content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

13 May

Hava, Su, Toprak; Sen ve Ben

Bu başlık günlerdir duruyordu. İstemiştim ki bu başlık altında güzelleme yazayım. Bu adam da müzmin muhalif demesinler ama olmadı. Şimdi de bizden bir yer patladı. Yine siyanürcü, nükleerci çirkef şirket ülkeyi terk et demek zorunda kaldım. Marx da bunun için demiş herhalde. Kapitalizm Kendi mezar kazıcılarını sürekli üretir. Bu sistem üretim araçlarının ve hayatın önüne engel olmaya başlamış gerici bir sistem olmuştur. Emperyalizmle birlikte. Yani gericilik öyle inanç ve giyimden öte Emperyalizm in kendi çıkarına kullandığı her kurum, her düşünce, her inanç emperyalizm tarafında ne kadar kullanılıyorsa o kadar gericidir. Aynı anlama gelmek üzere yerli halkların zararına talancıların çıkarına hizmette eder. Ama bu durum öyle hemen görülebilecek düzeyde olmaz ve üzerine, parayla, pulla, inançla cila çekilir ki alt da ki pas görünmesin, zarar görenleri gözü açılmasın diye.
Ama bazen bazı olgular öylesine aleni ortaya çıkar ki. Tıpkı gizlice öğür alan ineğin eşgere doğurduğu gibi. Kıral çıplak olarak dımdızlak ortada kalı verir. Kütahya da yaşanan siyanür havuzunun duvarlarının göçmesi gibi. Ya da Çernobil den sonra muhterem bakanın nükleer atık bulaşık çaydan demlenmiş bir bardak demli çayı keyifle gözümüze batıra, batıra içip. Sonra da kanserden ölmesi gibi. Sadece aldatana zararı olsa hadi neyse ama Karadeniz bölgemizde ortaya çıkan kanser vakalarının çoğalması kanserden ölümlerin artması, hep bu aymazlığın sonucudur. KAZIM KOYUNCU gibi güzel insanların ölmesi: hep bu aymazlıkların sonucu diyesim geliyor ama öyle değil. Bilerek ve taammüden tercih edilmiş bir yolun yöntemin sonucudur bu durumlar. Parayı karı başkaları eder, zararı bizlere düşer. Bizi bu konuma razı etmek için ellerinden geleni arkalarına koymayanlarda komisyonunu alırlar. Yani beslemezler öldürürler, Ama ölümümüz üzerinden de karlarını yaparlar.
Mesela Kütahya da ki Durum dört yıl önce ortaya çıkmış köylüler zehirlenmiş binlerce kişi hastanelere akın etmiş. Bazı gönüllülerden tabip odası ve çevrecilerin yardımı ile alınan kan örneklerine, Jandarma el koymuş, gerekçe kan almak için iz alınmadığı ya da yetkili olunmadığıymış. Ve halkın mal ve can güvenliğini sağlamak üzere yine bu halk tarafından görevlendirilenler. Ekmeğini ve geleceğini buradan çıkaranlar. Görevi halkı korumak olanlar tarafından, Ne kan alınmış nede bu olayın nedeni araştırılmış. Sebep olanlar hakkında da her hangi bir işlem yapılmamıştır. Birkaç gün sonra yine o bölgede gönüllülerden gizli saklı alınan kan örneklerinin analizi sonucu. İnsanların bedeninde KANINDA olması gerekenin kırk katı siyanüre rastlanmış ve zehirlenmenin nedeninin siyanürlü madencilik olduğu açığa çıkmış. Bu olayla ilgili mahkeme hala sürmektedir. Şimdide Siyanürlü atık havuzlarının duvarları çökmekte. Bakan bir şey yok demektedir. Maden mühendisleri odası, Çevre örgütleri halkı uyarma görevini yerine getirmektedir. SAHİ BİZE DAHA İYİ YAŞAM VAAT EDEREK İKTİDAR KOLTUĞUNA OTURANLAR NE YAPMAKTADIR.
Artık güvenilir yol olmadığı açığa çıkmış olan siyanürcü şirketlere verilen işletme izinleri, iptal edilecek mi dir. Bergama halkı başta olmak üzere halkın mal ve can güvenliğimi tercih edilecek, Yoksa Nükleerci ve siyanürcülerin çıkarlarımı. Nükleerci ve siyanürcülerden alınan komisyon, Halkın yaşamından daha önemli halemi gelecek göreceğiz. Gördüğümüz bir şey var tabi ki oda şudur. Bu güne kadar ülkemizi yönetmiş olanlar. Bağımlılık ilişkilerini o denli ileri götürmüşlerdir ki. Bu gün halka yalan söylemeyi halkı aldatmayı, tercih etmek zorunda kalacak kadar bağımlıdırlar. İşin kötüsü de halkın değerlerini halka karşı kullanarak bu durumu sürdürmektedirler. Birde Şatafatlı gösterişli sözüm ona projeler sunmak. Ama daha da önemlisi dün kırmızı beyaz bezin bu kirli işlerin saklanmasın da örtü olarak kullanılması. Bu gün de bu bezin etrafına, kenarına yeşil kenarlık yapılarak halkın kandırılması devam etmektedir.
Öyle görünüyor ki Havanın, suyun, Toprağın temiz kalması için çabalamazsak, Havanın toprağın suyun kirlendiği kadar bizde kirleneceğiz. Bu kez de satıcılara, Siyanürcülere, Nükleercilere ya da bu kirleticilerin yerli komisyoncularına kanarsak, BARIŞ, KARDEŞLİK, VATAN VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ HAYAL OLACAK, İnançlı vatandaşları ve inançlarını tenzih ederek diyorum ki Adları AKP; CHP; MHP; DP, gibi harflerle anılan partiler. Bu güne kadar yürüttükleri gerici politikalarla ülkemizi bu gün bu hale getirmişlerdir. Yapacakları cekleri, cüklerinin önemi yoktur yaptıkları ortadadır.
Tamda bu nedenle: Her vatandaş yapılanlar üzerinden değerlendirme yapmalı. İnkâr ve imhanın olmadığı, Havanın, Suyun, Toprağın zehirlenmediği, Barış ve kardeşlik ülkesinde gönüllüce birlikte yaşamayı mümkün kılacak. Çaba da ortaklaşalım. Bu güzelliğin sözcüsü de EMEK, DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK BİLOĞU dur. Tek şans bu bloğun bağımsız adaylarıdır.
Bu güne kadar ölümü kutsayarak kardeş boğazlaşmasını körükleyerek yönetenlere hayır Yaşamı kutsayıp, insan gibi paylaşarak yaşamak mümkündür. Kandan kına yakılmaz diyelim.
Sadık TÜRK/12.04.2011

Etiketler : , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

1 Kere Cevaplanmış to “Hava, Su, Toprak; Sen ve Ben”

  1. 1
    13 Mayıs 2011 Gazeteleri - Haberler Son Dakika Says:

    [...] Hava, Su, Toprak; Sen ve Ben | Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif … This entry was posted on Cuma, Mayıs 13th, 2011 at 00:00 and is filed under Sadık TÜRK. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site. … https://www.bilgiagi.net/ — Thu, 12 May 2011 14:00:56 -0700 [...]

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank