content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

24 Kas

İki Yanlış Bir Doğru Etmiyor!

başbakan Partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında konuşuyor. Dersim katliamına dair belgeler sunuyor. Elbette başbakanın 1930’ lar da yada cumhuriyet tarihi boyunca devlet tarafından halka karşı işlenmiş suçlar konusunda açıklama yapması olumludur. Hele hele SEYİT RIZA’NIN Asılırken geceye sırtını dönüp sabaha yönünü dönerek. Evladı Kerbelayız suçsuz yere asılıyoruz sözlerini okuyarak CHP nin Halktan özür dilemesini istemesi olması gereken. Öyle görünüyor ki Sayın Kemal Kılıçdaroğlu CHP nin başkanı olarak, Dersim’ li olarak bir şey söyleyecektir. Yada CHP’nin bekası için sineye Çekecektir. Ama İki durumda da CHP Kaybedecek gibi görünüyor.

Gerçektende CHP. Seyit Rızanın üç oğlu ile birlikte asılırken İdam edilecek bir insanın son arzusunu bile yerine getiremeyecek denli acımasız davranmıştır. Yani Seyit Rıza’ya sorarlar. Son bir arzun var mı? Oda Söyler BİLİYORUM BİZİ ASACAKSINIZ ÖLDÜRECEKSİNİZ, İLK BENİ ASIN ÇOCUKLARIMIN ÖLÜMÜNÜ BANA İZLETMEYİNDER. Der de tabii önce çocukları asılır. En son baba seyit asılır. Yani bugün üzerinden siyaset yapıldığı için konuşulmaktadır. CHP nin açıklaması gereken, halka hesabını vereceği daha çok şey var. Başkalarının da var. Çünkü Bu güne kadar yönetenlerin tümü Halkı Halka rağmen yönetmişler. İnsanlarımızın daha iyi hayat sürmesi yerine onların sırtından birilerine ne kadar çıkar sağlarız hesabı ile çalışılmıştır. Çünkü Halka Rağmen yöneticilik hala sürmekte, Dün Kemalist ben bilirimciliğin yerini tanrı adına ben iyisini bilirimçilik almaktadır. O kadar ki bildikleri uğruna diri diri insan yakacak kadar. Kendinden geçenlerin edasıyla misli öç alma hissiyatını ortaya koymaktadır. Ya da 1925 den bu yana çeşitli adlar ve alavere dalavere ile sürdürülen Kürt halkına yönelik İMHA VE İNKARCILIK sürdürülmektedir. Zaten Tüm sorunların kaynağı KÜRT’ lerin Kürtlüklerinden vazgeçmemesidir.

Konuşması Ayakta alkışlanan başbakan 10 yıldır bizi yönetmektedir. Bu on yıllık sürede. Devlet Adına işlenmiş suçların ne kadarını açığa çıkarmış. Bunların ne kadarı için halktan en azından özür dilemiştir. Yada İsmet paşanın dersimi bombalatma kararı gibi, Kendinin, Bombalanması emrini imzaladığı kaç kaç Kürt ili vardır sorusu dikelip hadi beni sor hadi beni sor demektedir. Kaldı ki Başbakan Altına imza attığı kararlarla Çıkardığı yasalarla bu ülkede Çalışma yaşamını emekçiler aleyhine düzenleyerek, Kaç milyon çocuğun açlığına, Kaç milyon Babanı daha az ücrete daha fazla çalışmasına, İşsiz ve aç kalmasına neden olmuştur acaba. Daha da önemlisi şiddet politikalarının etkisiyle toplumu saran şiddet ve savaş, kin ve düşmanlık kültürü, Kimin yönettiği bir ülkede egemen olmaktadır. Katledilen kadın sayısının %1400 artığı devleti Kim yönetmektedir. Acaba ne dersiniz. Sayın Cumhur Başkanımız da İyi şeyler olacaktı sabote edildi demektedir. Yani sabotajcılar bize istediğimizi yaptırmadıların başka bir ifadesi gibi. Selçuklu Hükümdarı Alaadin KEYKUBATIN Şahin bakıcısı İncili CAVUŞ’ TUR.  Son baharda tuna avlatılan şahin kışın kümesine alınır. Hükümdar Şahini İnçili çavuşa teslim eder. Der ki. Sakın ha şahin öldü deme kelleni vururum der. İncili çavuş, Şahine Gak dedi et, gurk dedi su vermiş. Bahara erilmiş. Hükümdar incili Çavuş Şu şahini çıkarda bir uçma antrenmanı yaptır demiş. Çuvaş şahini kafesinden çıkarmış. Bir bakmış bir bölük turna süzülüp gelmekte Şahini salıvermiş Tunaların üstüne. Şahin dimdik uçmuş uçmuş uçmuş Ama Tunalara ulaşamadan Tepesi üstüne yere çakılmış. İncili çavuş şahini kucağına almış okşayarak hükümdarın yana gelmiş, Hükümdar Çavuş şahin ödlümü yoksa der demez. İncili Çavuşta ben demedim siz ediniz hükümdarın ever öyle oldu demiş. Bizde siz söylediniz biz değil.

O halde Her türlü siyasi istismardan uzak ve her kayguyu giderecek. Bir Araştırma komisyonu ve bu komisyonun açığa çıkardığı sonuçları halkla paylaşacak bir yönetime tamda şimdi anayasa yapılırken ihtiyaç var. Ama bu dönemde Tam bir güvenceye alınmış özgürlük ortamına gerek var. Bu dönemde yani anayasanın hazırlanacağı koşulları.2 eylülcüler gibi kısıtlayarak özgürlükleri ortadan kaldırarak yürütürseniz. Sonu yeni bir anayasa ve toplumsal mutabakat metni yerine, yeni bir garabet olur. Tabii bu özgürlük örgütlenme özgürlüğü olmadan olamaz. Her türlü hakkın garantisi örgütlenme özgürlüğüdür.

Niyetimiz Ne olursa olsun Halkın büyük çoğunluğunu Kan ve gözyaşı duvarının dibinde birbirine karşı konumlandırıp. İki tarafı da en aza razı ediyorsanız.Böyle bir yönetimin tarifini  Dimitrov yapmış lütfen bu tarife bakınız.

Etiketler :

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank