content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

18 Eki

(Aile) Saadet(i) Partisi ve Yeni Arayışlar

Son Kongre: Aile Saadeti Partisi'nin Harakirisi

Yazık ki ne yazık.

Prof.Dr. Necmettin ERBAKAN Hoca yeniden Saadet Partisi'nin genel başkanı.

Bu ne vahim bir durumdur. Erbakan ismi gerek mühendislikte gerekse politikada bir markadır ve bu marka gün gün bozuk para gibi harcanmakta. işin kötüsü, bizzat Sayın Erbakan Hoca'nın kendisi kendi markasını harcamaktadır. Bu durumun adı, SAADET PARTİSİNİN HARAKİRİSİveya SAADET PARTİSİ'NİN İNTİHARIdır.

Açgözlülüğün veya dünyalık hırsının sınırlarını çizmek oldukça güç bir olgudur. Sayın Erbakan Hoca'nın bu hareketi tarihteki yerini almış olan KRALLIK veya kısmen HALİFELİK olgusunun bir özentisi olsa gerek. Erbakan Hoca zannediyor ki, Kendi ismi altında Oğlu Erbakan'ın saadetli bir Saadet Partisi başkanlığı yapacağını.

Millet sanki düşünce özürlü. Sanki hiç insan kalmamış gibi, sırf  Sayın Necmettin ERBAKAN'ın oğlu olduğu için partinin arka plandaki başkanlığını Mücahit (Fatih) Erbakan'a bırakılması son  derece dramatik ve hatta trajikomik bir siyasal olgudur.

Bütün bunları dile getirmemiz demek, siyasette bir kişinin (liderin) oğlunun o partisin başına geçemeyeceği anlamına gelmez. Zira, baba George Bush ve Oğul George W. Bush örneğimiz var. Ama bu hazmedilerek gerçekleştirilir. Adım adım. Bütün bir parti kitlesini veya o partiye gönül verenlerinin gözünün içine soka soka oğul Erbakan'ı partinin başına (arka planda da olsa) getirmek üzücü ve vahim oldu.

Bu gelinen durum göstermiştir ki, Sayın Prof.Dr. Numan KURTULMUŞ'a yapılan başından sonuna kadar bir haksızlık ve kumpastır. Danışıklı dövüştür. Saadet Partisi'nin politbüro yönetimi veya çekirdek kadrosu yenilenmediği sürece bu çıkmazlık cenderesi devam edecektir. Hoş artık bu cendereden çıkmaya da gerek yok ya. Çünkü zaten son kongre ve son seçim Saadet Partisi'nin kendi kendini bitirme veya eritme sürecinin resmi başlangıcıdır. Sayın Erbakan Hoca'nın dünyalık şeylere olan bu aşırı tutkusu lüks tutkusu makam tutkusu değil midir ki bu gün Erbakan yerine Abdullah GÜL Cumhurbaşkanımızdır. Allahtan da böyle olmuş.

Mücahit Erbakan (Fatih Erbakan) Saadet Partisinin başkanlığını yaparken ya da Saadet Partisi'ni eritme ve harcama görevini yaparken, Prof.Dr. Numan Kurtulmuş'a düşen, 2-3 belki de 4 siyasal parti ile tam birliktelik sağlayarak Ak Parti'nin karşısında eli yüzü düzgün bir muhalefet çıkarabilmektir. Bu kombinasyonda Demokrat Parti, Büyük Birlik Partisi vb. % 1 in üzerindeki diğer partiler olmalıdır.

Artık ortaya çıkan yeni parti veya varolan partilerin içinden birinin başkanlığında temiz bir siyaset sürecine girilmelidir. Her ne kadar Ak Parti'nin iktidardan düşürülmesi oldukça ham hayal bir olgu ise de, ülkemiz için adam akıllı bir muhalefetin noksanlığı da başlı başına büyük bir sorundur.

Bu gün CHP Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu bile cemaat güdümü veya etkisinde ise, (umarım yanılıyorumdur)))(!) sağda veya solda önemli farklı renkli bir partiye gereksinim bulunmaktadır. Bu satırlarım dünkü yazdıklarımla çelişmez.

Çünkü daha birkaç ay önce, Numan Kurtulmuş'un partisinde kalmasını önermiştim. Ancak süreç ve gelinen durum bunun tersini göstermiştir. Yeni bir parti kurmaktansa 'Türk Siyasal Yelpazesi' içinde var olan partileri bir araya getirerek bunları ortak platform başkanı olarak güç birliğine gidilmelidir.

Türk Siyasal Hayatı ne yazık ki, çer-çöp partiler mezarlığı veya çöplüğüne dönüşmüş durumdadır. Gerçi bu durum, ulus olarak, lider bir toplum olduğumuzdan fazla lider çıkaran bir toplum olmanın bu anlamda üzücü bir sonucudur.

Aylar önce de belirttiğim gibi, Sayın Kurtulmuş'un yeni bir parti kurup yeni lider olarak yola çıkması büyük bir hata olacaktır.

Sürü halinde olmayan, cemaat kültüründen uzak, robot zihniyeti taşımayan, gerçek anlamda demokrasinin var olduğu, U masa toplantılarının üzerine kurgulanmayan, tam tersine O masa etrafında toplananların oluşturduğu, sadece adı AK olmayan tertemiz yeni bir oluşuma ihtiyaç bulunmaktadır. Bu sürecin insanlarımıza hayırlar getirmesini temenni ederiz.

Esenlik ve hayırlar dileğimizle.

Not:

Bu yazı, https://www.bilgiagi.nethttp://www.bilgievreni.com, http://www.gazetecanik.com, http://www.kamudanhaber.com, http://www.siyasalforum.nethttp://www.gercekgazete.web.tr, http://www.ahmetfidan.com ile, Gerçek Gazete, Balıkesir Demokrat, Gazete Canik vb. kağıt bası gazetelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

Etiketler : , , , , , , , , , , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

8 Kere Cevaplanmış to “(Aile) Saadet(i) Partisi ve Yeni Arayışlar”

  1. 1
    fazilet Says:

    ahmet bey,
    Saadet partisinin cokusu uzerine yaptiginiz elestirilere aynen katiliyorum.
    Sn.Erbakanin bundan sonra kendisine bile hayri yokken parti baskani olsa ne yapabilir:)))

    Bu Turkiye de kimler geldi gecti...iktidar olan bir partinin yonetimi birakma gibi bir niyeti yoktu.OLum bile akillarina gelmiyordu.Herseyin bir sonu oldugunu unutuyorsunuz.

    "Bu gün CHP Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu bile cemaat güdümü veya etkisinde ise, (umarım yanılıyorumdur)))(!) sağda veya solda önemli farklı renkli bir partiye gereksinim bulunmaktadır."
    Sizin elestirleriniz ve desteklediginiz fikirleri goz onunde alindigin da nicin farkli,renkli bir parti kurma cabasi icinde degilsiniz?

    Muhalefete gelince CHP bitmis bir parti gibi dusunup muhalefet icin yeni arayislar icindesiniz.CHP ve DSP bu genel secimlerde muhalafet degil, iktidar icin yolda..

    Ankara'dan slm ve sevgiler...

  2. 2
    İbrahimî Feyzullah YALÇIN Says:

    "Pek Tabii kişi yaşlanınca, uzuvlarının külliyetiyle yaşlanır. Beyin, kalb, yani ruh bütün müştemilatıyla yaşlanır. Ger, yaşlanan kişinin iddiaları, “ben hâlâ varım!”ları, “ben yaşlanmadım!”ları berdevam ediyorsa bu tarz sıkıntılar oluyor (Saadet Partisinde olanlar misillu). Halbuki belirli bir yaştan sonra, gidilecek olan yere (ahirete) hazırlık yapma vaktidir. Daha âfâkî ve kuşatıcı olmak lüzümu belirmeli bünyede. Daha sessizleşmeli, daha yapıcı olmalı, hele bahsettiğimiz bir müslüman ise, barışmalı,barıştırmalı, destek olmalı, moral vermeli, tecrübelerini paylaşmalı, partiler üstü olup bir kanaat önderi olmalı. Erbakan Hoca bunu yapamadı. Kendi ekolünden beslenmiş, Cumhurbaşkanlığına kadar yükselmiş olan Abdullah Gül’ün onun cezasını affettiği gün aslında Erbakan Hoca fiilen bitirmeliydi işi. Bir boyutu da psikolojiktir. Kişi yaşlanınca, bununla paralel yanlızlık iklimleri de baş gösterir. Hele bir de mebhas kişinin refikası da yoksa (mâlumunuz Erbakan Hoca’nın refikaları ahirete irtihal etti.) bu durum ciddi bunalımları da beraberinde getirip dengeyi tepetaklak edebiliyor
    hürmetler!" 2-3 hafta önce böyle bir yorum yapmışım, hükmü bakidir. Ayrıca, halkımız CHP'den çok çektiği için çektiriyor CHP'ye.. Ne öldürüyor ki iktidar olabilecek bir çekirdek çatlasın, ne de iktidar yapıyor ki muktedir olsun! Yakın veya uzak vadede durum budur!
    Ankara'ya sevgiler!

  3. 3
    Emre ÇAKIR Says:

    " Millet sanki düşünce özürlü. Sanki hiç insan kalmamış gibi, sırf Sayın Necmettin ERBAKAN’ın oğlu olduğu için partinin arka plandaki başkanlığını Mücahit Erbakan’a bırakılması son derece dramatik ve hatta trajikomik bir siyasal olgudur. "
    Yazara Not: Buradaki Mücahit Erbakan Fatih Erbakan olmayacak mıydı?

  4. 4
    ahmet fidan Says:

    Sevgili Emre,
    Mücahit Sözcüğünü özellikle yazdım.
    Hatırın için)) daha sonra gerçek adını da parantez içine ekledim.
    Zira Fatih Erbakan Saadetin başına cihad yapmak için geçmiştir. Böylesi yanlış taktiklerle nasıl cihat yapılacaksa artık.
    Sakın bu olayı (geri çekilme sürecini) kimse "Hudeybiye" ye benzetmesin.

  5. 5
    Edip YÜKSEL Says:

    Katılıyorum görüşlerine.

    Numan ile çocukluk arkadaşıyım. Aynı mahallede yaşadık, aynı okula talim ettik. Babası Dr. Niyazi aile doktorumuzdu. Alabildiğine dürüst ve mütevazi bir insandı. Haftada bir muayenehanisin birkaç adım ötesindeki küçük bir caminin bitişiğindeki odada seminerler düzenlerdi. Fatih İmam Hatip lisesinde hala öğrenciydim. İlk kez yaşlı başlı insanlara, üniversite eğitimi görmüşlere orada seminer verme şansına sahip oldum. Allah'ın varlığını doğadaki bilimsel gerçeklerle destekleyen bir konuşmaydı. Hala hatırlarım.

    Dr. Niyazi işte benim gibi 17-18 yaşında bir gence, arkadaşlarını ve dostlarını davet ettiği haftalık toplantılarda bir-iki saat süren seminerler verdirme cesaretini ve tevazusunu gösteriyordu. Dr. Niyazi ile mikrofonlara, koltuklara, U biçimli masaların köşelerine yapışanları karşılaştırınca gün ile gece gibi bir fark görüyorum.

    Numan işte böylesi bir babanın oğlu. Kendisini unutmuşken siyasi haberlerde karşıma çıktı. Demeçleri, fikirleri ve duruşuyla dürüst, demokrat ve düşünen bir kişi imajı verdi. Babasının çocuğuysa Türk siyaseti için çok değerli bir lider olacaktır. Umarım siyaset pisliği içinde bu erdemli karakterini kaybetmez.

    Saadet Partisinin polit bürosu işte böylesi dürüst ve özgür düşünebilen bir kişiliğe tahammül edemedi. Adamlar partinin başına Kapı Kulu istiyorlardı.

    Aşağıya alıntıladığım masa örneğini çok sevdim 🙂

    "U masa toplantılarının üzerine kurgulanmayan, tam tersine O masa etrafında toplananların oluşturduğu,"

  6. 6
    Edip YÜKSEL Says:

    İstanbul İmam Hatip Lisesi yerine Fatih... yazmışım yanlışlıkla. Özür beyan eder, düzeltirim.

  7. 7
    ahmet fidan Says:

    Eğitim hayatım boyunca, işletme, kamu yönetimi, siyaset bilimi, toplam kalite yönetimi, insan kaynakları yönetimi, yerel yönetim, yönetim ve organizasyon vb. aklıma adları gelmeyen benzeri derslerde hep bu tür bir yönetimi öğrencilerime salık verdim.

    Bu düşünce ve bakışım masanın ön tarafında da, arka tarafında da hiç değişmedi ve de değişmeyecek.

    Açılım ve katkınız için teşekkür ederim Edip Bey.

  8. 8
    sosyolog muharrem Says:

    sayın ahmet bey; dediğiniz gibi, bu ülkeye siyasi,sanayi, ekonomik(türkiye tarihinde ilk denk bütçe) vb. alanda hizmetleri olan ve bu hizmetleri başarı ile yapan bir insana fazlaca İNSAFSIZ davranmıyor musunuz?ben bu olayda numan bey veya hoca suçlu demiyorum. ve suçlu aramaniyetinde de değilim.hata olabilir AMA tektaraflı değil. objektif bakmak gerekirse iki tarafta da hata yapılmıştır.
    bir de bence meselesi-derdi dünyalık menfaatler değildir. yani partinin başına geçmemesi mi gerekiyor?
    dediğiniz bir cümle çok garip bir cümle 'Halbuki belirli bir yaştan sonra, gidilecek olan yere (ahirete) hazırlık yapma vaktidir' demişsiniz. demekki erbakan hocanın misyonunu tam olarak anlamamışsınız. çünkü ben hiçbir Ayet'te ALLAH'ın gençliğinizi orda burda eğlenerek geçirin sonra 'BELLİ BİR YAŞTAN SONRA AHİRETE HAZIRLIK YAPMA VAKTİDİR'elinizi herşeyden çekiniz dememiştir. son nefese kadar bu davayı (ALLAH'IN) dinini yaşamalıyız,yaşatmalıyız ve çalışmalıyız. saygılarımla...



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank