content

14 Eki

Örtü Fetişizmi ve Âlâ Dergi

Hassas konular üzerine düşünceleri aktarmak risklidir. Büyük ihtimalle söylemek istedikleriniz birçok sebepden dolayı sizin belirtmek istediğiniz haliyle dimağda şekillenmeyecektir. Misal; sizin aktarışınızdan, kimliğinizden, karşındakinin zaten mevcut konu hakkındaki önyargısından, üzerine daha önce yapılmış yorumların kalıntılarından vs.

Yine de ifade etmek istiyorum.

Hangi çağda olursa olsun, kadının örtüsü üzerine yapılan mücadeleler bitmediği gibi, örtünün şekli üzerine yapılan yorumlar da kanaatimce örtüyü ve kadını korumaktan çok, örtülü kadını rencide eder duruma gelebiliyor.

Örtünmenin kıstasları için, ayette belirtilen sınırların kapatılmasını yeterli bulmayan mütedeyyin erkek yorumcuların bazıları “örtü dikkat çekici olmamalıdır” derler ki; bu kavramın içini dilediğiniz gibi doldurabilirsiniz. Aslında İslam alimlerinin genel kabulü; el,yüz ve ayak örtünmek zorunda değildir. Fakat ayak fetişizmi açısından bakarsanız, bu da tartışılabilir. Nitekim “burka” türü örtüler de kadını “tümden hiç görünmez” kılmakla daha iyi korumak anlayışından türemiş olmalı…Burkayı burada hatırlatmakta fayda var . Burka, her taraftan kapalı, giyenin önünü görmesi için yüz kısmı kafesli çarşaftır. Resimde gördüğünüz burka giyen kadına dikkat ederseniz ayakları açıkta kalmış, dolayısıyla ayakfetişizmi dürtüsüne sahip erkek için yeterince çıplaktır!

Tam da bu açıdan düşünürseniz, tüm bedenini ayet ölçülerine göre kapatmış kadının örtüsünün güzel olmasını dikkat çekici bulan anlayış da bir tür “örtüfetişizmi” üretmektedir. Böyle bir zihniyet de örtüyü cinsel bir kimliğe kavuşturur. Kadın için örtünmek, sosyal yaşamda ya da kamusal yaşamda yer alabilmek için cinsel kimliğini törpülemekten başka bir şey olamayacağı, kanaatimdeyim. Yani amaç; çirkin ya da ucube görünmek olmamalıdır. Zarif ve şık giyinmeyi büyük günahmış gibi yorumlayan mütedeyyin erkeklerin, zihinsel bir yenilenmeye ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. İnsan zaman zaman kendi düşüncelerine septik bir yaklaşım sergilemekle kazanç sağlayabilir. Düşünsenize insanoğlu değil midir ki, sırf böyle düşünmediği için asırlardır dünyanın kimi yerlerinde hala puta tapıcılığını devam ettirebiliyor.

Örtünün hangisinin dikkat çekici hangisinin itici olduğu üzerine de birçok fikir yürütülebilir.
Aslında bu zamana kadar örtülü kadına sunulan basmalı , bol çiçekli ve karışık desenli örtülerin dışında giyim kuşam vardı da onlar mı giymedi? Şimdikiler kapitalist piyasadan dolayı mı böyle giyiniyor,yoksa eskisi gibi giyimini kendi üretmediği için mi ? Aslına bakarsanız, mütedeyyin kadına zevki hiç sorulmadı! Bir dönem ne üretildi ise onu kullanmak zorunda idi. Daha da derinleştirebiliriz. Kültürel bir zevk nasıl gelişir? Mesela Anadolu kadınının oyalar ve danteller ya da işlemelerle süslediği elbiseleri de dikkat çekici sayılır mıydı? Şimdiki eleştiriler bu elbiseleri de aynı kefeye koyar mıydı? Bellerinde sımsıkı gümüş kemerler ya da onlar da olmasa saten bağlar vardı. Bunları da vücut hatlarını ortaya çıkaran kadınlar olarak mı mimlerlerdi? Başlarındaki feslere diktikleri çiçekler , yazmalarına işledikleri simler dikkat çekiciliği daha da artıran objeler olarak büyük günahlardan sayılır mıydı? Bu feslerle yapılan baş bağlamalar deve hörgücü diye tabir edilen ve sahih olduğu söylenen hadisde ifade olunan görüntüye benzetilir miydi ki? Yani cehennemlik mi kabul edilirlerdi? Şu resimlere bir bakınız.

Hülasa; muhakkak ki, örtünmenin ilk aşamasındaki bir genç kız yahut hangi aşamasında olursa olsun takva derecesi aynı olmayan kadınların hataları olabilir. Yine de örtünme çabalarının eleştirilecekse dahi bunun bir özel hayat titizliğinde ve gizliden yapılmasının gerçek bir iyi niyet olacağını, aksi takdirde ötelemek ve itelemekten başka bir faydasının olmadığını biliyorum.

Tüm bunları muhafazakârların ilk moda dergisi olarak adlandırılan Âlâ dergi üzerine yapılan yorumlardan sonra ifade etmek ihtiyacı duydum. Dergiyi inceledim, sadece moda içermiyor, çocuk bakımı, sağlık, diyet ve benzeri konular da var, fakat ilk izlenim olarak moda ağırlıklı olduğu için bu şekilde tanımlanması da doğaldır. Tekrar ve ısrarla altını çiziyorum ki, doğru noktalardan eleştiriler elbette ki olmalıdır. Hatta benim de var, ama bu yazıda belirtmeyeceğim. Lakin amaç yok etmekmiş gibi görünen, sözlü şiddetin fevkinde bir hızla gönderilen eleştiri oklarının neyi öldüreceği belli olmayabilir. Hedef şaşabilir. Özellikle tesettür niyetindeki genç kızlar için son derecede utanç verici bir hal aldı, eleştiriler… Diyorlar ki, “örtüsüz daha az eleştiriliyor ve kabulleniliyoruz”

Yazdıklarım hiç niyetimde olmasa da kimileri için rahatsız edici olabilir. Sadece pencerenin diğer cephesinden görünen kısmı anlatmak istediğimi belirtiyorum. Benimle aynı düşünmeyen dostlarımı küstürmek istemem. Yazımın amacı her halükarda muhafazakâr camianın birbirini ötelemesine neden olan yorum farklılıklarının düşündürdüklerini naklederek, birbirimizle kurmamız gereken empatiyi yok etmemektir.

Ne var ki o dost kalemlerden biri hep şöyle der; “Rabbim sen benden razı ol, isterse bütün dünya küssün.” Yani “Hakkın Hatırı Âlîdir. Hiçbir Hatıra Feda Edilmez.”

Etiketler : , , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

4 Kere Cevaplanmış to “Örtü Fetişizmi ve Âlâ Dergi”

  1. 1
    meltem Says:

    size uzun bir cevap hazırlıyordum, ancak aşağıdaki adreste yer alan yazıdakilerin demek istediklerimi içerdiğini düşündüm.

    http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1190556&title=tesettur-modaya-kurban-mi

  2. 2
    tuğbanur beyazıt Says:

    Ayşe Hanım Merhabalar
    Yıllardır tartışıldı bu mevzu...Haber programlarında hakim yaka gömlekli sakallı adamlar bağıra çağıra anlattılar her şeyi en ince detayına kadar...Anlatanların çoğuda erkeklerdi!Yani örtüyü biz hep erkek alim!lerden dinledik çoğunlukla..Onlar dedıkı açmasınlar başlarını okumasınlar,ötekiler de açmıyosalar başlarını okumasınlar ...Sonuçta bizden! olan ve olmayanlarında birleştiği ortak nokta okumamız cahil kalmamız yolundaydı...
    Aradan yıllar geçtı gündemler değişti..Şimdide örtünün şekli rahatsız etti birilerini...İfrat la tefrit arasında gidip geldi herkes...Orta yolu bulalım dıyenlerde döneklikle suçlandı..Burka giymek şart değil diyenlere cevap diz altı eteklerın altına gıyilen ten rengi çoraplar,boyun kulak açıkta bırakılan örtülen şallarla geldi..
    Günümüzde artık her yerde her fıyata kıyafet mevcut..Hani emparyalizmin dayattığı kıyafetler falan filan geçelım artık bunları..Mağazaya gidiyorsunuz pardüse,trançkot-cap ve ceket yanyana..kimse bunu giy dıye boğazımızı sıkmıyor.Ama hangisini seçersem seçeyim birilerinin canını ben sıkıyorum bunuda artık kabul etmek gerekiyor..

  3. 3
    Allah CC bir kulu Says:

    SA Ayse hanim,

    aslinda yazinizi diger yazilarda yaptigim gibi hüzünlü bir tebessümle okuyup gecmekti fakat dayanamadim...

    Tesettür ayetleri dört merhalede inmistir...Birincisi: Ahzab Suresi 33
    Ikincisi: Nur Suresi 31
    Ucuncusu: Ahzab Sursi 59
    Dördüncüsü: Ahzab 53

    Ne hikmetse Nur suresinden baska ayet yokmus gibi davranmayi kendimize siar edinmissiz.

    Arastirmayi size birakiyorum !

    Dördüncü merhalede bulunan ayete ise bazi garib ulemalr sadece ezvac-i tahirat icin gerekli demisler...Lakin her akli basinda olan insan anlarki Kuran-i Kerim ilk önce Allah CC Kulu ve elcisi daha sonrada Allah CC en yakin kul olma gayreti icerisinde olanlara hitab eder....Siz yazinizin basinda nede güzel ifade etmissiniz
    ( ettirilmissiniz ) herkesin dimagi nasil algilar...

    Mevlam hakikatleri elcisi asm vasitasiyla gönderdigi gibi idrak, yasamak ve ilelebet muhafaza etmeyi nasib eylesin...amin.
    Yoksa bizlerin anladigi , yada anlamak istedigi gibi degil.

    Not: Hani ben bir erkek olsam size abayi yakardim...ögrendigim ilme görede insanoglunun yüzü en mahrem yerlerinden haber vermektedir (Marifetname Erzurumlu Ibrahim Hakki Hz.)Allah CC kadina cilbap, carsaf, burka vs...emrettiyse mutlaka bir bildigi vardir..

    Isterdim daha acik ve net yazmak fakat yoruldum ve su hadis-i serif aklima gelir ve birakirim..

    "Ahir zamanda camiler cok olacak ve tiklim tiklim dolacaklar, lakin icerisinde haza bir mü`min bulunmayacak "

    Ben bu hadisin neresindeyim....

    Allah CC emanet olun

  4. 4
    kerim koşar Says:

    slm ben bu ala denen dergiyi bir erkek olarak biras inceledim bunun hiç kapanmayla bir alakasının olmadığının kanatine vardım...bu zamanda ahir zamANDAA insanlar çok cahilleşti ve bunun farkında bile değiller..kapanmayı bazı bayanlar özellikleede alA DERGİSİNİN yolundan gitmeye çalışıp aaa çok güzel ben bunları giyersem daha güzel görünürüm mantığına uydurdular kapanmak ayet değilde modaymış izlenimi oluşuyor..kapanmanın amacı bence karşı cinsi tahrik etmemektir bir erkek olarak o güya kapalı dediğiniz kadınlara baktım şahsen ben tahrik oldum...bu zaMANDA tesettür zıvanadan çıkmıştır bunuda sağolsun çok güzel fitilledi ala dergisi..bir kadın eğer güzel göstercekse kendini kendi eşine göstersin güzelliklerini başka insanlara değil...özetle demek istedğim MODA İÇİN GÜZELLİKLERİNİZİ TESETTÜR BAŞLIĞI ALTINDA İNSANLARA SERGİLEMEK İÇİN DEĞİL ALLAHIN EMRİ OLDUĞU İÇİN ONUN RIZASINI KAZANMAK İÇİN ÖRTÜNÜN..

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.


Toplam 1 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1


2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank