content

ikradan-mahyaya-aydinlanma

28 Ağu

İçimizdeki Rabia Meydanları!

Değerli dostlar!

Kendimizi sevmeyi neden beceremiyoruz?

Neden hep kusurlarımız var bizim?

Neden öz güvenimizi keşfedemiyoruz?

Neden muhteşem ve harika yaratıldığımızın farkına varamıyoruz?

Kendini hep kusurlu görmek mütevazilik midir?

Asla.

Bizi yaratanın büyüklüğünden kaynaklı bir muhteşemliğimiz var.

Sırf bu yüzden sevmeliyiz işte kendimizi.

Kendimizi dinlemeli, kendimizle anlaşmalıyız.

Kendimize yol açmalı, kendimizi özgür bırakmalıyız.

Kendisini sevmesini beceremeyen neyi sevmeyi becerir ki?

Mısır’daki katliama üzülüyoruz.

Suriye’deki vahşete kahroluyoruz.

Arakan’a içimiz yanıyor.

Coğrafyamızın her yanında kan damlıyor.

Ve asıl görmemiz gerektiği halde görmediğimiz bir gerçeğimiz var.

Kendi içimizde barışı sağlayamazsak, özgür olamazsak; dünyaya nasıl barış ve adalet gelir?

Kendi ruhumuza, beynimize yaptığımız katliamların farkında mıyız?

Düşünmeden, üretmeden, özgün bir birey olmadan sürdürdüğümüz yaşamlarımız bu dünya için nasıl bir umut olabilir?

Mısır da, Suriye de, Arakan da, Doğu Timur da bir gün özgür olur elbet.

Elbet onların acıları da bir son bulur.

Peki bizim yürek sızılarımız ne zaman son bulacak?

Ne zaman taklitçi, düşünmeyen, üretmeyen, tüketim köleleri olmaktan kurtaracağımız kendimizi.

Şimdi içimizde Rabia meydanları kurup kendi özgürlüğümüz için yumruklarımızı kaldırmaya ne dersiniz

Özgürlük herkes içinse güzeldir.

Bir gün başörtüsüne özgürlük içinse,

Bir gün ağaçlar kesilmesin diyeyse,

Bir gün darbe yapılmasın içinse,

Bir gün açlıktan çocuklar ölmesin içinse,

Bir gün hiç bir haksızlık olmasın içinse,

Tüm dinler için, tüm ırklar için, farklı düşüncelerden olan tüm insanlar için kayıtsız şartsız ÖZGÜRLÜK istiyoruz.

Etiketler : ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank