Biyoteknoloji Rusya’nın Aklı Yeni Başına Geldi!

2012 ilkbaharında Putin Rusya’nın biyoteknolojisinin geleceği ile ilgili bir programı onayladı. Böylece, dünya ekonomisinde oldukça önemli yeri olan biyoteknolojinin,

2012 ilkbaharında Putin Rusya’nın biyoteknolojisinin geleceği ile ilgili bir programı onayladı. Böylece, dünya ekonomisinde oldukça önemli yeri olan biyoteknolojinin,

Hem yıllardır GDO’lu ürün ithal ederek yabancı ülke çiftçilerini zengin edeceksin, hem de aynı fırsatı kendi üreticisinden esirgeyeceksin. Benzeri, kapitülasyon

2011 verilerine göre transgenik (GDO’lu) ürünler 160 milyon hektarlık alanla dünya ekim alanlarının %12’sini kaplıyor (http://blog.milliyet.com.tr/gidakrizivebilim). Hatta ticarete yansıyan tohum pazarının %36’sı biyotek tohum.

İlginçtir, biyoteknoloji tarımın yanında endüstri ve sağlık sektörlerinde de yoğun bir şekilde uygulanmasına rağmen, kamuoyunda pek öne çıkarılmazlar. Deli dana gibi çarpıcı bir sorunla aynı

Dünya tohum pazarı 50 milyar US$ civarında olup bunun 2011 yılında 37 milyar US$’ı ticari, geri kalan ise üreticinin kendi kullandığı tohumun değeridir. Bu pazarda bir ön

Balıkçılık sektöründe yabancı yatırımcı sayısındaki artış Yurtiçi ve yurtdışı gelirlerden sağladığı birikimi bir yatırıma dönüştürmek isteyenlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Yalnız bu potansiyel yatırımcılara değil, tüm kamuoyuna Türk tarımının cazip bir yatırım alanı olabileceğini hatırlatmakta yarar görülmüştür. Dünyada

Hükümetler Kyoto protokolü gereği 2020’ler için temiz enerjiyi devreye sokarak, salınımı azaltma veya sınırlama yük ümlülüklerini deklere etmişlerdir. Örneğin Avrupa Birliği %20 – %30, Avustralya %15 – %25’e, A

Küresel ısınma, erozyon, amaç dışı kullanımla tarım arazilerinin daraldığı bir gerçek. Genç nüfusun kırsalı terk etmesi nedeniyle Türkiye tarım arazilerinin %10’u ekilememektedir (https://nacikgoz.wordpress.com/). Diğer yönden artan nüfus, kişi başına artan kalori tüketimi nedeniyle,

Son yıllarda açlık, sel felaketleri ve kuraklık gibi kavramlar sık sık gündeme gelmektedir. Gerçekten de kuraklıkların oluşma sıklığının geçtiğimiz 30 yılda iki kat arttığı saptanmıştır. Zaten1850’den beri sıcaklığın 0.8 C° yükseldiği bilinmektedir. Bu nedenle dünya biy

Tarımımızdaki Sosyal Olumsuzluklar Nasıl Dengelenebilir! Ülkemizde son yıllarda kırsal kesimde yaşayan nüfusun 1995 de %43 iken 2009 da % 24′lere düşmesi, bu oranın daha da aşağı ineceğinin bir sinyalidir. Batı ülkeleri %5′lerdeki çiftçi nüfusu ile kendilerini beslerken ihracatı da gerçekleştirebilmektedirler. Ne var ki

Biyodizel kolza ve benzeri yağ bitkilerinden elde edilen yağın dizelle karışımına, biyobenzin ise şeker kamışı, mısır, buğday ve diğer tahıllardan elde edilen ETANOL’ün benzinle karışımına verilen addır.

Avrupa Komisyonu (EC), FAO, Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) ve Dünya Gıda Programı (WFP) kısa zaman önce, gıda güvenliği ve beslenme konusunda etkili,

Neden Genotip Geliştirme Önemli? Son yıllarda “gıda krizi” kavramı oldukça sık kullanılır oldu. Özellikle olumsuz değişen iklim ve ekolojik koşullar karşısında canlıların, özellikle gıda maddesi olarak kullanılmak üzere yetiştirilen bitki ve

Artan nüfus, olumsuz değişen iklim, sınırları zorlayan enerji ve gen kaynakları karşısında insanoğlu yarınından endişelenmeye başlamıştır.

Endüstriyel biyoteknolojiyi görmezden gelirken tarımsal biyoteknolojiye karşı çıkan onca paydaş savlarına rağmen transgenik çeşit ekim alanları hızlı bir yükselme göstermiştir.

Transgenik bitki ekim alanları kısa bir zamanda 148 milyon hektara ulaşırken, hayvancılık sektörü de gen aktarma teknolojisinden yararlanmak için vakit kaybetmemiştir.

Tarımımızın Yarını İçin Yeni İdari Sistem Gereksinimleri Türk TARIM sektörü çok geniş paydaş gurubuna sahiptir. Üreticisinden – işleyicisine; Tüccarından – ihracatçısına; Tohumcusunun – ilaççısına; Kredi kooperatiflerinden – üretici birliklerine;
2009 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi
Designed By Online Groups