content

ikradan-mahyaya-aydinlanma

16 Kas

Aydınlığa Nasıl Çıkacağız?

Allah(cc)'a kesin olarak inanacak ve güveneceğiz. Göndermiş olduğu resule/resullere, Kur'an'ı Kerim ve tüm kitaplara ayırımsız inanıp, kayıtsız-şartsız teslim olacağız.

Allah (cc)'ın, müstakim yolunda, Risalet üyelerinin ör-nekliğinde, tüm kulların bulunması gereken, fıtratın müşte-rek çizgisinde, sadece ve sadece O'na ibadet edecek ve O'ndan yardım bekleyeceğiz.

Kur’an'ı Kerimi okurken tüm menfi düşüncelerden arı-nıp, trans halinde okuduklarımıza odaklanırken, dinlerken de susup, bütün samimiyetimizle onu dinleyeceğiz. Çünkü, sağlıklı anlamanın Kur'an-i yöntemi budur. Bakınız: Kuı'an'ı Kerim: 11/56, 22/67, 33/21, 16/98, 7/204

Bu kitabı şartlardan sonra, Kur’an'ı Kerimin apaçık olduğuna, çelişkisiz, tamamlanmış, noksansız, tek hakem, öğüt almak isteyenler için kolay, alemlerin Rabbi tarafından, tüm dünya insanlık ailesine bir beyanname olduğuna inanacağız.

O'ndan başka evliyalara/dostlara inanmayacağız.

 

İna-nırsak ne olur "diyorsanız? Bunun cevabı İslam Aleminin bu-günkü durumudur.

Allah kullarına zulmetmez. Kişiye/kişilere çalışmasının müspet-menfi karşılığı vardır.

Muhakkak her konuda Kur’an doğru yol rehberimiz olacaktır. O'nun beyanı içinde, dalalet yada hidayet tercihlerimizin so-rumluluğunun bilincinde olarak, elçilerin uyarıcılığını kabul edeceğiz. Peygamber dahi olsa, dalaletin kendi nefsin-den/nefsimizden, hidayetin ise, Allah (cc) Hz. Muhammed'in şahsında tüm insanlığa indirdiği bu Kur'an sayesinde olduğunun ayırdın da olacağız.

 

Kur'an'dan hesaba çekileceğimizin bilincine/sorumluluğunda olacağız ve O'nu bir şeref tacı olarak sonsuza kadar başımızda taşıyacağız.

Başta da dediğimiz gibi. O'na temiz/pak olmayanların hiç bir şekilde erişemeyecekleri/dokunamayacaklarını, bü-tün büyücü, kahin ve sihirbazların, ruhbanların, sahtekarları-nın ve büyülerinin bu kitapla bozulacağının şuurunda ola-rak, bu kitabın bir dağa, mesela Erciyes'e indirilmesi halinde, dağın bu kitabın sorumluluğundan paramparça olacağını ve bu örneğin bize yüklediği mesuliyeti hiç ama bir unutmaya-cağız. Bakınız: 15/1, 9, 5/3, 6/114, 115, 43/43-44, 54/17, 22, 32, 40, 56/77-82, 59/21, 7/1-3, 17/9, 15, 34/50, 36/1-6,60, 61, 6/153, 155, 3/138, 59/21

Resulün/resullerin, kitabını/kitapların hakemliğini ka-bul edeceğiz. Tüm problemlerimizi Allah'a ve resullerine gö-türeceğiz. Bütün resulleri ayırımsız severek, onları içimizde yaşatarak/örnek alarak istiğfara devam edeceğiz. Müminlere karşı alçak gönüllü, nankörlere, münafıklara, din tacirlerine karşı, bütün rizikosuna rağmen izzetli davranacağız.

 

 

Allah'ın ve meleklerin resullere desteğinin bilincinde olarak, biz de yaşantımızı onlarla özdeşleştireceğiz. Allah'ın kitabını hangi ahval ve şart altında olursa olsun satmayacak ve ondan menfaat temin etmeyeceğiz. Aksi halde kitaba va-ris oldukları, ona sarıldıklarını zannettikleri halde, medyatik reyting uğruna paparazzi ve televole programlarının malze-me olan, seyircinin, sahnenin, soyopolitik psikolojik konu-muna göre konuşlanan ve konuşlandırılan, kitabı bölük bö-lük ederek, halkı çeşitli mezheplere bölerek, dini kendi tekelle-rinde gören, kitap yüklü merkepler! ve zavallılar gibi olma-yacağız.

 

Elimizde bulunan bu Ku’an'la mümin ve müttakilerin nasıl kurtulduklarını, Allah'ı nasıl andıklarını, nasıl bağışlan-dıklarını, sabır ve namazları nasıl örnek olduklarını, Allah'ın istediği şekilde O'ndan nasıl sakındıklarını, kendilerine nasıl çeki düzen verdiklerini, karanlıklardan aydınlığa nasıl çıktık-larını, Allah (cc) yolunda nasıl ve ne şekilde mücadele ettik-lerini, Allah (cc)'ın ipine nasıl da sımsıkı sarıldıklarını, mal ve canlarını kaybettikleri halde, nasıl tevekkül ederek teslim ol-duklarını, mahzun olmak/üzülmek yerine sevindiklerini ve bu uğurda nasıl sabır gösterdiklerinin bilgisinde ve bilincin-de olacağız.

 

İşte o zaman, sadece o zaman salt Kur'an'ı ve tüm kitap-ları kendi aklımızla, Kur’an aydınlığında okuduğumuz, sa-mimi olarak Allah'a inandığımız zaman bütün streslerden, bunalımlardan, dini bir meta haline dönüştüren, sizi, bizi, hepimizi değişik gerekçe, hile ve desiseleriyle büyülemeye çalışan ruhbanların, hocaların, sahte şeyh efendilerin, özelik-le de dini kendi tekellerinde gören bazı ilahiyatçıların şerrinden kurtulacağız.

Yeter ki, Allah yolunda, O'nun isteği şekilde hareket ede-lim. Müslüman olmanın yanında, ek olarak hiçbir titrit, ma-kam ve rütbeyi kabul etmeyelim.

"Allah kuluna kafi değil mi?..." Bakınız: 2/44, 3/187-188, 5/67, 7/169, 15/91-99, 25/27- 30, 2/1-5, 23/1-5, 49/15, 2/256-257, 3/102,103, 4/76, 2/152- 156, 16/125, 41/33-35, 33/1-3, 7/176, 62/5

 

ATATÜRK KÖŞESİ

Dinsiz Milletlerin devamına imkan yoktur

 

DÜŞÜN-TAŞIN

Allah Kuluna Kafi değil mi?

Etiketler : , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank