content Av. İbrahim GÜLLÜ, Tüketiciler Birliği Antalya Şube Başkanı
17 Kas

“Sanata ve Sanatçımıza Gereken Önem Verilmelidir”

Sanata ve sanatçıya hükümetçe gereken değerin verilmesi konusundaki anket sonuçlarını değerlendiren Sivil -Sivil Toplum ve Diyalog Merkezinin www.siviltoplummerkezi.com web sayfasında düzenlediği ankette Hükümetçe sanat ve sanatçıya gereken değer veriliyor mu? sorusuna cevap aranılmıştırAnkete katılan aktivistlerin yapmış olduğu değerlendirme sonuçlarına göre yüzdelik dağılımı şöyledir:

*Evet                                                                                                  (% 17)

*Hayır, oy toplamak için kullanıyorlar                                                (% 54)

*Sanatçılara sosyal güvence verilmesi için çaba sarf edilmiyor           (% 13)

*Kesinlikle hayır, yabancı sanatçılara daha çok destek veriyorlar        (% 15)

Türkiye de sanat ve sanatçıya gerekli önem verilmemektedir. Bu yeni bir durum da değildir. Sanatın ve sanatçının önemini ve verilmesi gereken değeri Atatürk’ün “Beyler! Hepiniz mebus olabilirsiniz. Bakan olabilirsiniz. Hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz.  Ama sanatçı olamazsınız. Lütfen sanatçılarımızı ayakta karşılayınız” ve “Sanatsız kalan bir ulusun hayat damarlarından biri kopmuş demektir” sözleri ne kadar güzel anlatmaktadır.

Bir ülkenin sanatı ve sanatçısı baş tacı edilmesi gereken en önemli değerlerdir. Maalesef bu değerlere yeterince sahip çıktığımız ve sorunları ile ilgilendiğimiz söylenemez. Özellikle müzisyenlerimizin en büyük sorunu turizm ve eğlence sektöründe yabancıların çalıştırılmasıdır. Zaten kısıtlı iş ve para imkanı olan sektörde kalitesiz ve niteliksiz yabancıların çalıştırılması ile hem sanatçılarımızın iş imkanları yok edilmekte hem de sanatımız katledilmektedir.

Türkiye’yi ve Türk Kültürünü dünyaya tanıtan sanatçılarımızın yerini yabancı sanatçı adı altındaki kişiler almıştır. Turistik tesislerimizde Türk geceleri adı altında düzenlenen etkinliklerde batı müziği ağırlıklı müzikler ile kültürümüzde olmayan bedevilerden dünyaya yayılan dansözler yer almaktadır.  Ne yazık ki artık Türk gecesi denilince akla bunlar getirilmektedir. Bazı animasyon firmalarınca ülkemize kaçak olarak Gürcistan, Azerbaycan ve diğer Türkî ülkelerden folklorcular getirilmekte, bunların programlarında sergiledikleri folklor gösterileri Türk folkloru olarak empoze edilmektedir.

Ekonomik krizin her meslek dalına darbe vurduğu gibi, müzisyenlerimizi de etkilediği gerçektir. Hal böyle iken, ülkemize özellikle doğu bloğu ülkelerinden gelen, bazı organize firmalarınca getirtilen kaçak müzisyenler, çok cüzi fiyatlarla turistik tesislerimizde istihdam ettirilmektedir. Bu duruma ise, müdahale etmesi gereken Kültür ve Turizm Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı gibi kurumların kayıtsız kaldıklarını üzülerek müşahede ediyoruz. Daha önce Türk müzisyenlerin bile, gece müzikli işyerlerinde çalışmaları Emniyet teşkilatından alınacak müsaadeye bağlı iken bugün bu yetkinin Emniyet teşkilatından alındığı ve çalışanların işverenlerce Belediyelere bildirim zorunluluğu olduğu belirtilmektedir. Emniyet teşkilatına sadece çalışanların kimlikleri ile ilgili bilgi verilmesi gerekmekte olup, bu konuda da işverenlerin gerçek dışı beyanlarda bulunduklarını düşünmemek elde değil.

Kendi müzisyenlerimiz işsiz, evine ekmek götüremezken yabancı uyrukluların ülkemizde kendi memleketlerinden çok daha rahat şartlarda çalışma imkânı bulmalarını kınamamak, bu duruma sessiz kalmak mümkün değildir. Turistik tesislerimizde, müzikli işyerlerimizde kaçak çalıştırılan yabancı ve Türk müzisyenlerin ise sosyal güvenceleri de yoktur. Aldıkları ücretten ne vergi ne sigorta primi kesilmediği gibi, yabancılar kazandıkları paraları kendi ülkelerine götürmektedirler ve kimse bunun hesabını sormamaktadır. Diğer bir deyimle ülkemizde kimliksiz müzisyenler cirit atmakta, sosyal güvencelerden ise tamamen yoksundurlar. Bu duruma kesin bir çözüm getirecek yasaların süratle çıkartılması ve sorumluluğun bu işi becerebilecek bir Bakanlığa tevdi edilmesi şarttır. İlk etapta akla gelen, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın müştereken bu konuyu takip etmeleri ve denetlemeleridir.

Çalışma izni olmadan bir Türk müzisyenin Avrupa ülkelerinde misafir olarak dahi olsa sahne alması mümkün değildir. Yaptırımlar o kadar kesindir ki, derhal o işyeri boşaltılır ve mühürlenir. Bizde ise çalışma izni olmadan yabancıların çalışmalarına hiçbir kuruluş engel olmak için denetlemelerde bulunmamaktadır.

Bugün için ortalama 2,5 milyon müzisyenin kayıt dışı faaliyet gösterdiği ve sosyal güvencelerden yoksun olduğu söylenebilir. Piyasada çok ucuza sözde müzik yapanlar olduğu ve müzisyen olarak çalışma belgesi ve izni bulunmayan kişiler sözde sanat icra ettiği sürece müziğimizin ilerlemesi, gerçek müzisyenlerin hak ettikleri sosyal refaha erişmeleri mümkün değildir.

Sanatçılarımız gerçek değerlerimizidir ve değerlerimize artık sahip çıkılmalıdır.

Etiketler : , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank