content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

29 Tem

30 Yıllık Liman Hikayesi

İzmir’i asırlık ticaret kenti yapan biricik limanımız var ve neler yaşamadık ki onunla... Arşivime bakıyorum; ilk yazım genişletme ve tevsii projesi ile ilgili, 1998 yılında. ‘Liman mutlaka gelişmeli’ diyerek destekliyorum.

Ardından yıllar geçmiş 2005’te liman özelleştirmesine çıkılmış. Dünya devleri Hong Konglu Hutchison Whampoa, İngiliz P&O ve Hollandalı Rotterdam Limanı İşletmesi girişimlerini hızlandırıyor. Hong Konglu Hutchison Whampoa olayı abartıyor ve bir grup gazeteciyi Hong Kong’da merkezine götürüyor.

Sanırım hala beni davet ettiklerine pişmandırlar. Etkileyici sistemleri olduğunu kabul etmekle birlikte abartılacak, yapılamayacak bir yön olmadığını yazmışım. Hatta “Özel işletim yazılımları satın almak mümkün. Türk işadamları da başarabilir. Ne at gördüm ne deve...” ye benzer ifadeler eklemişim. Açık ki; Türkler için limanlar ve boğazların önemi bir başka.

Ayrıca küresel krizlerde yabancıların tümüyle kar odaklı yaklaşımları da sürpriz değil. Velhasıl bu satışı diğer şimdi hatırlamakta zorlandığım etkiler nedeniyle de desteklemiyorum.

DEVLET DEVREDE

Yine zaman geçiyor 2010’a geliyoruz. Şikayetler tırmanmış. Bozulan vinçler eskiyen sistem ihracatçıları çileden çıkarıyor.

Dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın müjdeleri ilaç gibi. Devlet aşamalar halinde limana 400 milyon dolarlık yatırım kararı alıyor. Kenti ve konuyu tanıyan bir gazeteci olarak bu kararı destekliyorum. Ancak yapılacak yatırımları bekler ve özellikle kruvaziyer turist için iki parmak iskelenin gerekliliği artarken, İzmir büyük bir emrivaki ile karşılaşıyor. Projeye kaşla göz arasında 96 bin m2’lik devasa bir AVM iliştirilmiş. Hatta gökdelen otel de konulmuş ki, akıllarda yatırımcı ihya edilecek endişesi doğuyor. O günlerdeki yazılarıma bakıyorum bu kez, kamuoyunun büyük bölümü gibi ben de desteklemiyorum.

LİMAN ERİYOR

Tüm bu arayışlara rağmen, yıllık 1 milyon TEU elleçleme kapasiteli Alsancak Limanı gözümünüz önünde eriyerek 680 bin TEU’lara kadar düştü şimdilerde. Kruvaziyer turizmde de İzmir’in sinek avladığı zamanlardayız.

Ve nihayet Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) Alsancak Limanı’nın yeni imar planlarını hazırladı. ‘İzmir Yük Limanı’ imar planına herhangi bir itiraz yok ancak bu kez ‘Kruvaziyer’ kısmına Konak Belediyesi itiraz etti. Belediye öncelikle Sait Altınordu Meydanı’ndaki trafik sorununu gerekçe gösteriyor. İyi de İzmir’in, Ege hatta Anadolu’nun yükünü taşıyan bir limandan söz ediyoruz. Öte yanda kent turizmine bir parça soluk yaratan kruvaziyer turist ayağını kestiğinden bu yana esnaf darboğazda.

Kent yabancı turiste hasret kalmış, bürokrasi gıdım gıdım ilerlerken, yapılan itiraz hakikatten gerçekçi değil. Engelleri kaldırmak zaten belediyelerin görevi. Kamulaştırmanı yap, önlemini al arkadaş!

Evet, bu itirazı desteklemiyorum. Ancak Konak Belediyesi haklı gerekçeleri olduğuna inanıyorsa mutlaka detayları paylaşmalı ve bizler de yazmalıyız. Otuz yıldır bir destekleyip, bir desteklememekle geçiyor zaman ve elimizde hep kaybetmekten başka sonuç yok. Ben ve çoğu İzmirli şöyle düşünüyor; Bizler asıl, ‘ben yaptım oldu’ ya da ‘hemen itiraz’ kültüründen uzaklaşılmasını, kent kurumlarının birbirlerine güvenmelerini ve artık birlikte proje üretmelerini fena halde destekliyoruz.

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank