content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

24 Şub

Ben ve Öğretmenlik

Hemen başlığa bakıp öğretmen olduğumu sanmayın dostlar. Sadece iki küçük dostuma derslerinde yardım ediyorum. Biri ilköğretim 1. sınıfta diğeri 3. sınıfta. Büyük olandan pek şikayetim yok ama küçük olan beni zorluyor. Özelliklede sabahın ilk anlarında güne onunla başlamak çok kötü oluyor. Güne gergin başlamama sebep oluyor.

Zorlanmamızın ilk nedeni; yazının el yazısı olması. Bizim zamanımızda da el yazısı vardı ama, amaç yazımızı güzelleştirmek içindi. Diğeri ise; henüz oyun çağını allatamamış olması ve dikkat dağınıklığı. Bunların üçü bir arada olunca değmeyin keyfimize.
A' lar E'lerle karışıyor, I'lar T'lerle, N'ler R'lerle. Düz yazı olsa bu kadar zoranacağını sanmıyorum. Hadi bunu atlattık diyelim bu sefer Ela, Lale ile Nur, Onur ile, Armut, Mutlu ile karışıyor. Anlayacağınız her şeyi çorba yapıyoruz. İşin en can alıcı yanı ise, iki dakika önce okunan yazının hemen unutulması ve yeniden tekrarlanmaya başlanması.

Küçük dostuma, çok üzülüyorum. Çünkü öğretmeni çok fazla ödev veriyor, kendiside haliyle bu durumdan çok şikayetçi. Biraz yazı yazınca hemen minik elleri ağrıyor. Sıkılıyor, ayakları ile oynamaya başlıyor, kaşınıyor, esniyor, her şeye bir bahane buluyor. ' bu kelime ne kadar anlamsız, bunu neden öğreniyorum, bıktım Talat'lardan, aaa limon muş. Limon böyle mi yazılıyor, annene bu yanlış keşke anneme olsaydı' gibi itirazları olmazsa olmazı. En büyük kurtarıcısı tuvalet. Her fırsatta soluğu orada alıyor.

İşim çok zor. Hiç bir şeyi bilmeyen birine, bir şeyler öğretmek, üstelik korkutmadan, sıkmadan, eğlenceli şekilde ders çalıştırmak çok ama çok zor. Bir de tatlı dili var ki dostlar anlatamam.' Aşkım aşkım tamam yazıyorum' sinirlendiğimi anladığı anda: ' seni çok seviyorum', okumakta zorlandığı anda; gözleri dolu dolu: 'ama çok zor' demesi. Can evimden vuruyor. O böyle yaptıkça' Ben nasıl bir öğreticiyim 'diye kızıyorum kendime.

Ne kadar kızsam da, üzülsem de bir yandan ona kıyamıyorum. Çevremde bir çok tanıdığım da benimle aynı şikayette. Çoğu çocuğuna bir şey yapmamak için; kendi bacaklarını, dişlerini, ellerini sıkmaktan ne hale geldiklerini anlatıyorlar. Üstelik dayanamayıp dövenlerde varmış. Ben bir şey yapmıyorum ama sinirlendiğimi hemen anlıyor.

Asıl hatayı nerede yapıyoruz bilmiyorum dostlar. Umarım elime yüzüme bulaştırmadan okumayı öğrenmesinde faydam olur. Öğretmen olmak ne zormuş. Tüm öğretmenlerimizin ellerinden öpüyorum.

Etiketler :

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank