content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

14 Nis

Dil Mefhumu

İçinde eskiye dair bir kelam, bir iz, bir duruş bulunmayan her ne varsa sevilmez benim şehrimde.

Geçmişin; Sanat, kültür, edebiyat ve sosyo-politik  olaylarına vurulan her darbe yeniden yeşermedikçe, yerine “içinde eskiyle devam eden yeni” çıkmadıkça da sevilmez şehrimde. Düşünün; içinde binlerce hazine bulunan sandığa dokunmadan, ne olduğunu tam manasıyla bilmeden düşman muamelesi yapıp, tarihin en tozlu odasında; okunması, çevrilmesi, üzerine bir kelam yazı yazılması bile yasak olan hazine gün yüzüne çıkmadıkça, en yabancı olduğumuz “yeni (Avrupa)” kültürü sevilmez benim şehrimde.

Bir şair anlayışı düşünün ki on bin beyit ezbere bilmeden “şair” denilemeyecek kadar şiir önemsenecek; müşahhas ve mücerred unsurları bir beyte sığdırabilecek kadar da bu işin mir’i olamadıkça şair olamaz benim şehrimde.

Bir sanatkar, edebiyatçı  tahayyül edin ki akli ve nakli ilimlerden bir haber olmasın. Tüm sanatların aslında aynı temele dayandığını ve bu temelin de “kelam” olduğunu idrak edemeden sanatçı olamayacağı gibi, sanatın temelinde bulunan edebiyatın tam manasını da bilmeden olmaz:

“Sanat, özellikle edebiyat, insandan (edebiyatçı) kaynaklanıp yine insana doğru (okuyucu) akan bir nehir gibidir. Edebiyatçılar (şair) duygu ve düşüncelerini ruhlarındaki kristalden geçirerek ve söz malzemesini en estetik bir şekilde kullanmak suretiyle dış aleme aksettirirler. Bu aksettirme işi, tabii olarak, yaşanan hayatın ses, renk, bilgi, inanç, kültür gibi unsurlarını kapsar”*

Sanat ve edebiyatı birbirlerinin tamamlayıcı unsuru olarak gördüğümüz kadar, siyaseti bu unsurlardan ayırmamız gerek. Başarılı bir ilim adamından siyasetçi olmaz. Bunun örneklerini günümüzde hala yaşamaktayız. Ama belki de en büyük örneği, ünü sadece ülke genelinde kalmayıp dünyaca tanınan ilim ve fikir adamı; Fuad Köprülü’ dür.

Bu büyük ilim adamı ilk önce Demokrat partinin kurucuları arasında yer alıp siyasete atılacak (Dışişleri bakanı 1950-1956) 1957’de kurduğu partiyi "tanıyamıyorum” deyip, Hürriyet partisine geçecek lakin bu parti de uzun ömürlü olmayacak.

Tüm bu yaşananlardan sonra Köprülü, siyasete tövbe edip yurt dışında ilmi çalışmalarına devam edecek.  Bir hatanın büyük bir ilim adamını nasıl küçük düşürmeye yeteceğinin en büyük örneğidir bu.

Biz asıl sanatımız olan edebiyatımızı parçalara böldük (eski-yeni) birine su olduk diğerine ateş, ama hiçbir vakit o suyla yaktığımız ateşi söndüremedik. Söndüremediğimiz gibi dallanıp budaklanmasına, bir çiğ gibi büyüyüp maksadını aşmasına da uzaktan şahit tutulduk. Oysa  nasıl ki mimaride Barok ve Rokoko “eski” olarak adlandırılmıyor, modern mimarinin içinde kullanılıyorsa “Divan edebiyatı” da “eski” olarak adlandırılmamalı ve günümüz özgün eserlerde tekrar şekil bulmalı  diye düşünüyorum.

Geçmişteki sanat öğelerini günümüzde hala kullanan diğer sanat dalları varken, edebiyatımız neden bu kadar geçmişinden soyutlandı? Anlaşılmaz benim şehrimde. Dilde sadeleşme hareketini hiçbir vakit anlamamışımdır. Avrupa devletleri tek bir kelime için savaşacak kadar dil konusunu önemserken, biz neden dilimizi sadeleştirdik? Hem de Arapça ve farsça kelimelere o büyük şairlerin  verdiği nüanslarla pek tabii Türkçeleşmişken.

Tüm bu anlamsızlıklar anlam bulmadıkça sevilmez benim şehrimde.

Son söz:

Edebiyatımızın büyük şairlerinde Yahya Kemal Beyatlı, edebiyatımız hakkında görüşlerini belirtirken; tüm bu söylediklerimizi destekler niteliktedir: “Eski şiirde bir ruh mevcuttu. Bu ruh şiirin nerede okunursa okunsun aynı hissi vermesindeydi. Anadolu aşıkları, Rumili aşıklarının okudukları şarkılardan aynı ruhu anlarlardı”**

Bugün hala yanı başımızda duran hazinenin değerini bilmeden  yüzümüzü bizle yakından ve uzaktan ilgisi olmayan bir kültüre çevirmişiz. Bizim olmayan bu kültürden uzaklaşıp özümüze dönmeliyiz. Aksi hiçbir vakit sevilmez benim şehrimde.

 


 

  *Muhammet Nur Doğan, Eski şiirin Bahçesinde, İstanbul 2011, s.50

**Nejat Tamtürk, Yahya Kemal Antolojisi, İstanbul 1972, s.20

Etiketler : , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank