content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

24 Eki

Bir Yolsuzluk ve Hırsızlık Hikayesi…

Bugün Türkiye’nin herhangi bir yerinden hikaye anlatacağım… Bu hikayeyi ayrımsız her partinin, suistimal yaptığı, yol verdiği, kimilerinin beslendiği ve iktidar olduğu belediyeler için düşünebilir…

“Aaaa ben bunu tanıyorum, aaaa bu hikayede anlatılan kişi ve kişiler şunlar olabilir?” diyebilir.

Hatta “kimileri ben bunları da biliyordum” diyebilir…
Ben herkesin herkesi tanıdığını, herkesin herşeyi bildiğini düşünerek değil de, bilmediğini ve tanımadığını düşünerek tarihe not düşmek istiyorum.
***
Bir belediyede, tüm rüşvet işini bir belediye başkan yardımcısı organize ediyormuş…
Komisyon mu alınacak?
İhale adrese teslim mi yapılacak?
Adrese teslim alınacak işin maliyeti ile ihale miktarı arasındaki fark nasıl bölüşülecek?
Bir iş ihale edilirken maliyeti sadece firmanın ortaya koyduğu rakamlarla değil, piyasa araştırması yapılarak bulunuluyor ve rüşvetin miktarı öyle belirleniyormuş!
Kime ne ödenecek?
Alınan rüşvetler nasıl paylaşılacak?
Siyasi partinin üst düzeyine para nasıl akıtılacak?
Seçim kampanyasında kilit noktada bulunan parti yöneticilerine hangi miktarlarda nasıl yardım yapılacak?
Kime nasıl ev, araba alınacak?
Kimin özel zaaflarından yararlanacak?
Kimler çemberin içine, kimler çemberin dışına alınacak?
Kısacası hırsızlık, rüşvet nasıl paylaşılacak?
***
İnanın bu iş öyle ya da böyle dönüyor…
Ve inanın milletin parası çalınıyor…
Kimse hak ederek, alın teriyle bir şeyler kazanmıyor…
Düşünün ihalelerin tamamı rekabete açılsa, kaç kurum kar edecek?
Doğal olarak vatandaş kazanacak?
Milletin parası çalınmayacak…
Daha çok iş yapılacak, millete daha çok hizmet götürülecek…
Hizmet götürmeyi, başka türlü götürmek diye bellemişler….
***
Bu belediye başkan yardımcısı, seçilmiş değil…
Atanmış…
Deneyim mi?
Sıfır…
Belediye başkanı, seçimlerden önce bu zat-ı muhterem-i yanında bulundurmuş…
Seçilmeden önce, seçilince neler yapılacağı açık açık konuşulmuş…
“Kazan kazandır” denilerek, herkese mavi boncuklar dağıtılmış…
Ve deneyimi sıfır başkan yardımcımız, 40 yıllık bürokratlara taş çıkartıyormuş!
Kısa bir süre içerisinde işlerin nasıl yapıldığını öğrenmiş!
İlk başta birazcık kandırılmışlar… Bu kadar hata, kadı kızında da olur değil mi?
Sonrasında kendi tecrübesiz bürokratlarını etkili yerlere atayarak, bu sorunu da çözmüşler…
Koşulsuz itiaat…
İtiaat etmeyenlerin ise ya ayakları kaydırılmış ya da etkisiz görevlere getirilmişler…
***
Kimi seçilmişler maaşa bağlanmış…
Kimi seçilmişler üç beş kuruşa…
kimi seçilmişlerin de, kendi çaplarında rüşvet alabilmelerinin önü açılmış, görmemezlikten gelinmiş…
Büyük balık sorgulanmaktadıktan sonra, küçük balıklarla kim uğraşır, misali…
Ahhhhh o adrese teslim ihaleler yok mu?
Son olarak bir ihale adrese teslim hazırlanmış…
İşin maliyeti yaklaşık 13 milyon TL.
İşin ihale bedeli yaklaşık 20 milyon TL.
Rüşvetin bedeli ise 4 trilyon.
Şayet ihaleyi alan kurum yapacağı işte ciddi denetim yapılmaz, göz yumulursa, sıkıştırılmaz ise maliyet 9 milyon TL’ye kadar düşebiliyor.
Kar miktarı artınca rüşvetin miktarının da arttığını unutmayın…
Ve asıl soru şu;
Bu ihale adrese teslim yapılmasa, fitne karıştırılmasa kamunun karı ne kadar, kurumun kasasında ne kadar para kalmış olacak?
İhale rekabetle 15 milyona verilebilir, kamu en az 5 milyon kar eder…
Anlayacağınız arada alınan rüşvetin bedeli aslında rekabet yaratılmadığı için kamudan çalınan para…
Yani sizin paranız…
Yani bizim paramız…
Yani milletin parası…
 ***
Bakmayın siz yazdığım rakamlara, afaki rakamlar yukarıda ki örneğim…
Yazdığım rakamların yanına bol sıfırlar koyun…
Rüşvetin, hırsızlığın miktarlarını bulun…
Milletin parti ayrımı yapılmaksızın nasıl soyulduğunu anlayın…
***
Milleti soymak istemeseler seçim beyanında partilerin, millete vereceği sözlerin başında kamu ihaleleriyle milletin nasıl soyulduğunu anlatarak, şeffaf ihale kanunu düzenleyeceklerini, tüm ihaleleri şeffaflaştıracaklarını açıklarlar değil mi?
Seçim döneminde, hırsızlığın en büyük merkezi olan ihale kanunun yeniden düzenlenmesiyle ilgili hiçbir vaat duydunuz mu?
***
Duyamazsınız… Siyaset kamudan besleniyor… Hırsızlıktan besleniyor… Siyasetin kaynakları şeffaflaşmaz, ihale kanununda adrese teslim ihalelerinin önüne geçilemez ise soygun daha çok devam edecek? Demokratikleşme mi dediniz? O ne ki?
Son söz: Bu hikayede önemli olan ne biliyor musunuz? Başkanın bürokratının, sağ kolunun aldığı rüşvet miktarlarından, başkanın haberi yok muş! Sağ kol, aslında eş başkan ne aldığını söylüyorsa, başkan da o rakam alındı zannediyormuş… Yakında büyük kıyamet kopacakmış! Çünkü alınan rüşvet miktarı ile bildirilen rakamaların arasında dağlar varmış! Bir başka kaynağımda“başkanın her şeyden haberi var” diyor… Ancak inanın hikaye olduğu için anlattığımdan bunların bi önemi de yok…
Not: Bekleyin, birkaç ay sonra kıyamet kopacak… Hele hele koalisyon çıkmaz ise operasyon haberlerini okuyacaksınız… Çarşaf çarşaf fotoğraflarını ve tapelerini okuyacağız… Hele bekleyin… 

Etiketler : ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank