Kesişme-Messece

Kesişme/Messece, ‘kadın zekasına’ ithaf edilmiş ve film tadında bir roman. Her şey bir sabah kendisini salonunun ortasında yarı çıplak bağlanmış halde bulan bir kadının

Kesişme/Messece, ‘kadın zekasına’ ithaf edilmiş ve film tadında bir roman. Her şey bir sabah kendisini salonunun ortasında yarı çıplak bağlanmış halde bulan bir kadının

Doğu’da Sokaklar Neden Mendille Doludur? Batı’da çocuklar ışıklarda cam silmek, sakız, çiçek, oyuncak ve balon gibi atraksiyonlu işportalar satmak, ayakkabı boyamak ve kucaklarında bir teraziyle sizi tartmakla para kazanmaya çalışırlar.

Günümüz basınından özel kurumlara ve devlet kademelerine kadar varlığını hissettiğimiz, okuduğumuz, izlediğimiz ve bildiğimiz cemaatler; okulları, dershaneleri, evleri, sohbetleri ve yayınlarıyla yeni bir cemiyet yarattı.

Tanrı’nın ‘Diktatörlüğü’ Şeytan’ın ‘Demokratik Hakları’ Cennette kendi halinde yaşayan Âdem’in bir meyveden men edilmesi, yaradılışın ilk yasağıdır. Yani varoluşun ilk yasağının müsebbibi Tanrı ve yasaklanan ilk fail insandır.

Şimdi yandaş/peşkeş/besleme güruh diyor ki; 10 senedir Türkiye büyüdü, gelişti, vatandaş sağlıktan eğitime her şeyden faydalanır oldu.

Afrika’nın ücra köşelerinde kalmış bir kabileden herhangi bir ilkel kabile üyesini ikna edip ülkemize getirsek ve O’na bu ülkenin %99 oranda Müslüman olduğunu söyleyerek İslamiyet’e davet etsek, ne cevap verirdi acaba?

( Herkesin durmadan şikayet ettiği ve sistem sorunu olarak addettiği ancak çözüm üretmeyerek susup kaldığı zamanlar vardır. Susuyorsunuz anladık da, hiç olmazsa okuyun. Düşünmeye ve yazmaya cesaretiniz yok anladık, bari okuyacak kadar cesur olun.)

Devletin keyfi tutumu sorunları çözmek için değil, getirim dağıtmak için daha da yerleşik hale gelmiştir. Devlet, belli kesimlere sağladığı vergi politikalarına ait avantajları kaynağa çevirerek zenginler türeten bir iktisadi örgüt halindedir.

İnsan, fikir ve maliyet üzerinde varlığı ortaya çıkan Siyaset’in, bir ülke yönetiminde kavuşması gereken tertibat…

“Mısır’ın çöllerinden yükselen zenginlik ve ahlak, Avrupa’yı cezbediyor” Ahram Gazetesi 21 Temmuz 1983 tarihli manşeti ( Hüsnü Mübarek 2 yıldır Devlet Başkanı)

Sevmediğim insanların sesleri kulaklarımda. Gözlerimi kapatsam da, tanımadığım tanıdıkların yüzlerini gözlerimde. Kokulara aşina değilim ama sanki çocukluğumdan kokular burnumda. Âşık olmadığım kadınların parmak uçları dudaklarımda, sevmediğim kadınların teri sinmiş üstüme.

O dönem sonu okuldan eve gelirken, elimde pek iyilerle dolu karneme bakıp, babamdan ne isteyeceğimi planlıyordum. Bisiklet isteyebilirdim. Çünkü artık büyümüştüm.

Ekşi Sözlük, İtü Sözlük, Uludağ Sözlük ve epey sıra dışı olan İnci Sözlük siteleriyle birlikte toplam yüz bin kadar ‘yazar’ın kelime, kavram, olay, kişi ve cisim tanımladığı sübjektif yapıdaki sözlüklerle sayesinde, herkes her şeyi dilediği gibi tanımlıyor.

Önce hangi cezaevinde mahkûmiyet çekileceği seçilir. Erdek, Karamürsel, Çorlu, Akyazı diye seçenekler değerlendirilirken, Pınarhisar Cezaevi’nde karar kılınır.

Kalemi dik tutmuşuz, yaprağı mecburen yatırmışız da, incitmemişiz, canını yakmamışız. Kılıcımız kınından dimdik bir yıldırım gibi çıkıvermiş, kana bulanmadan yerini bulmamış da, aman dendi mi; erimiş kalmış bileklerimiz, avuçlarımız arasında.

AKP’den sonra ne olacak? Hani seçenek üretemeyen muhalefet er geç iktidara geldiğinde ve AKP iktidarı sandığa gömüldüğünde, Türkiye nasıl bir tabloyla tanışacak?
2009 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi
Designed By Online Groups