content

13 Ağu

Ali Serdar’ın Burdur Duyguları

Ali Serdar, Burdurlu hemşehrilerimden. Sayıştay 1. Daire Başkanı. Bürokrasideki başarıları kadar, yazdıklarıyla, yayınladıklarıyla da dikkat çeken bir hemşehrim.Burdur merkezde ofset tekniğiyle günlük yayınlanan ‘Çağdaş Burdur’ Gazetesinde haftalık yazılarıyla dikkat çekmeye başlayan Ali Serdar, genellikle Burdur’un sorunlarıyla ilgili tespitlerini, duygularını ortaya koyuyor, hemşehrileriyle, okurlarıyla paylaşıyor.

Ali Serdar’ın, Burdur sevdasının doruklarda oluşunu, yazı ve şiirleriyle, Burdur özellikle doğum yeri olan Karamanlı ilçesine karşı ayrı bir bağlılık, hasret ve özlem duyguları içinde olduğunu da yıllardır, biliyor ve görüyorum.

Çağdaş Burdur Gazetesinin 2 bin 575. sayısındaki ‘Merhaba’ adlı köşesinde, analarımıza merhaba diyordu bu kez. “Güneşin kavurduğu bir gün ninem eşeğin semerinde ben

arkasında tarlaya gidiyorduk. Bostanından gelen bir teyze nineme küçük bir hiyar verdi. Sıcaktan yanmıştık. Ninem önce hıyarı soydu, bana verdi. Ben bir solukta bunu yedim. Sonra ninem, bana kabuklarını da vereyim mi? Diye sordu. Soyduğu kabukları atmamış, kendi yemeyi düşünmüş. Bana sormadan da yememiş” diye devam ediyor Ali Serdar anlatımı.

Ali Serdar hemşehrimin bu yazısının sonunda da “Anam” adlı beş ayrı bölümden meydana gelen bir şiir vardı. Bu şiirin iki bölümü şöyleydi:

Binbir güçlükle dünyaya getirdin,

Beşiklere beledin, ak sütünle besledin,

Yemedin yedirdin, giymedin giydirdin,

Yoklukla, güçlükle yetiştirdin,

Ben senin hakkını ödeyemem anam.

Küllü sularla yıkadın çamaşırlarımı,

Yıkayıp okşadın başımı, saçlarımı,

Hep sevdin, çatmadın kaşlarını,

Ben sana kıyamam anam.

Etiketler : ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank