve emeğimiz yettiği sürece pisliklerinizi, suistimallerenizi yazmaya devam edeceğiz.
Bugün değilse, yarın mahkemelerde yargılandığınızı göreceğiz.
Ve bilin ki, her mahkemede salonda olacağız...
Gözünüzün içine bakarak müdahil  olacağız...
Ve hala gazeteciliği yapıyorsak, ertesi günü manşetlerden haberlerinizi yapmaya devam edeceğiz.
İki elimiz yakanızda, kamu adına olmaya devam edecek...
****
Sakın ola ki, bizi korkuttuğunuzu ve köşemize sindirdiğinizi düşünmeyesiniz diye yazıyorum.
Bir aksilik olmaz ise, yüreğimiz durmaz, aklımız yerinde ise İstanbul'un her yerinde yaptığımız haberlerle sizi izlemeye devam edeceğiz.
Bunu sakın unutmayın...
Diğerlerine benzeyerek gazetecilik yapacağımı düşünüyorsanız yanılacağınızı bir kez daha hatırlatayım.

Son söz: İstediğimiz, ilkeli, kamu çıkarlarını koruyan gazeteciliği yapamaz isem, evime döneceğim.
Ve bir daha yerel bir gazete çıkarmayacağım vede yerelde yazmayacağım.
Bilesiniz...
Ama asıl olanı bilesiniz. Kaybedeceksiniz... Bugün değilse yarın...

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank