content

21 Ara

Düşünceyi Cezalandırmak İsteyen Fransa

“Düşünce Özgürlüğü, demokrasinin temel ilkesidir. İnsan haklarına ilişkin bütün belgelerde ilk sırada vurgulanmıştır. Kimsenin müdahalesi olmadan her fert istediğini düşünme hakkına ve bu hakkın korunması gerektiğine, düşünce özgürlüğünün kimseye duyurulmadan sadece beyinde kalan bir soyut işlem değil, açıklama, ifade, tartışma, yayınlama özgürlüğünü de beraberinde getirdiğine dair açık toplumlarda bir temel uzlaşma ilkesi olmuştur. Her çeşit bilgi ve fikir, ülke sınırlarına bağlı olmaksızın, sözle veya yazıyla iletmeyi içererek, her kategoride, fikirde ve sanatta, araştırma ve elde etmede özgürdür.” diye tanımlanır. Düşüncesi yüzünden kimsenin yargılanmamasını, cezalandırılmasını savunulur ve tüm ilerici ülkeler bunu böylece kabul etmişlerdir.

Bu nedenle de Avrupa Parlamentosu Sovyet bilim adamı ve 1975 Nobel Barış Ödülü sahibi Andrey Saharov adını taşıyan Saharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü dağıtır her yıl. Kendisini insan hakları ve özgürlüklerinin savunmasına adayan kişilere verilir bu ödül her yıl. Çok merak ediyorum şimdi; Avrupa Parlamentosu üyesi Fransa çıkarmayı düşündüğü yasa ile ne kadar düşünce özgürlüğünden yana? Peki Avrupa Parlamentosu düşünceye çengel koyan bu yasa karşısında Fransa’ya ne gibi yaptırımlarda bulunacak? Hem düşünce özgürlüğünden yanayım, bunun ölmez bekçisiyim diyeceksin, hem de düşünceye ceza vermek gibi aptalca bir kararın altına imza atacaksın. Ne alâ memleket.

Fransa’nın almayı düşündüğü bu karar, sadece Fransa’yı değil, tüm Avrupa Parlamentosu üyelerini ilgilendiriyor aslında. Çünkü böylesi bir karar bir utanç ve yüz karasıdır. Ne demek ya “Soykırım yok” diyenin cezalandırılması? Fransa kendisi yaptığı soykırımları çabuk unutmuş görünüyor. Cezayir’i, Ruanda’yı, hatta ve hatta Doğu Ermeni Lejyonu ile birlikte Türkiye’de, Klikya bölgesinde yaptıkları katliamları unutuyorlar. Önce onları hatırlasınlar ve kendileriyle alakası olmayan bir konuda  düşünceyi bağlayıcı bir karar almaya kalkışmasınlar.

Fransa Montesguieu’nun kemiklerini sızlatırcasına hareket ediyor. Tarihindeki tüm bilim insanlarının kemiklerini sızlatıyor. Büyük bir insanlık ayıbına imza atmaya hazırlanıyor. Sebep soykırımın gerçekten de varlığı veya yokluğu değil. Sebep yaklaşan seçimler. Sarkozy seçimlerde Ermeni Lobisinden oy alamamaktan korkuyor. Tüm mesele bu.  Ancak meclisten geçirmeyi düşündüğü yasanın sonuçlarını hiç ama hiç düşünmüyor.  Tarih boyunca medeniyetlerin merkezi olarak gösterilen, düşünce özgürlüğünün merkezi, en büyük savunucularının bulunduğu bir bölgede utanç simgesidir Fransa ve tüm bu olanlar karşısında Avrupa Topluluğundaki hiçbir ülkeden bir kınama yapılmamış olması, Fransa’nın üstü kapalı olarak desteklendiğinin göstergesi değil de nedir?

ğer gerçekten de soykırım olmuş olsa bile- ki yok- alınacak bu karar insanlık tarihinin alnına kırmızı bir leke olarak kazınacak. Zira bundan sonra insan hakları kavramı yok edilmiş olacak. Düşünce özgürlüğü kavramı, espri konusu olacak. Ülkelerin işine gelmeyen şekilde düşünen herkes türlü işkencelere maruz bırakılacak. Descartes “Düşünüyorum, öyleyse varım” diyordu. Çünkü düşünmenin insan olmanın bir şartı olduğunu ve düşüncenin gücünü ortaya koyuyordu. Ancak Fransa eğer bu tasarıyı çıkaracak olursa Descartes’in de kemikleri sızlayacak ve eğer bugün yaşasaydı o ünlü sözünü “Düşünüyorum, öyleyse vurun” şeklinde değiştirecekti.

22 Aralık tarihinde bu tasarı Fransa Meclisi gündemine getirilecek. Kabul edilir edilmez bilmiyoruz. Ancak bu tasarının meclise getirilmesi bile Fransa ve tüm Avrupa ülkeleri için bir utanç belgesi niteliği taşıyacaktır. Bu tasarının yazılı olduğu belge ise belki de yıllar sonra İnsanlık Tarihi müzelerinde UTANÇ BELGESİ olarak sergilenecek.

Fransa’ya destek veren, kınama bildirisi dahi yayınlamayan tüm Avrupa ülkeleri de bu utanca ortak olmuş olacakladır. Bundan böyle Avrupa Parlamentosu Düşünce Özgürlüğü ödülü vermeye kalkmasın. Bir daha düşünce özgürlüğünden bahsetmesin. Zira tüm dünya bu kavramların onların lügatinde ne kadar anlamsız kavramlar olduğunu cümle aleme göstermiş olacak.

Fransa bu tasarıyı onaylamakla insanlık tarihine sürülebilecek en büyük lekeyi sürmüş olacaktır. Bu nedenle Fransa’ya ve Fransa’yı kınamayarak dolaylı olarak Fransa’nın yanında yer alan tüm ülkelere geçmiş olsun….

Arzu Kök

Etiketler : , , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank