content

06 Nis

Akılcı İlaç Pazarlaması: Önce Kotanı Doldur

Anadolu Ajansı’ nın geçtiği “Abdi İbrahim çalışanları akıllı ilaç gönüllüsü oldu” başlıklı haberi okurken içimden “Akıllı ilaç üreticisi dediğin işte tam da böyle olmalı, krizleri fırsata çevirebilmeli” diye geçirdim (1).Akıllı ilaç kullanımı kavramından ilaç üreticilerinin anladıkları ile biz hekimlerin anladıklarının uzaktan yakından alâkası olduğunu sanmıyorum.

untitledAkılcı ilaç kullanımı, öncelikle insanların dertlerine olabildiğince “ilaç vermeden” çare bulmaya çalışmak yani gereksiz ilaç kullanımından kaçınmak demektir.

Mutlaka gerekli olduğunda da en iyi ve en çabuk etkili, aksi tesirleri en az olan, fiyatı en uygun ilacın mümkün olan en düşük doz ve en kısa süre verilmesidir.

Zira tıbbın temel prensiplerinden biri ve belki de en önemlisi “Önce zarar verme” dir.

İlaç üreticileri ise ticari kuruluşlardır.

Ticari kuruluşların da çok haklı olarak ticari kaygıları olur.

İlaç üreticilerinin ortaya çıkıp da bazı şikâyet ve hatta hastalıkların ilaç kullanılmadan da iyileştirilebilmesi, gereksiz ilaç kullanılmaması, en ucuz ilacın tercih edilmesi için çabalamaları olacak bir iş değildir, akıl ve mantığa aykırıdır.

İlaç ticaretinde temel prensip “Önce zarar verme” değil “Önce kotanı doldur” dur.

Kimsenin kimseyi kandırmaya çalışmasına gerek yok.

İlaç endüstrisi için akıllı ilaç kullanımı olsa olsa “akıllı ilaç pazarlaması” demek olabilir.

Mesela, Abdi İbrahim’ in maliyeti birkaç kuruşu geçmeyen ve içinde yarım çay kaşığı tuz bulunan bir bardak musluk suyunu allayıp pullayıp 20 liraya satmayı başarması “akıllı ilaç pazarlaması” için muhteşem bir örnektir (2).

Allah’ ın tuzlu suyunun” bebeklerde iştah kaybı, uyku bozukluğu ve huzursuzluğun yan etkisi olmayan tabii ilacı şeklinde satılmasını başarmak gerçekten “âkıl adamların işidir”.

 “Sakın Bruno’ ya para vermeyin. Bir litre suya bir çay kaşığı tuz atıp karıştırmanız bir litre Bruno elde etmeniz için yeterlidir veya damara zerk edilebilecek kadar steril serum fizyolojiğin bir litresi birkaç liradır” tarzındaki ifadeler ise ancak “akılsız hekimlere yakışır.

Abdi İbrahim’ in akıllı ilaç gönüllüleri,“tüketicilerine” dünyanın bu en pahalı tuzlu suyunu ecza dolabında değil de “çelik bir kasada” saklamaları gerektiği konusunda da uyarılarda bulunuyorlar mı bilmiyorum.

Gelelim neticeye

İlaç endüstrisinin hedefi çok haklı olarak “daha çok ilaç satmak ve daha çok kazanmak”, hekimlerin ise “olabildiğince ilaçsız veya en az ve ucuz ilaçla tedavi etmek” tir.

Bunların adları da sırasıyla “akılcı ilaç pazarlaması” ve “akılcı ilaç kullanımı” dır ve birbirine taban tabana zıt şeylerdir; bilmem anlatabildim mi?

KAYNAKLAR

1. http://www.gazeteoku.org/ekonomi-haberleri/Abdi-Ibrahim-calisanlari-Akilci-Ilac-Kullanimi-icin-gonullu.php

2. http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2012/10/03/yazilar/elestirel-yazilar/ilac-endustrisi/biri-bizi-serum-fizyolojikli-burun-damlalari-ile-aldatiyor/

Etiketler : , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank