content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

24 Ağu

Benim İçinde Ağlar Mısın?

Dün gece sizi yukarıdan seyrettim, televizyon kuruluşunun frekanslarından ulaşan gözyaşlarınızın buharı buraya da ulaştı.  Mısır’daki olaylarda ölen bir babanın kızı Esma’ya yazdığı mektup okunurken,  ağladığınız.

Biliyorum sizde bir babasınız…

Şu anda evlatlarınızla birliktesiniz. Onların bayramlarda “Nasılsın baba?” değişleriyle mutlu olursunuz… Oğullarınız, “Baba işlerimizi büyütüyoruz, yeni gemiler yolda…” sözlerini belki de gururla işitiyorsunuzdur. Biliyor musunuz,  babam artık benim sözlerimi işitemeyecek! Eskiden konuştuklarım kulaklarında çınlasa bile hep yüreği sızlayacak, yorulan kalbi benim yokluğuma nasıl dayanacak, bilemiyorum… Beni her sabah bin bir güçlükle uyandırıp “Oğlum okuluna geç kalacaksın…” ve uyandığımda da annemle birlikte; “Oğlum kahvaltı yapmadan sakın çıkma!” sözlerini artık söyleyemeyecekler, biliyor musunuz?

Benim içinde ağlar mısınız,  başbakanım?

Gökyüzünden aşağıya baktığımda dünya gerçekten içinden çıkılmaz bir halde, Müslüman,  Müslümanın gözyaşına bakmadan birbirini katlediyor. İnsanların çıkarları için yapmayacakları yok! Para insanları esir almış, bir nevi kendine köle yapmış! Ve insanlar birbirlerini sömürüyor, dünyanın kaynaklarını ellerinde toplamak için yapmayacakları fesatlıkların kalmadığını görüyorum. İşte bunca derdin arasında sizin gözyaşlarınızda buharlaşıp buraya ulaştı. O gözyaşları içinde Mısır’da öldürülen Esma için üzüldünüz. Onu kendi kızınız yerine koydunuz. Onun yokluğu ile kendi kızını özdeştirdiniz, yüreğiniz kaldırmadı ve gözyaşlarınız sonunda sel oldu… Üzülmeyin, Başbakanlarda ağlar… Bakınız, Allah’ın huzuruna geldiğimden beri babamın ağlamaktan gözyaşı damarları kurumuş…

Kur’an’ın Hucurat Suresi’nin 11. Ayetinde Allah, “… Bir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin. Alay ettikleri kendilerinden hayırlı olabilir. Birbirinize kötü lakaplar yakıştırmayın…” demesine rağmen, bir İmam Hatipli olarak bana “Çapulcu ve Kemirgenler” yakıştırmasını keşke yapmasaydınız.

‘Övdüğünüz, ödül verdiğiniz ve destan yazdılar’ dediğiniz polislerinizden bazıları ellerine geçirdikleri sopalar ve vurdukları tekmelerle geleceğe umutla bakan, bilgileri doldurduğum ve ülkem için harcayacağım beynimi dağıttılar. Kaç kişi olduğunu bilemediğim gözü dönmüşlerin arasından nasıl sıyrıldığımı ve kendimi hastaneye nasıl attığımı bilemedim. Yaşama tutunmak istedim ama olmadı.  Annem ve babamın başucumda günlerce gözyaşı içinde umutla bekleyişlerini gördüm. Onları sevindirmek isterdim ama gücüm yetmedi.  Bir düşünsenize Başbakanım, oğlunuz bir köşede kendini bilmezlerce tekmelendiğini, vücudunun paramparça edildiğini ve annesinin sütüyle beslenmiş kanın beyninden fışkırdığını ve bir gün solgun bir benizdeki gözlerin hayatı terk edişini... Hayali bile ne kadar kötü değil mi? Biliyorum sizde babasınız,  baba!  Bu satırları okuyan hangi baba ağlamaz ki?

Benim içinde ağlar mısınız,  başbakanım?

Öylesine güzel hayallerim vardı ki, anlatamam! Okulumu bitirdiğimde, iş bulmanın biraz zor olduğu ülkemde gelecekti hayallerim. Belki de sokaklarda ki isyanım bunaydı. Babamın beni zor bütçesi ile okutmasının zorluğunaydı isyanım! Gençtik… Sokaklarda derdimizi anlatırken polisin hemen biber gazı sıkmasınaydı isyanımız!  Kimse bizleri anlamak istemedi… Dinlemedi… “Bu da onların demokratik hakkıdır” demediler! Bizlere hep terörist gözüyle baktılar. Sapla samanı ayırmadan tekme tokatla girişip, bir böcek gibi biber gazıyla boğarak geleceğimizi karartıp, gençliğimizi elimizden aldılar!

Şimdi ağabeyim bensiz odamızda kim bilir nasıldır? Onunla kim tavla oynayıp, şakalaşacak, o şimdi derdini kime açacak? Biliyorum o da annemler gibi bir köşede kanadı kırık ve hayattan kopuktur. Özledim onları başbakanım, çok özledim!

Ağlayın başbakanım ağlayın! İnsan ağladıkça açılır ve gerçek duygularıyla baş başa kalırmış. Ağladıkça yaptıklarıyla yüzleşirmiş…

Esra’nın babasının mektubuna ağladığınız gibi,  benim içinde  ağlar mısınız?

Ertuğrul Erdoğan

Ağustos 2013/Bursa

Etiketler : , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank