content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

10 Şub

Bilgisayar Çıktı Mertlik Bozuldu…

Bundan epeyce yıl evvel… Bilgisayarlarda çizim programlarının yeni, yeni uygulamaya başlandığı devirlerde bir okumuş ve epeyce mürekkep yalamış birine basit bir bağ evi projesi çizmiştim.
Hem de dostane ve meccanen… Ama özenerek…
Hazret,
Çok kızmıştı. “Geçen gün doktor arkadaşımın Samsunda çizdirdiği projeyi gördüm. Bana hava bastı… Benim ondan neyim eksik?” Diye(arkadaş hatırı falan gözetmeden)bastı fırçayı…
Ben de gittim aynı projeyi bilgisayarda çizdirip getirip önüne koydum. Ücreti şu kadar dedim.
“Hah işte bende senden böyle bir proje istiyordum. Bak ne güzel çizmişsin…” İkiletmeden ücretini ödedi. Hayatımın en ballı paralarından birisiydi.
Buradan iki tane ders aldım…
Birincisi varlıklı olmakla zenginlik arasındaki farkın “sonradan görmelik” olduğunu keşfettim.
İkincisi ise soteye yatıp böyle anları gözleyeceksin. Yoksa başka türlü zengin olunmuyor. Ama bu da bana uymadı.
Lakin…
Siyasetçiler bu işi keşfedip iyice bellemiş olacaklar ki… Bunu çok iyi kullanıyorlar.
Birincisi bilgisayarın bu meziyetini sonuna kadar kullanıyorlar. Bilgisayarın usta ellerinde öyle şeyler çiziktiriyorlar ki… Allah, Allah bizim diyar böyle imiş de… Benim haberim yokmuş… Diyordunuz. Öyle göz alıcı projeler “çiziktiriyorlar ki…” Hakikaten memleket çağ atlıyor zannedersin.
Hani derler ya… Dilin kemiği yok diye… Bilgisayarların da ayarı ve ruhları yok… İçinden ne geçiyorsa çiziyorlar… Gerekli mi? Memlekete yakışır mı? Ya da becerebilecek-misin? Diye sormazlar.
İkincisi toplumu varlıklı kılmadan zengin yapmak istiyorlar...
Bu ikinci şıkkın da iki ihtimali var,
Birincisi varlıklı olmanın ne demek olduğunu bilmiyorlar ki… Toplumu varlıklı kılmak için didinsinler.
İkincisi ise zengin yapmak varlıklı yapmaktan daha kolay ve nemalanması daha çok… Hem varlıklı olmak için öyle bir, iki nesil de yetmez.
Zenginlikte kısa zamanda netice alabiliyorsunuz… Hem de “hem sana, hem de bana” kardeş payı ile.
Zaten zenginlik varlıklılığı bu yüzden günahı kadar sevmez.
Değimli ki… Bu yüzden…
Şu teleferik meselesinde “Ünyelü” Ordu Büyükşehir belediyesine veryansın ediyor…
Eğer Büyükşehir Belediye Başkanı ile Ünye Belediye Başkanı aynı partiden olmasa…
“Bizim sizden aşağı kalır neyimiz var?” Diye ve hatta(kısa yoldan bile değil) deniz sahilinden Ordu’ya kadar bile yürürdü. Tepe ise tepe… Manzara ise manzara hepsi var.
Lakin… Gel gör ki “büyük başkan” ipe un seriyor…
Muhterem haklı… Atadan miras ya… Marabalık yakamıza yapışmış bir kere… Sümsüklük kaderimiz.
Senin ne işin var teleferikle… Okul iste… Park, gezinti alanları… Spor yapabileceğin semt alanları iste… Kültürel faaliyetler için bina iste… Şöyle elli metre dümdüz gidebileceğin (iç ferahlatan) kaldırım iste…
Yok, illa teleferik…
Ehhh… Varlıklı olmanın ne hükmü var? Mühim olan gönlü zengin olmak…
He sahi… Denizimizin medarı iftiharı bir fıskiyemiz vardı… Ne oldu? Ortalıklarda gözükmüyor.
Kim bilir? Belki de Fatsalıların husumetine uğradı…

Etiketler : , , , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank