content

01 Eki

Mamografi Tartışmaları Halkın Gözü Önünde Olmalıdır

Çok değerli meslekdaşım Dr. Fatih Aydoğan,

Yazılarımı sadece meslekdaşlarım için değil herkesin okuması ve bilgilenmesi için kaleme alıyorum.

Bu yazılar hakkında herkes görüş bildirebilir, yorum yapabilir ve tenkit de edebilir.

Sizin yazınızdan da istifade ettiğim gibi bu tür geri dönüşler benim için de okuyucularım için de çok faydalı oluyor.

Çok değerli ikinci mektubunuza cevap olarak görüşlerimi madde madde aktarmak istiyorum.

BİR: Yazılarıma gelen tüm yorumları sizin vermiş olduğunuz örneklerde de olduğu gibi her zaman ‘noktasına dokunmadan’ yayınlıyorum.

Sizi bilemem ama -örneklerden yola çıkarak kastettiğiniz üzere- halkımızın mamografinin bir takım zararları olabileceğinin farkına varmış olmasından ben çok memnun oldum.

Mamografileri kadınlara ‘fotoğraf çektirmek gibi’ hiçbir zararı olmayan ve üstelik de ‘mükemmel’ bir teşhis ve tarama yöntemi olarak sunmanın doğru olmadığı ve bilimselliğe yakışmadığı kanaatindeyim.

Tekrar hatırlatıyorum; sizin her nedense ‘çarpıcı’ olmasını sık sık dile getirdiğiniz başlıklarım ve ifadelerim, bilimsel kaynaklardan veya gelişmiş ülkelerin medyasından alınmış veya onlardan ilham alınmıştır.

Mesela, mamografilerin “faydadan çok zarar verdikleri” bana ait bir ifade olmayıp The Guardian gazetesinde bir haberinin başlığıdır: Breast cancer screening does more harm than good, study claims (1).

Gazete de bu başlığı kendi uydurmamış, BMJ’ de yayınlanan “Possible net harms of breast cancer screening” (Meme kanseri taramasının muhtemel net zararları) başlıklı bilimsel makaleden esinlenerek kullanmıştır (2).  

Kadınların ne için mamografi çektirdiklerini, bunun fayda ve zararlarının neler olduğunu tam olarak bilmeleri en tabii haklarıdır ve bunun aksi zaten kanunen de suçtur.

İKİ: Sizin de “Bu tedavi seçenekleri için hastalara ameliyat öncesi bilgi verilmesi ve karşılıklı konuşarak hastanın da fikirlerinin alınması gerekiyor” dediğiniz üzere, tedavi için olduğu gibi tarama için tavsiye ettiğimiz yöntemin fayda ve risklerinin de muhataplara tam ve doğru olarak bildirilmesi gerekir.

Anlamıyorlar diye onları bilimsel gerçeklerden mahrum bırakmamız doğru olmaz.

Üstelik ‘Anlamıyorlar’ demek yanlıştır.

Doğrusu ‘Biz anlatamıyoruz’ olmalıdır; çünkü herkese anlayabileceği şekilde anlatmak bizim sorumluluğumuzdadır.

Prof. Dr. Ayşegül Özdemir de diyor ki (3):

“Niteliksizliği kaçınılmaz olan bu değerlendirmeler, kadınlara hiç mamografi yaptırmamaktan daha çok zarar verebiliyor!

..

Türkiye’de her gün binlerce kadına gereksiz yere meme biyopsisi yapılıyor!

Binlerce kadın ise kalitesiz olduğunu bilmedikleri taramalarını gereğinden bile sık yaptırmanın huzuruyla, memelerinde kanserle yatıp kalkıyor!

ÜÇ: Kaçmak yok: “Aşırı teşhis nedeniyle gereksiz tedaviler” ve “BRCA ve MR” konusunda açıklamalarınızı mutlaka bekliyorum.

Sizi iki sayfa yazmak zahmetine koyduğum için kusuruma bakmayın; yazınız benim ve okuyucularım için mutlaka çok bilgilendirici ve aydınlatıcı olacaktır.

Öğretim üyesi sadece öğrenci veya asistanların değil toplumun da öğretim üyesidir.

İki sayfalık yazı için sarf edeceğiniz emeğin hakkımız olduğunu düşünüyorum.

DÖRT: Elbette beraber kahve de içeriz ve hatta kahvenin meme kanseri riski üzerine etkilerinden de konuşuruz ama bu önemli bilgilerin ikimizin arasında kalması sizce doğru olur mu?

BEŞ: Yazımın sonundaki soruları elbette size de mevzuuyla alâkalı olan, kendini ‘mesul hisseden’ herkese de soruyorum.

Bunları size hem kendimin ve hem de toplumun bilgilenmesi adına yöneltiyorum ve bir “tıp fakültesinin genel cerrahi bölümünün meme hastalıkları servisinde vazifeli bir öğretim üyesi” olarak da en iyi sizin cevaplayabileceğinizi düşünüyorum.

Benim hangi nedenle sorduğum önemli değil, istediğiniz şekilde cevaplayabilirsiniz ama şu kadarını söyleyeyim ki ben “bilim adamı olmadığımı” daha önce defalarca dile getirdim (4).

Lütfen şu mânâsız ‘uzun cevaplar gerekir bahanesinin’ arkasına sığınmayın, kahve içmeye ayıracağınız zamanda bunları cevaplayın da herkes faydalansın.

Kahvenizi yazarken için.

ALTI: “Medyanın daha çok okunmak için kullanmayı tercih ettiği çarpıcı başlıkları kullanmadan önce getireceği fayda ve zararları düşünmeliyiz” sözünüz benim için önceki yazımda da belirttiğim gibi ‘modern tıp kusurlarının bilinmesinden hoşlanmaz’ kapsamına girer.

Bu ifadeniz de bunları “kahve içerken konuşalım”, “tıbbi uygulamalarla ilgili bir konuyu tartışacaksak halka açık değil hekimlerin olduğu bir platformda yapmalıyız” sözleriniz de “halka gerçekleri söylemeyelim” demekten başka bir şey değildir; minder dışına kaçmaktır.

YEDİ: “Diğer yaş grubu için birey ve toplum özellikleri göz önüne alınarak bilgilendirme yapılarak kişiye özel karar verilmelidir” sözleriniz doğru ama eksik.

Bilgilendirme ve kişiye özel karar verme belli bir grubu değil herkesi kapsamalıdır.

SEKİZ: “Ülkemize ait tarama kararlarının daha sağlıklı alınabilmesi için çalışmalar gerekmektedir” sözünüze aynen katılıyorum ama bir şartım var:

Önce, bilimsel araştırmanın ne olduğunu ve nasıl yapılacağını öğrenmemiz gerekiyor!

Prof. Dr. Ayşegül Özdemir’ in kendisini ilgilendiren sorularıma verdiği cevap mektubundaki şu cümlesini dikkatinize sunuyorum (3):

“Ne yazık ki araştırmalarımız dosya doldurmaktan başka işe yaramıyor, bildiğini anlatmaya çalışanlar görmezden ve duymazdan geliniyor, ısrarla çabalamaya devam edenler ise hele bir de ‘haddini aşarak’ halkı uyarmaya çalışırlarsa budanıp yakılıyor.”

DOKUZ: Siz nasıl istediğiniz sitenin üyelerine ulaşmak için yazma hürriyetine sahipseniz ben de yazılarım hakkında görüş bildirenlere kendi sitemde cevap verme hakkına sahibim.

Yazınızı bana ve hekim forumu üyelerine yazmış olduğunuz da ilk cümlenizden net olarak anlaşılıyor.

ON: Ben toplum sağlığını birebir alâkadar eden mevzuların kapalı kapılar arkasında veya baş başa kahve içilirken tartışılması yerine –herkesin faydalanması için- bu şekilde yani herkesin gözü önünde yapılmasını benimsiyorum.

Dedikodu yapmıyoruz ki; bilimsel gerçekleri tartışıyoruz.

Kirli işler kapalı kapılar arkasında yapılır.

Gelelim neticeye

BİR: Sizin her iki yazınızdan da çok şeyler öğrendim; ‘birçok bakımdan’ çok faydalandım.

“Bunları açıklamak için ise 2 sayfa yazı yazmam gerekli olacak”.

İKİ: Sizin de hem benim hem de sitemde mamografi ile alâkalı diğer yazılardan ve kaynaklardan mutlaka çok faydalanacağınıza, hatta bazı görüşlerinizin temelden değişeceğine inanıyorum.

ÜÇ: Her gün okuduğunuz, emek harcadığınız mevzularda birkaç sayfa yazı yazmanın sizin için ‘çok kolay’ olması lâzım.

Kahveler benden; yeter ki tartışalım, yeter ki sorularımı cevaplayın.

KAYNAKLAR

  1. http://www.guardian.co.uk/society/2011/dec/09/breast-cancer-screening-harm
  2. http://www.bmj.com/content/343/bmj.d7627
  3. http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2012/09/28/etibba-diyor-ki/turkiye-de-mamografi-taramalari-rezaleti/
  4. http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2011/08/17/yazilar/elestirel-yazilar/tip-egitimi/profesorler-bilim-adami-degildir/

Etiketler : ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank