content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

03 Oca

Akkuşlu Öğrenciler

Akkuşlu Öğrenciler Saygı Açısından On Adım Öndeler 

Meslekte tecrübe denilen şeyin sadece uzun süre görev yapmaktan ibaret olduğunu düşünmüyorum.

Her ne kadar hizmet yılı fazla olan kişiler çok şeylerle karşılaşsa bile, çalıştığı yer değişmediği süre o coğrafyanın özelliklerinden farklı bir şeyi görerek ve yaşayarak öğrenemezler.

Ülkemizde mecburi hizmet denilen çalışma süresi dolduğunda bazı devlet memurları görevlerini aynı il, ilçe veya köyde tamamlarlar. Yaşadığı yerin kültürü dışındaki bilgiler; duyma, okuma, kitaplardan araştırmayla olur ki bunlar amiyane tabiriyle kitabi olmaktan öteye geçemez.

Köy romanından köy öğrenilmez. Filmlerden şehir, belgesellerden ülkeler tanınmaz. Bu yemeğin tadını bir yerden okumaya benzer ki yazarın kalemine ve sizin hayalinize göre bir yargıya varabilirsiniz.

Uzatmayalım…

Otuz yıllık meslek hayatımda kadrolu ve geçici olarak on altı okulda ve yedi değişik bölge/belde de görev yaptım. Bunlar arasında köy, ilçe, il ve belde bulunmaktadır. Her birinin sosyal ve kültürel yapısı farklı yerlerdir. Sadece otuz yılın verdiği tecrübe değil yedi ayrı muhitin yapısı hakkında da bilgi edinmiş oldum.

İnsan ister istemez bir kıyasın içinde buluyor kendisini. Kırka yakın idareci, 22 müdür, yedi yüzden fazla öğretmen. Binlerce öğrenci ve veli…
Bunların arasına vatandaşları da ilave ettik mi muhataplarımız ciddi sayılara ulaşmaktadır.

Çok şeyde olduğu gibi bizler de nerde o eski öğrenciler deriz çok zaman. Her zaman her dönemde başarılı başarısız, saygılı saygısız öğrencilerimiz olmuştur. Lakin gün geçtikçe sayı veya oran olumsuz olarak değişmektedir. Bu olumsuzluklara veli de katkıda bulunmayınca özellikle okullar içinden çıkılmaz hal almaktadır.

Uzun sözün kısası farklı bölgelerde görev yapmış biri olarak iç kesimlerin sahile oranla daha disiplinli, daha dikkatli, daha hedeflerine ulaşma gayreti, daha saygılı ve daha az imkânlara sahip olduğunu gözlemlemiş bulunmaktayım.

Belki iç kesimlerde öğretmenlik yapan genç kardeşlerimiz mahrumiyet bölgesi olarak adlandırılan yerlerde zor şartlar altında çalışıyor olabilirler. Ancak oralarda kaldıkları zaman içinde doya doya mesleklerini icra etmelerini tavsiye ediyorum. Çünkü o ‘mahrumiyet’ dedikleri yerden ayrıldıklarında artık öğrenciyle değil de veliyle uğraşacaklar.

Son olarak Akkuş hakkında birkaç laf edecek olursak; oradaki öğretmen kardeşlerimiz ellerindekilerin kıymetlerini iyi bilsinler. Belki yeterli çalışmıyor, yeterli beslenemiyor, yeterli araştıramıyor olabilirler. İstisnaları saymazsak yeterinden fazla insani vasıflara sahipler. Özellikle saygı açısından sözde kültürlü yerdeki öğrencilerin bir değil on adım önündeler.

Sizlere sadece en azından bu tarafının hatırına gayret etmeniz gerektiğini söyleyeceğim. Orada ayrıldıktan sonra hiçbir şeyi aramazsanız da öğrencileri arayacağınız kesin. Biliyorum şartlar zor değil. Çok zor. Onu zorlaştıran şey oralarda çok fazla ve sizin de yapabileceğiniz bir şey yok.

Bu gün sahilin dışında işi zorlaştıran asıl şeyin iklim şartları, sosyal şartlar, ekonomik şartlar olduğuna inanmıyorum. Oradaki işleri zorlaştıran bence “mevzuat efendi”dir. Artık onunla yaşamayı öğreneceksiniz. Sonrası kolay.

Ben başta Akkuş olmak üzere sahilden uzak yerlerde görev yapan bütün meslektaşlarımı selamlıyorum. İnsanla uğraşmak her yerde zordur.

Zeki ORDU

Etiketler : , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank