content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

29 Eki

Çözüm:Bölüşüm Politikalarında..

Bu yazının tezi, 1990’lı ve özellikle de 2000’li yıllarda bölüşümün daha da bozulduğudur.

Ekonomide esas olan üretimdir. Ancak bölüşüm adil olmazsa üretimin artması toplum açısından fazla anlamlı olmaz.


Bölüşümün temel göstergeleri emek verimliliği ve reel ücretlerdir.

Tablo 1’de izlendiği gibi;500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nda 1992 yılında 30.022 TL olan işgücü verimliliği, 2007 yılında 59.643 TL olmuştur. Reel ücretler ise 1992’de 33. 748, 2007’de 32.287 TL’ dir

(Kaynak: İSO, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu,2008, sf:164)
Tablo 1. 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nda verimlilik ve ücret, TL
Yıl işgücü verimliliği reel ücret
1992 30.022 33.748
2007 59.643 32.287
Kaynak: İSO, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu,2008, sf:164
Görüldüğü gibi, son on beş yılda verimlilik yaklaşık iki kat artış göstermiş, reel ücretler ise yerinde saymıştır.

Tablo 2’de ise imalat sanayide 1997-2006 dönemindeki üretim, istihdam, verimlilik ve reel ücret değişimlerini izlemekteyiz.

2006’ ya gelindiğinde 1997’ de 100 olan üretim indeks rakamı yaklaşık 137’ye yükselmiştir. Verimlilik ise 162’ye çıkmıştır.

İstihdam 84’e, reel ücret ise 93’e inmiştir.

Üretim ve verimlilik artarken, çalışan sayısı ve ücretler azalmıştır.

Bir ekonominin başlıca görevi insanlara iş ve aş sağlamaktır. Üretimi ve verimliliği arttırmak elbette önceliklidir, ancak en önemli ekonomik sorun işsizlik olunca temel görev istihdamı arttırmak, işsizliği azaltmak ve toplumun satın alma gücünü ve yaşam seviyesini yükseltmektir.

Tablo 2. İmalat Sanayinde Üretim, İstihdam ve Verimlilik Değişimleri (1997=100)
2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006
Üretim 102.1 92.4 102.6 112.1 123.7 129.6 136.8
İstihdam 89.1 81.7 82.2 83.7 85.4 84.8 84.2
Emek Verimliliği 114.6 113.1 124.8 133.9 144.9 152.9 162.5
Reel Saat Ücreti 111.3 95.9 90.0 88.3 90.5 92.2 93.1
Kaynak: TCMB, http://tcmbf40.tcmb.gov.tr/cbt.html, 14.05.2007.

Tablo 3, 2006-2009 dönemindeki reel sektör değişimlerini göstermektedir.

2005’teki üretim seviyesinin 2009’da aynı kaldığı, istihdamın gerilediği, verimlilikte de önemli bir gelişmenin olmadığı izlenmektedir. Her üç göstergedeki dramatik düşüşlerin 2008 üç ve son çeyrek dönem ile 2009’un ilk üç ayında yaşandığı Tablo 3’den gözlenmektedir.

2009 ikinci çeyrekte üretim ve verimlilikte pozitif gelişme izlenirken, istihdamın düşmeye devam etmesi işsizliğin kronikleştiğini açıkça göstermektedir.

Sonuç olarak; yeni büyüme stratejisinin istihdam ve adil bölüşüm odaklı olmasında büyük yarar vardır.

İstihdam odaklı olmak; çalışanların sayısının, haklarının, pozisyonlarının öncelikle korunması, giderek geliştirilmesi ve işsizliği azaltma yönünde yaygın ve yoğun önlemlerin alınması demektir.

Bölüşümdeki adalet ise, toplumun geniş kesimlerinin satın alma gücü yönünden desteklenmesi, vergilendirmede orantının korunması, rantiye iş ve işlemlere set çekilmesi anlamına da gelmektedir.

Ekonomideki açılımların bu alanlarda yapılması yararlı olacaktır.

Tablo 3.İmalat Sanayinde Üretim, İstihdam ve Verimlilik

YIL VE DÖNEM ÜRETİM İSTİHDAM VERİMLİLİK
2005=100
2006 107,7 102,2 105,4
2007 114,8 105,3 108,0
2008 112,7 105,9 106,4
2006 I  95,7 100,2 95,5
II 111,7 101,9 109,6
III 109,4 103,2 106,0
IV 113,9 103,6 109,9
2007 I 106,8 104,6 102,1
II 117,3 106,2 110,5
III 115,1 107,4 107,2
IV 120,2 106,9 112,4
2008 I 113,8 106,7 106,7
II 121,7 107,9 112,8
III 112,4 106,2 105,8
IV 103,0 102,8 100,2
2009 I 85,9 95,4 90,0
II 101,2 94,5 107,1

Kaynak: TÜİK Kısa Dönemli İş İstatistikleri, Üretim ve İstihdam Haber Bültenleri,2009

Etiketler : , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

5 Kere Cevaplanmış to “Çözüm:Bölüşüm Politikalarında..”

  1. 1
    Halil DAĞ Says:

    Hocam,
    Verimlilik ve bölüşümü ele aldığınız bu değerli yazıda en kayda değer noktayı müsaadenizle dile getiriyorum:

    Emek sahipleri ha bre "vermiş" başka bir şey yapamamış gariplerim.
    Bölüşüm mevzusunu da zaten görüyorsunuz, hükümetle onları iktidara getirenler Güneydoğu'dan başlayarak halledecekler inşallah...

    Selam ve Saygı ile.
    Halil

  2. 2
    Halit SUİÇMEZ Says:

    Halil Bey; merhaba

    Ben de bu güzel yoruma katılıyorum.

    Üretkenliğin öznesi olan işgücü işletmesine çok kazandırıken(artık değer sürekli artarken),işletme sahibi çalışanına hakettiğinin çok azını ödemiştir.

    Bu durum emek verimliliği ve reel ücret rakamlarında sabittir.

    Ekonominin özü bölüşüm ve gelir dağılımının düzeltilmesidir. Daha adil, insancıl bölüşüm ilişkilerinin sağlanmasıdır.

    Bu süreçte ileri adımlar atıldığında krizler azalacak, insanlık onuru kurtulacaktır.

    sevgilerimle..halit

  3. 3
    Halil DAĞ Says:

    Hocam,
    Böylesi önemli bir konuda sizinle hem fikir olabilmek benim için önemli ve güzel.

    Yazınızda okuduklarımın yanında diğer bilgilerimi de koyduğum zaman gördüğüm tek şey: Kölenin gayreti sahibineymiş.
    Bugün efendi ağlıyor sızlıyor, yandım anam diyor.
    Bu tufanın tek çaresi efendi eski aldıklarını da hesaba katarak bir geri dönüşüm başlatmalıdır.
    Tabanın hem daha genişlemesi hem de biraz zenginleşmesi (tamamen eşit olması gerekir ama ben yine kapitaliste acıdım burada...) kurtuluş için tek çaredir.
    Saygılarımla,

  4. 4
    Halit SUİÇMEZ Says:

    Çok doğru düşünüp yazmışsın..Halil Bey..

    Yazılarınızda da üretim ve bölüşüm temelli yaklaşımlarınız aslında tüm sorunların gerçek analizi ve çözümü.

    Yazınızda; "...efendi....geri dönüşüm başlatmalı..." demişsiniz.

    Bu dönüşüm nasıl olabilir, kendiliğinden mi, aşağıdakilerin sendikal ve örgütsel talepleriyle mi?

    Çözüm cümlen çok güzel, katıldım. "taban genişlemesi ve zenginleşmesi..."

    Elbette tabanın satın alma gücü arttıkça toplumsal gelir ve refah artacak, krizler de azalacak..

    Bizim ekonomide 1989-93 arasında ücret-verimlilik makası iyice azalmıştı ve tabanda reel ücretlerde göreli bir iyileşme olmuştu ama sonraki dönemlerde artık değer sömürüsü iyice arttı ve bugünlere geldik.

    Hazırladığım son kitabımda(Türkiye Ekonomisinde Verimlilik Performansı)bu ücret-verimlilik- bölüşüm konularını ayrıntılı olarak incelemekteyim..

    sevgi ve selamlarımla. halit

  5. 5
    Halil DAĞ Says:

    Hocam dürüst olayım, çözümün yöntemi konusunda bir kaç ihtimali kendi zihnimde zimnastiğe tabi tuttum ama hiç de istediğim sonuç çıkmadı.
    Yani çözüm belli kanımca ama yöntem konusunda yetersiz kaldım tamamen. Bir iki yol geçti ancak yeterli bulmadım keni içinde.

    Ama tek çıkar yol, gerçek bir bölüşüm, yöntemi de oturur konuşuruz diye düşünüyorum. Belki de bu sayede çok uçuk görünen fikirler gerçek çözümün kendisidir.
    Hocam, şu an dar bir zamanda olduğum için detaylı yazamıyorum ancak bu ele alınması gereken bir konu, umarım ilerleyen zamanda hemfikir olduğumuz çözümün yöntemi konusunda da konuşma imkanımız olur.

    Selam ve Saygılarımla

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank