content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

30 Haz

Huriye\’ye Gönderilen İt Tırları -3 – Derin Mal Ahmet ve Paralel İbişler

Yine aradı Huriye. Senin itlerle olan iletişimini biliyorum; sen itlere fısıldayan adamsın. Yazılarını okuyorum, hatta kurduğun Didim köpekleri gurubunu da takip ediyorum... deyip sempatik havalar yaratmaya çalışması... bir süre sonra baydı beni. Sert çıksam ne olacağı yönünde fazla bir fikrim de yok. Yani korktuğumdan filan değil de, zaten kafa dinlemeye çalışıyorken bir de böyle gerintili sürece girmek istemedim. Sakince dinlemenin en mantiki yol olduğuna karar verip dinlemeye devam ettim sonrasında da.

...

Bu gün bir kır kuşuna ayna tuttum. Yani gözüne ışık tuttum. Işk denk geldikçe havalanmaya yeltendi. Işığı bir denk getirip bir kaçırdıkça kayalar üzerinde dans eder gibi yaptı sürekli. Şeklini şemalini seçemedim. Aramızda 20-30 metre mesafe vardı.

Toplamda 6-7 km. yürüdüm sanırım. Adnan Menderes Bulvarı'nda yürümeye koyuldum. Bu yola paralel şehir tarafına yakın Ege Caddesi. Bir ara bulvar ile cadde kelimelerinin arasındaki farkı hatırlayamadığım da olmuştu. Kelimeleri kullanmaya kullanmaya, hatta en basit kelimelerin bile anlamlarını unutur oluyorduk.

Maksadım; Manastır Koyu'nun biraz ilerisindeki, güneydeki, bir kumsala varmaktı. Bulvar'ı henüz ortalamamıştım ki ağaçlık-makilik araziye saptım. Toprak yoldan yürüdüm bayağı. Sonra ne olduysa yol kayboldu, kendimi makilik alanda buldum. Dedim bari kendimi Guliver gibi hissede hissede D-Marin ile Manastır koyu arasındaki yola atayım. Fakat nerdee. Git git bitmiyor. Diz altlarım hep diken çalı çırpı çiziği. Edemedim de geri döndüm.

Defneleri gördüm. Daha doğrusu hatırladım. Normal de 2-4 metre arası olurlarmış fakat etrafımdakiler belim hizasındaydı. Belki de yeni büyüyorlardı. Yaprakların uyuşturucu birşeyler vardı sanırım. Yani antioksidan vd. Şifa özellikleri de vardı da, fakat öldürücü bir kimyasala da sahipti yaprakları.

Hedeflediğim sahile varmayı gözüm kesmedi. Ne de olsa hafta içi, plana göre, en az iki gün gidecek ve tenha yerlerde sulara dalacaktım.

Aynayı çör çöp dökülen bir yerde buldumdu. Elimde kırık ayna baya bir dolandım. Gezerken kendimi hiç görmemiştim. Esrarengiz görünüyordum. Hem zaten bir pitbull filan çıkacak olsa karşıma beyninin ortasına geçirmek için de lazım olurdu. Bu korkum yersizdi aslında çünkü Didim'de köpek çok olmasına çok da yiyecek-artık olan yerlerde gezerler köpekler

...

Yoruldum biraz. Güneşte yanınca sanki biraz da yanık gibi kokuyor insan. Neyse. Yoruldum biraz. Huriye ve Derin Mal Ahmet ilişkilerine sonra değinirim.

Hemen de anlaşılacağı üzere, bu ilişkiler esasında ilk öncesinde Derin Mal Ahmet'le bağlantılıymış...veya ben mi yanlış anladım. İyice bir daha anladıktan sonra yazarım. Yoruldum biraz. Belki de Defnelerin arasında gezerken kendime aynada bakmasaydım daha çok gezerdim.

Etiketler :

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank