content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

23 May

İnsani Boyut ve Bilgi Toplumu

Bu makale, “İslam, Kur’an ve Irkçılık” başlıklı yazıda; adı/soyadı mahfuz, Emekli Öğretmen’e vaat ve taahhüt ettiğim cevap ve mütalâadır. Son teatimizde: “..yazınızı merakla bekliyorum.Bu milletin (Türk, Kürt, Laz) tüm unsurlarıyla kucaklaşma, sarılma, birbirlerini anlama ve birlikte yaşamaya muhtaç oldukları bir dönemde inşallah sizinde yazınız bir tutkal olur” demektedir. İşte mütalâa:

Konuyu Ayet, tarih ve sosyolojik boyutta inceleyecek, irdeleyeceğim. Şöyle ki:

1. Etnik kök (ırk) ve buna paralel dil ve kültür öğesi: Yüce Yaratıcının, insanlara ihsan ettiği bir lütuf, zenginlik, kıymet ve hikmettir. Büyük âlim ve evrensel bilim adamı, sosyolog İbn Haldun, ‘uygarlık’ ve ‘Irk’ kuramını şöyle açıklamış ve tanımlamıştır:

“Irkların oluşumunda nesep, iklim, coğrafi bölge, semt, adet ve ayırıcı vasıf gibi pek çok faktör etkilidir. Biyolojik ırk kuramları asılsız ve yanlıştır. Güney ve kuzeydeki ırklar (beyaz, sarı ve siyahlar) hakkında iddia edilenler gerçek dışıdır. Bu ırkların yaradılıştan böyle oldukları kabul edilemez. Tam tersine, bunu tayin edici olan faktörler haricidir. Irklar sabit ve standart değildir, ortam ve şartlara bağlı olarak değişebilir. “Hiç şüphe yok ki, bahis konusu hususların ve vasıfların hepsi, nesilden nesile geçerken değişir. Bu gibi şeylerin sürekli ve aralıksız devam etmesi de zaruri değildir. Kulları hakkında Allah’ın sünneti (âdeti ve kanunu) budur ve ‘Sen Allah’ın sünnetinde (tabii ve ictimai olan ezeli nizamında) bir değişiklik bulamazsın.(İbn Haldun, Mukaddime; Aristoteles, Politika; Alâeddin Şenel, Irk ve Irkçılık Düşüncesi).. Ayet: “Ey insanlar, gerçekten, Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Şüphesiz, Allah Katında sizin en üstün (kerim) olanınız (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, haber alandır. (Hucurat Suresi, 13)

Bunlar, ilim, bilim ve sosyoloji adına evrensel kabul görmüş “müseccel” gerçeklerdir. 

Şu hale nazaran; Nizam-ı âlem’in zorunlu kıldığı akli, haklı, hukuki ve adil zaruretler dışında; Müesses milli devletlerin huzur, emniyet ve tesanütlerini zedeleyecek biçimde etnik kök, ana dil ve paralel unsurlara bağlı siyaset yapılamaz. Ayrılık/gayrilik ileri sürülemez. Bu ve benzer fiiller ancak ve sadece: Dâhili bedhahlar (gizli ve sinsi iç düşmanlar), dış kaynaklı terör ve tedhiş unsurları ve sair süfli varlıklar ile cahil avam tarafından ifa ve icra olunabilir.

2. Din, inanç ve mezhep öğesi:  Dinsizlik (ateizm, deizm), inançsızlık hali de, buna paralel olarak ele alınmak ve değerlendirilmek zorunda ve durumundadır. Dolayısıyla, din, mezhep ve tarikat konularında tam fanatik, faşist-despot, koyu şeriat ve hilâfet tutkunu İsrail, Avrupa ve ABD dışında, İslâm dünyası son derece makul, mantıklı ve akıldan yanadır.   

Kaldı ki, İslâm Şerait’i (şeriat değil); yani İslâm Hukuk’u da barış, kardeşlik, hoşgörü, insani boyut ve bilgi toplumu olmayı, yani: ‘huzur, sâadet, zenginlik, özgürlük ve güvenlik iklimini’ emreder. Özgür olmayan Müslüman’ın Cuma namazını kılma yükümlülüğü yoktur bilir misiniz? Gerçekte yeryüzü ve kâinatta tek din vardır. O’da İslâm dini, Müslümanlıktır. İlk Ata’mız Hazreti Adem’den son Peygamber Hz. Muhammed Mustafa A.S. dâhil bütün Peygamberler millet ve ümmetleri Müslüman’dır. (Bak: âl-i İmran Suresi âyet: 19, “Allah indinde tek din İslâm’dır.) Dahası Müslümanlık/Kur’an-ı Kerim canlı-cansız bütün varlıklara mutlak saygıyı; yaratılanı yaratandan ötürü sevmeyi, sahiplenmeyi ve korumayı, himayeyi emreder. Bu vasıf, vazife şuuru ve bilinç’e sahip Müslümanlar yeryüzünün efendileri ve Allah’ın halifeleridir. Bu İslâmi boyuttur. Bir alt boyut “İnsani Boyut ve Bilgi Toplumudur” İslâm şerait’le bu boyutu düzenler. Anayasa, yasa, bilumum kural ve kaidelerin hedef kitlesi de bu boyut insanıdır. Çünkü İslâmi boyut sorundan münezzehtir.     

Şu hale nazaran: Küresel ve evrensel boyutta etnik kök/din/dil/mezhep veya tarikat; İnsan olanlar için sorun değil; Zenginlik, terakki (gelişme) unsuru, devlet-demokrasi, “iyi, namuslu-dürüst, ilkeli, onurlu-sorumlu ve kaliteli” yönetimin sebep ve hikmetidir. Diğer unsurlar ise “insan” olarak kabulü kabil olmayan alt, primitif varlıklar ve mazarrattır!..  

 ***

DİKKAT!.. Yazışmalar için e.POSTA: gercek.demokrat@hotmail.com

***

Her şey insan içindir. Gerçekte “her insan bir devlettir, devlet insan için vardır”.    Bu nedenle, bir takım suiniyet sahiplerinin iddia ve iftira ettiği gibi; Türk-İslâm ortak sentezi ve geleneğinde, kesinlikle “devlet” değil, sadece ve yalnızca “insan” kutsaldır.   Zira insan Yüce Yaratıcının Halifesi - Yani yeryüzündeki vekilidir…..
http://www.oytrabzon.com/oytrabzon/modules/sections/index.php?op=viewarticle&artid=1841

Etiketler : , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

1 Kere Cevaplanmış to “İnsani Boyut ve Bilgi Toplumu”

  1. 1
    Mustafa Kemal OYMAN Says:

    halıkîyn memunun suresi(23/14)kyetinin son sözcüğü sanatçı anlamındadır. yazık ki (yobazlar sanatçıya ve bilim kişisine, bilgeye düşman olduğu için) bu biçimde yorumlanmamıştır. islam emperyalizm karşısında güçten düşürülmektedir.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank